Empati Üzerine

A+ A-

             Çağın en çok kullanılan ve anlamı üzerinde çok fazla karmaşası olan kavramlardan birisidir empati. Her bireyin kendince farklı anlamlara çekerek kullandığı empati sözcüğünün yerini doğru belirlemek gereklidir. Öyle ki bu kargaşa yeri geldiğinde tehlikeli bir silah haline bile dönüşür. Söylenirken yüklenilen anlam ve bilinç içerisinde oluşan anlam ile toplum içerisinde beklenen davranış arasındaki farklılığın giderilmesi gereklidir.

           Dil içerisinde empati sözcüğü birden fazla şekilde karşımıza çıkar. Birey karşılaştığı bir durumda “empati kurmalısın” sözünü kullanır. Burada söylenmek istenilen, olay ya da durum içinde bulunan ana kişinin yerine kendisinin olduğunu varsayarak düşünmesini istemesidir. Bu söylemde empati sözcüğü, bir düşünme yöntemi olarak karşımıza çıkar. Farklı bir şekli ise birey karşısındaki kişiye, onun hakkında eleştiri yaparken “empati eksikliği” sözünü kullanır. Empati kavramı bu kez bir kişilik, karakter özelliği olarak karşımıza çıkar.

            Empati kavramının ne olduğunu sorgularken birbirinden farlı bu anlamlar arasındaki ortak olan paydayı belirlememiz gereklidir. Her iki durumda da söylenmek istenilen, kendini karşındaki insanın yerine koy düşüncesi, duygudaşlık gibi görünse de bu durum bizi empatinin asıl anlamından uzaklaştırır. Ortada olan olay ya da duygu durumun da karşımızdakini üzmek, kendimize de böyle üzücü bir durumun yaşandığını düşünmek, empatiyi sadece acıdan kaçmak ve karşı tarafa acı vermemek olarak görülür. Yalan söyleyen bir kişinin, yalan söylediğini ortaya çıkararak, ona bu davranışın kötü olduğunu söylemek, yalan söyleyen kişiyi üzecektir. Empati kavramı üzerinden düşünürsek de kimse bir başkası tarafından üzülmek istemeyecektir. Bu durumda empati, kendimizi karşımızdakinin yerine koymak değildir. Ortada olan bir durum ya da olay karşısında kendimizi kişinin yerine koyarak düşünmeye çalışmak bizi olayın ya da durumun her zaman her şekilde acı, üzüntü ve kötü olduğunu gösterir. Yapılan ya da hissedilen durumların her zaman iyi veya her zaman kötü olduğunu empati aracılığı ile söylemek hata olur.

            Empati kavramının dil üzerinde ne olmadığını söyledikten sonra empatinin ne olduğu alanını daraltmış olduk. Bu sınırlı kısımlar arasında kalan empati kavramında asıl söylenmek istenilene bakmamız gerekir. Empati kavramını kullandığımız olay ya da durumların mutlak iyi ya da mutlak kötü olmadığını gösterdik. Bu kesin olmayan durumlar için sosyal hayatta en doğru, en orta dediğimiz davranışlar kabulü vardır. Bu kabullerin herkes için iyi ya da kötü sonuç getirmesi gözetmeksizin, olması gereken orta olarak herkes tarafından kabul edilendir. Empati kurmak karşındakinin acısını, üzüntüsünü yaşamış olmayı bilinçte tasarlayıp düşünmek değil, o olayın olması gereken orta davranış biçimini düşünerek, iyi kötü sonucuna bakmadan, yaşanılan olay ile arasındaki farka bakmaktır. Yalan örneğini tekrar ele alırsak, herkes yalan söylediği ortaya çıktığında acıdan kaçmak ister. Yalancı ile empati yaptığımızda onun yaşadığı acıyı hissetmek değil, yalanın yakalandığı anda ona en uygun, olması gereken orta ne ise onu yapmayı düşünmek olmalıdır. Yalancıya, yalan söylediği için ödül verilmeyeceği gibi onu yalan söylediği için ölümle de cezalandırmamak gerekir. Bir yalancı ile empati kurmak demek, yalan söyleyen ve yakalanan birisine nasıl davranmak gerektiğini sorgulamaktır. Empati kurarken kişiyle yer değiştirmek yersiz olur. O zaman herkes ödül isteyecektir, üzülmemeyi isteyecektir. Bir orada ortada olan olay içindeki olması gereken orta ile bizim verdiğimiz tepki arasındaki duruma bakmamız gerekir. Biz yalan söyleyene en ideal tepki ne olmalı soru sorusunu sorarak, kendi davranışımız ile en doğru davranış arasında empati kurmalıyız.  İşte tam bu iki şey arasındaki farkı düşünmek empatidir.

 


Kaynakça

Resimler dipnot: https://unsplash.com/photos/cAtzHUz7Z8g

                          

11-03-2021


ankara psikolog