Ekonomi Felsefesi Üzerine

A+ A-

II. Dünya Savaşı sonrasında insanlar daha önceden ortaya koydukları ve inandıkları tüm değer yargılarını ve kavramları tekrar değerlendirmeye başladılar. Bu dönüşüm ile 20.yy'da bireyin ve insan olmanın tanımı ve sorunları üzerinde kafa yoruldu. 21.yy'da bu bakış açısının etkileri ve birlikte teknolojinin hayatımıza girmesiyle insan daha karmaşık değerler ve kavramlar ile karşı karşıya kaldı. İnsanın varoluşunun anlamı değiştirilerek tüketim çılgınlığı haline geldi. Sanal dünya, yaşam biçimi halini alırken; internet gerçeklik, tüketmek ise mutluluk oldu.

İnsanın kendisini ortaya koyması hedefinde yapabilecekleri ve olanakları göz önüne alındığında günümüzde temel unsur ekonomik özgürlüktür. Ekonomisi güçlü birey, kendisini ortaya koyabileceği tüm olanakları rahat bir şekilde elde edebilir. Tam tersi ekonomik yönden güçlü olmayan birey kendi varoluşundan önce ekonomik gücü eline almak için zaman harcar. Nietzsche'nin üstinsan diyerek tanımladığı geleceğin insanı, ekonomik yönden güçlü ya da güçsüz olmadan kendisini ortaya koyabilen insandır.

Postmodern dönem dünyasında zengin insanın dini, dili, ırkı, cinsiyeti yoktur. Zengin sadece zengindir. Kendisi varoluşunu ortaya koyabilecek tüm olanaklara sahiptir. Ekonomik yönden güçlü olmayan insan önceden zengin insana bir başkaları halindeyken, şimdi zamanını ekonomisi güçlü insan gibi olmaya çalışarak geçiriyor. Zengin insan ile aynı yapay varoluş olanaklarının sahibi olmayı amaçlıyor. Bu durum tek düze bir varoluş halini almakta, insanı varoluşa götüren temel unsur ''ekonomik güçtür'' olgusunu ortaya çıkartmaktadır. Ekonomik gücün insanın varoluşuna olan bu denli büyük etkisi, insanın sadece maddi gücü var ise yaşayabildiğini gösteriyor. Bu durum bireyin zamanını para kazanarak idame ettirme çabası içine sürüklüyor.

İnsanın günümüz yaşantısında var olması iki temel kavram üzerine kurulmuştur; zaman ve ekonomi. Ekonomik yönden güçlü olan insan kendisine varoluşunu yaşamak için zaman bulabilirken; yaşamın temel gereksinimlerini karşılamak için çaba harcamamaktadır. O direk kendisi olarak, kendisine ayırdığı zamanı yaşar. Bunu başaramayan insan ise zaman ya da ekonomik güç içerisinde sıkışıp kalmaktadır.

Günümüzde bu durumda sıkışıp kalan insanın zaman ve ekonomiye ihtiyacı vardır. Zaman yaratma ve ekonomik güç istemi geride kaldığında birey tek düze olan sistemin varoluş düşüncesinin dışına çıkma olanağına kavuşur. Bu sıkışıp kalma insanı temelinde olan yaşamak için savaşma ve hayvansı tarafı ile kararlar alma durumunda bırakır. Zaman ve ekonomi, insan olma durumunda merdivenin ilk basamağı olarak görülmelidir.

27-11-2019