Eğitim ve Öğretimde Amaç

Daman Cansoy

Sosyolog

Yazar Hakkında

1987’de dünyaya geldi. Gazi Üniversitesi Çalışma Ekonomisinde lisansını, Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde uzmanlığını tamamladı. Sosyoloji, tarih, felsefe ve bunların dalları ilgi alanları içindedir. Ayrıca yeni yerler ve insanlar tanımayı pek seviyor, amatör olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyor…


d_cansoy@hotmail.com


A+ A-

Hepimiz ilkokuldan başlayarak bir eğitim – öğretim sürecinden geçiyoruz ve bu süreçte, hem dışarıya ve kendimize yönelik davranış biçimleri, disiplinli hareket etme, planlı hareket etme, işleteceğimiz herhangi bir süreçte veya yapacağımız işte/eylemde yöntem geliştirme gibi hem belirli biçimlerde norm değerler ediniyoruz ve içselleştiriyoruz yani eğitim alıyoruz hem de somut bilgi ediniyoruz yani öğreniyoruz. Aynı zamanda bu iki öge karşılıklı bir unsurlar alışverişi halinde bulunuyor.  Biz bu yapıyı öz hali ile eğitim – öğretimde bir birliktelik durumu olarak adlandırabiliriz. Eğitim – öğretimde, görüleceği üzere biri eğitim diğeri öğretim/öğrenim olmak üzere iki ana eleman bulunuyor.

Eğitim - öğretimin öğretim/öğrenim boyutunda öğrenci için başlıca amaçlanan, yapısal elemanları kendisine sunulan veri setinden istenilen bilgiyi sabit bir biçimde alması değil, o veri setini, elemanları ile ortaya koyup, düşünme ile tarafsızca yorumlayabilmeyi ve ondan eleştirilebilir düşünce  üretmeyi, daha da önemlisi o düşünceyi “öznel değerlerinin” dışında analiz edip, yaratıcılık desteği dahil ürettiği çıktıyı tartışmaya ve eleştiriye açabilmeyi böylece uzun vadede “bilim” üretmeyi öğretmek olmalıdır. Bu sağlandığı üzere öğretim asli vazifesini yerine getirmiş olacaktır. Aynı zamanda bu asli amaç ile beraber, yani, nesnel ve somut bir bilgiyi benimsetmek yerine, öğrenciye, ucu açık, yorumlanabilir, tartışılabilir, analize dayalı bir veri setinden tarafsız ve bilimsel bilgi üretilmesi yöntemi / yöntemleri, öğretimin ve öğrenimin kaliteli bir dizaynını da sağlayacak ve vizyonunu da geliştirecektir. Bu da bizim tali amacımız olacaktır.

Eğitim – öğretimin eğitim boyutunda hem yatay (öğrenci-öğrenci) hem dikey ilişkilerde (öğrenci-öğretmen) yukarıda değindiğimiz gibi, toplumsal yaşayışımızı etkileyecek ve davranış, tutum ve alışkanlıklarımızı yönlendirecek edindiğimiz disipliner yapılar, çalışma  yöntemleri, düşünme ve analiz - süreç yöntemleri, edindiğimiz yargılar ve tutumlar, kanaatlerimiz ve bunların tümü eğitim sürecinde edindiğimiz çıktılar olarak bizim eğitim kurumu (toplumsal kurum anlamında) dahil bütün ilgili norm değerlerimizde düzenleyici fonksiyonlar olarak işlev görecektir.

Eğitim – öğretim/öğrenim her iki ögesi, tek tek ve bir arada etkileşim ile aktif, katılımcı ve düşünmeyi teşvik eden ve fikir üretip üretilmiş diğer -değişik- bakış açılarını da, fikirleri de ortaya koyarak, diğer düşünceleri ve değerleri anlamayı ve onlarla etkileşime girerek sahada aktif yer edinmeyi sağladığı taktirde hem bilimsel düşüncenin ortaya konulmasında ve bilimsel bilgi ediniminde hem de norm değer ediniminde vazife üstlenecektir. Bunu da sürekli kılıp geliştirdiği taktirde, hem yatay eksende hem de dikey eksende değer üretmeyi ve değer edinmeyi ve edindirmeyi sağlamış olacak, bununla beraber yatay - dikey etkileşim ve diğer ilgili katılımcı aktörler (öğrenci toplululukları, öğrenci birlikleri vb. ve bunların mevzu düzenlemeler ile idarî aktif katılımlarının sağlanması) ile çok faktörlü yönetişim mekanizmaları da faaliyete ayrıca geçecektir.



Eğitim – öğretim sürecinde bizim nihai amacımız sonuç olarak öznel yargılar geliştirmek olmadığı gibi sabit bilgileri de öğrenmekten ziyade analiz edilebilir ve yeni ve değişik, tartışılabilir, değiştirilebilir ve geliştirilebilir, eleştirilebilir ve yorumlanabilir bilgi edinmeyi ve üretmeyi sağlamak olmalıdır. Eğitim – öğretim süreçlerinde birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Ancak eğitim - öğretim kurumunda kullanılan tüm yöntemlerin kurum için nihai maksadı etkileşim temelli çok faktörlü faaliyet alanının gelişen sürekli işlerliği olmalıdır. Bunun için, örneğin, yukarıda bahsettiğimiz etkileşimci bir yapıda isek edindiğimiz yargıların ve ürettiğimiz düşüncelerin değişmez doğrular olmadığını görüp diğerini anlamak için gayret ettiğimiz ve anlayabildiğimiz ve yatay / dikey yapılarda diğer düşünce orijinli olarak kendi düşüncemizi analiz edip, görüp, ürettiğimiz çıktının dışarıya yansıyan sonuçlarını ve olumlu ve olumsuz eleştirisini ortaya beraberce koyabiliyorsak eğitim – öğretimde nihai maksadımız hem bireysel anlamda hem de eğitim kurumu için neticeye varmış olmaktadır.

 


Kaynakça

Resim:

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/alinti-aydinlatilmis-bilgiler-egitim-2681319/
 

06-10-2020