Çocuk Oyunları

Dilek Türkoğlu

Psikiyatrist Dr.

Yazar Hakkında

Dr. Dilek Türkoğlu Psikiyatri Uzmanı olarak serbest muayenehanesinde çalışmalarını sürdürmektedir.


0542 725 88 08

drdilekturkoglu@gmail.com


Diğer Yazıları

A+ A-

Eskiden çocuklar sokakta oynardı. Mahallede çocuklar da ebeveynler de birbirlerini tanırlardı. Sokaklar güvenliydi. Çocuklar, hem sosyal becerilerini hem de gelişmesi gereken pek çok becerisini sokak oyunlarıyla geliştirirlerdi. Sokaklar, çocukların kendi yeteneklerini, ilgi alanlarını keşfettikleri yerlerdi. Örneğin hareketli çocuklar, daha fazla koşacağı, hareket edecekleri oyunlar seçerken, bir başka grup ince motor becerilerini güçlendireceği oyunlar seçerdi.

Çocuk zihni, öğrenmekten ve ustalaşmaktan zevk alacak şekilde programlanmıştır. O yüzden sokak oyunlarında çocuklar, ustalaşana kadar yılmadan, usanmadan aynı oyunu oynarlar. Hatta yalnız kaldıklarında bile kendi kendine oyun antrenmanları yaparlar.
Dışarıdan gelen bir mecburiyet olmadığı sürece, çocuklar genellikle daha kolay ustalaşabilecekleri güçlü taraflarını kullanmak isterler. Çocuk oyunlarında dışarıdan bir motivasyon gelmez. Tamamen kendileri istedikleri için oynarlar. Severek yapılan her şey hızlı ve kolay öğrenilir. O yüzden çocuk oyunları, öğrenmeden ve gelişmeden zevk almanın öğrenilmesi açısından çok önemlidir. Bütün bunları okullardaki müfredatlarla yapmak çok kolay olmayabilir. Oyunlarda eylemler öndedir. Teknoloji ile birlikte yaygınlaşan bilgisayar oyunlarında ise çocuklar tamamen hareketsizdir. Oyunlarda süreçten alınan keyif yerine alınan puanlar ve oyundaki hediyeler amaç haline gelmektedir. Bilgisayar oynamalarına hiç izin vermemek, arkadaşları arasında dışlanmaya sebep olabilir.  Çocuklara gerçek oyunlar oynayacağı alanlar yaratılabilirse, gelişimleri çok daha iyi olacaktır.

Okullarda da çocuklar genellikle hareketsizce oturmak durumunda kalırlar. Not gibi dışarıdan bir motivasyon gelmesi, çocukları öğrenmekten zevk almak yerine not almaktan ve onaylanmaktan zevk almaya doğru yöneltir. Müfredat sabit olduğu için her çocuğun eğilimine göre ders almasını sağlamak da mümkün olmamaktadır. Bütün bunlar çocukların öğrenmekten keyif alma becerisini azaltır.

Evde çocuklarınız ile okul hakkında konuşurken, dersten kaç aldığını, sınıfta kimlerin ne aldığını değil, neler öğrendiğini, öğrendiklerinden nelerin ilgisini çektiğini, günlük hayata dair örneklerini konuşmak, çocuklara öğrenmenin zevk alınacak bir şey olduğu mesajını verecektir.

Her yaşta sürekli yeni şeyler öğreniriz, gelişiriz. Öğrenmenin sizin ve çocuklarınız için zevk olması dileğimle…

19-11-2019