Çizmek Düşü

Tuğba Şeker

Mimar

Yazar Hakkında

Antalya Bilim Üniversitesi Mimarlık bölümü mezunu. Mimari programların yanı sıra el çiziminin hâlâ değerli olduğunu düşünür ve çizer. Resim, mimari, sinema ve kitaplar ile ilgilidir. 


tugbaseker07@gmail.com


A+ A-

Merhabalar. Dijital ortamda laptopumun tuşlarına tıklayarak yazdığım yazıyla buradayım. Yazı; paylaşılana, birileri okuyana kadar soyut olmaktan öteye gitmiyor. Dijital dünyada böyle en azından. Yazı gibi çizim de nasibini aldı bundan. İki boyutlu, üç boyutlu, hatta film izlercesine kurgulanmış animasyonlar mevcut. Ben mimarlık mezunuyum. Haliyle çizmek bizim en temel yaptığımız şey ama 1. sınıfta ilk dönem elle çizim pratikleri yaptık, daha sonrasında bilgisayar programları öğrenmeye başladık. Şimdi mezunum, bildiğim programların yanısıra yeni programlar öğreniyorum ve elime fırça boya almayalı aylar oldu. Tamam, şu an bu programlar zamanın getirisi ama çizmek, daha önceden nasıldı?

            Zamanda geriye gidelim. İlk bilgisayar, Türkiye’ye 1960’da; internet, 1993’te geldi. Mimarların projeyi çizmek için en çok kullandıkları programlardan biri olan AutoCAD 1982’de piyasaya sürüldü ve 1994’te dünya çapında 750 kadar eğitim merkezi vardı. Ondan öncesinde çizimler; çeşitli kalemleri cetveller, kağıtlar kullanılarak çiziliyordu. Hatta öyle ki çizimi yapabilmek için mimarlar şekilden şekle giriyordu.

            Dijital ve elle çizmenin ikisinde de artı ve eksi yönler var, bunlar az çok tahmin edilebilir ama bence küçümsenemeyecek ve benim de üzerinde durmak istediğim nokta: çizmenin yöntemi yaratıcı düşünceyi ne kadar etkileyeceğidir. Bilgisayarda çizmek; zamandan kazanmaya, düşünceleri daha çabuk ortaya dökmeye yarayabilir. Diğer yandan projeye ya da tabloya, neye olursa olsun, çizmeye başlarken yapılan eskizler de yaratıcı fikirler doğuruyor. Şöyle düşünün, bir şeyi çizmeye karar verdiğinizde genelde hemen kalemi ya da fırçayı alıp çizmezsiniz. Önce fikirler kafanıza üşüşür, sevdiğiniz ve çizmeyi istediğiniz şeyler toplaşır, belki o anki duygularınız da işin içine karışır, en sonunda kafanızda kararlaştırırsınız. Bazen kararlaştırdığınız şeyi kafanızda tam canlandıramazsınız, o şeyi olmasını istediğiniz boyutta ya da daha kolay olması için daha küçük bir zeminde eskizini çizersiniz. 

Eskiz; sözlük anlamıyla ön çalışma, taslak demek olan serbest çizimlerdir. Yani, çizim henüz bitmemiş, çizimin son haline bakıldığında belki de daha başlamamış bile olabilir. El, kalemi tuttuğunda fikirler ve düşünceler el yordamıyla hareket etmeye, şekil almaya başlar. Başında çizmeye karar verdiğin şeyle sonunda çizdiğin şey aynı olmayabilir. Biraz önce bahsettiğim anlık duygu durumu, sevdiklerimiz vs. de bunu etkileyebilir. Çizimi etkileyen bu kadar etmen varken dijital ortama geçildiğinde çizimlerin belli bir kalıbın dışına çıkması zorlaşıyor ve bu da yaratıcı düşünceyi öldürmüyorsa da törpülüyor, çizimin biricikliğine zarar veriyor.

Bir cismi, duyguyu, düşünceyi birkaç kişiden çizilmesi istendiğinde, istenilen şey basit veya temel bir şey bile olsa, kişiler tamamen aynı çizimi yapmayacaklardır. Mesela onlardan bir güneş çizilmesi istense kimisi çok büyük bir daire çizer, kimisi küçük boyutta çizer. Kimisi çizimini renklendirir, kimisi siyah-beyaz halde bırakır. Kimisi tek renkle boyar, kimisi tonlamalar yaratır. Cisim aynı olsa da sonuç farklıdır. Sanat eserlerinin güzelliği de buradadır: biricikliğinde ve hayal gücünde. Dijital çizimlerde benzer ölçüler kullanılır, yeniden çizmeye zamanı olmadığından ya da üşendiğinden bazen başkalarının çizimleri / çizim kalıpları kullanılır. Mimari planlar yaparken benzer planlar, süslemek için benzer mobilya örnekleri kullanırız.  

Bu konuyla alakalı Paolo Belardi’nin okuduğum bir kitabı var: Mimarlar Neden Hâlâ Çiziyor. Kitapta da yazar; ‘düşlemek’ ve ‘çizmek’ (dreaming-drawing) kelimelerinin fonetik olarak benzerliğine hayran olduğunu ve eskizin düşünceyi yaratan dinamik bir eylem olduğunu  söylemiş, hatta Van Gogh’tan alıntı yaparak konuyu pekiştirmiş: “Kurşunkalem, düşün kilidini çözüp kapısını açan maymuncuktur” , “Kasten seçilen ve çoğaltılan ve bütün resim boyunca kıvrım kıvrım akan tuhaf çizgiler bahçeyi kabaca benzetmekte işe yaramayabilirler ama onu zihinlerimize düşte görüldüğü gibi sunarlar.”. Kitapta sadece eskizden değil; teknik çizimden ve bu iki çizimi irdeleyip, bunu dijital ve geleneksel yöntemle karşılaştırıp, dijital çizim bu kadar gelişmişken hala nasıl çizilebildiğini sorgulamış. Çizimle ilgilenen herkesi etkileyeceğini düşündüğüm bir kitap.

Tabi elle çizmek ile bilgisayarla çizmek arasında bir süreç olmadığını, başka görsel araçlar olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İnsanlık tarihinde bilinen ilk çizimler mağara duvarına çizilen hayvan figürleriydi. Yüzyıllar geçtikçe kalemler, boyalar, bunların kullanıldığı zeminler (duvar, kağıt vs.) gelişti. Geliştikçe insanlar gördükleri her şeyi somutlaştırdılar, onların birçoğu günümüze varlıklarının kanıtı olarak aktarıldı. Ta ki ne zamana kadar? Fotoğraf makinesi çıkana kadar. :)

Fotoğraf makinesi icat edildiğinde de şu anki dijital dünyada olduğu gibi çizerlerin çoğu, çizimin bundan kötü etkileneceği, insanların artık çizmeye gerek duymayacağı konusunda endişelendiler. Hatta kurşun kalemin tarihe karıştığına dair haberler bile çıktı. :) Hâlâ yüzyıllardır kullanıyoruz. Demek ki kurşun kalemin, elle çizmenin yaratıcı düşünceyle ilgili üzerimizdeki büyüsü düşündüğümüzden daha güçlü. Özgün olmak, çizerken yeni şeyler ortaya çıkarmak, keşfetmek; kurşun kalemin ilkelliğiyle alakalı değilmiş. Çizmenin yöntemi ne kadar gelişirse gelişsin hâlâ elimiz kaleme, kağıda gidecek. Yeter ki hayal gücümüz tükenmesin. Hazır bahsetmişken Mimarlar Neden Hâlâ Çiziyor’dan bir alıntıyla daha yazımı bitireyim: “Ağaçların yüksekliğini ölçerek ormanın sırrına erebilir misiniz? Hayalgücünü harekete geçiren, onun ölçülemeyen derinliği değil midir?”


Okuduğunuz için teşekkür ederim. Görüşmek dileğiyle.

 

Mimar Tuğba ŞEKER

 

 


Kaynakça

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/adam-belge-birlik-calisma-yeri-416405/

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/aciklamak-bardak-calismak-cam-313691/

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/isik-kadin-sanat-yaratici-4219149/

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/4k-duvar-kagidi-agaclar-aksam-cevre-1252869/

https://en.wikipedia.org/wiki/File:Van_Gogh_-_Starry_Night_-_Google_Art_Project.jpg

https://www.dr.com.tr/Kitap/Mimarlar-Neden-Hala-Ciziyor/Paolo-Belardi/Sanat-Tasarim/Mimari/urunno=0000000646671

Tümtürk, O.; Kalem ile Düşünmek: Yaratıcı ve Düşünsel Bir Tasarım Yöntemi Olarak Görsel Düşünme

http://www.teknolojitv.net/autocad-olmadan-once/

http://www.fibhaber.com/nevsehir/turkiyeye-ilk-bilgisayar-ve-ilk-internet-ne-zaman-geldi-h16942.html

30-09-2020