Çiçekçilik: Her Şey Göründüğü Kadar Renkli Mi?

Ecenur Alper

Sosyolog

Yazar Hakkında

1995 yılında Eskişehir’de doğdum ve 2014 yılında ODTÜ’de Sosyoloji bölümü öğrencisi olana kadar Eskişehir’de yaşadım. Tam bir Eskişehir aşığıyım. Saha çalışmaları yapmayı çok seviyorum. Aldığım bir ders kapsamında araştırdığım lületaşı işlemeciliğinden sonra, şu an ilgilendiğim temel konu olan kaybolmaya yüz tutmuş meslekler üzerine çalışmalar yapmaya karar verdim. Çalışma alanım zaman zaman genişleyip başka meslek dallarını da içine alıyor. Ancak, bu platformda ağırlıklı olarak kaybolmaya yüz tutmuş meslekler ile ilgili yazılar paylaşacağım. Hedefim ise, Sosyoloji disiplini içinde kendime akademik bir kariyer rotası çizmek ve yaşamlarımızı daha anlamlı kılacak adımlar atabilmek.


ecee.alper@gmail.com


A+ A-

Önünden geçerken gözlerinize bir renk şöleni sunan ve burnunuza güzel kokuların geldiği küçük, renkli dükkanlar… Çiçek dükkanları… Kenti gri renge boyayan büyük binaların yarattığı kasvetli ortamı bir nebze de olsa güzelleştiriyor. Özel günler için veya evlerimize renk katması için o dükkanlara gidip hoşumuza giden çiçeklerden satın alıyoruz.

       Farklı bir satış yöntemi benimseyen seyyar çiçek satıcıları ile ise yolda yürürken, köşe başlarında veya yol kenarlarında karşılaşabiliyoruz. Bu iki yönteme ek olarak, çiçek satış sektörünün gelişen teknolojiden etkilendiğini internette gördüğümüz web sitelerinden anlamak mümkün; artık arama motoruna “çiçek” kelimesini yazdığımız anda o web sitelerinin isimleri tamamlayıcı kelime olarak her şeyden önce karşımıza çıkıyor. İnternet üzerinden çiçek satış yöntemi, kentteki tüketim çılgınlığının çiçek satışı bölümüne yeni bir soluk kazandırmış gibi görünüyor. Çiçek satıcılığı mesleğinin günümüz dünyasında yukarıda bahsedilen farklı biçimlere büründüğünü de göz önünde bulundurarak, üçüncü yazımda Ankara’da bu meslek grubuna mensup 5 kişi ile yaptığım görüşmelerden edindiğim bilgileri sizlerle paylaşacağım. Görüşmeyi kabul eden kişilerin dördü dükkanda çiçek satıcılığı, biri de seyyar çiçek satıcılığı yapmaktadır.*

         Çiçek satıcıları ile yapacağım çalışma için “İnternet üzerinden çiçek satışı yapılması, çiçek satıcıları için nasıl bir rekabet ortamı oluşturur?” ve “İnternet satışları onları ne yönde etkiler?” sorularıyla yola çıktım. Hem seyyar çiçek satıcıları ile hem de dükkanlarda çiçek satıcılığı yapan esnaflar ile görüşme yapabilmek, bu sorulara iki farklı pencereden bakma fırsatı sundu.

Her satış yönteminin kendine göre belli avantaj ve dezavantajları var. Örneğin, seyyar çiçek satıcılarının vergi ödememe, işlek olan bölgelere hareket etme ve çalışma saatlerinde esneklik sağlama gibi özerklikleri varken; her an zabıtalara yakalanma, çiçeklerine el konarak ceza ödeme riskleri de mevcut. Ayrıca, seyyar satıcıların çalışma şekli kayıt dışı emek (informal labour)1 olarak nitelendirildiği için seyyar satıcılar sosyal güvence, sağlık sigortası gibi olanaklardan yoksun kalıyor. Seyyar satıcıların aksine, esnafların sosyal güvencelerinin ve sağlık sigortalarının olması birer avantaj olarak değerlendirilmektedir. Bunların yanı sıra; çiçekler hakkında bilgi sahibi olmak, çiçeklerin süs tasarımını güzel bir biçimde yapabilmek, dükkânı iyi konumlandırmak gibi nitelikler esnaflar için alıcı potansiyelini artırabilmektedir. Fakat, her iki tip satıcı için de ortak olan dezavantaj; halihazırda aralarında var olan rekabet ortamına, internet üzerinden çiçek satışı yapan platformların dahil olması ve esnaflarla seyyar satıcıların bu yeni aktör ile rekabet etmekte güçlük çekmeleridir.

       
Rekabet etmekte güçlük çekme durumunu, görüşmecilerin fikirlerine yer vererek açıklığa kavuşturalım. Öncelikle, esnaf ve seyyar satıcı arasındaki rekabetin temel sebebi seyyar satıcının çiçekleri ucuz fiyata tedarik etmesi ve ardından dükkânda satılan çiçek fiyatlarına göre daha uygun fiyata satması. Görüşme yaptığım bir esnafın “…Çiçeği sokakta satanın yer için kira ödeme mecburiyeti yok, kaygısı yok. Elindeki çiçekleri, alışından biraz daha fazla paraya sattığında kâr yapıyor. Dükkânda öyle değil, sürekli kira parasını denkleştirme derdimiz var, o yüzden seyyar satıcılar gibi ucuza satamıyoruz. Zaten bizim tedarik ettiğimiz yerler de onlarınki gibi ucuza getirmiyor. Ama bizim de emeğimiz var yani o çiçeği seyyar satıcı gibi tak diye eline vermiyoruz müşterinin. İstediği çiçekleri seçmesine yardımcı oluyoruz, süslüyoruz, o çiçeğe nasıl bakılır, ne sıklıkta sulanır, güneşi görmeli mi görmemeli mi anlatıyoruz. Hak ediyoruz, alnımızın teriyle kazanıyoruz.” şeklindeki ifadesi rekabet nedenini gösterir niteliktedir.

Görüşme yapılan bir seyyar satıcıya göre ise, dükkanlarla başa çıkabilmenin tek yolu kendi satış fiyatlarını düşürmek, ellerindeki çiçekleri az da olsa kâr yaparak esnaflara göre daha ucuza satabilmek ve böylece kendi paralarını kazanabilmek.

“Kimsenin seyyar satıcıların tarafını tuttuğu yok ki. Zabıta peşimizde diye sürekli oradan oraya koşturuyoruz. Bir gözümüz müşteri arıyor öbür gözümüz yolda zabıta olup olmadığını kontrol ediyor. Kimi zaman da esnaf bizi şikâyet ediyor. Hangi birini kontrol edeceğimi şaşıyorum. Onlar kadar ben de çalışıyorum, onların çalıştığı günde 12 saatse ben 15 saat çalışıyorum. Benim de para kazanmam lazım. Çare ucuza gül satmak, başka yolu yok.”

           
Daha önce de belirtildiği gibi, teknolojik gelişmelerden etkilenen çiçekçilik sektöründeki rekabete üçüncü bir aktör dahil olmuştur ve bu aktör, internet üzerinden satış yapan büyük çiçek firmalarıdır. Dükkânda çiçek satıcılığı yapan diğer bir esnaf, büyük çiçek firmalarının küçük esnafa etkisini şu sözleriyle belirtiyor:

“...Eskiden yani birkaç yıl öncesine kadar çok müşterimiz olurdu gelip giden, yani tam sayı veremem bazı gün 50 bazı gün 100 olurdu ama iyi satış yapardık. Şimdilerde öyle değil. Herhalde dediğiniz gibi internetten alıyorlar. İnternet, müşterilere kolaylık sağlıyor tabii. Biz şimdilerde ancak çelenk melenk hazırlıyoruz düğünlere, cenazelere, işte açılışlara falan. Hala evine, annesine, babasına, kardeşine çiçek almaya gelen müşteri oluyor ama az. Sevgililer Günü gibi günlerde biraz daha hareketli. Onlar da olmasa herhalde şu an çiçekçilik yerine başka bir iş yapıyor olurdum. Zaten birkaç arkadaş öyle kapattı dükkanı. Bakma burada tek olduğuma, 4-5 tane daha dükkân vardı da işte küçücük dükkanla nereye kadar direneceksin? Büyük marketler açıldıkça bakkallar kapanmıştı bizimki de o misal…”

         
Görüştüğüm 3 esnafın, internet üzerinden çiçek satışları hakkındaki görüşleri birbirine paralellik göstermektedir. Kendi satışlarının internet satışları başladıktan sonra azaldığı, bu yüzden gelecekte bu işi yapamama risklerinin olduğu 3 görüşmecinin düşüncelerini özetlemektedir. Görüşme yaptığım bir seyyar çiçek satıcısı ise, kendisinin internet satışlarından etkilenmediğini belirtmiştir. Ancak görüşmeciler arasındaki bir esnaf, çiçek sektörünün çevrimiçi platformda da aktif olmasına ve internet üzerinden satışlar yapılmasına avantaj gözüyle bakmaktadır.

“Bazı çiçekçi dükkanlarının kendi internet siteleri var, oradan sipariş alıp adrese teslim ediyorlar. İnternet, ulaştıkları müşteri sayısında artış sağlıyor. Ben de şimdi bunu deniyorum. Lojistik konusunda Çiçeksepeti gibi çiçekçilerle yarışamayız ama en azından şehirde ulaştığım insan sayısı gerçekten artmaya başladı. Günde birkaç sipariş teslim ediyoruz bu şekilde. Anlaşmalı olduğumuz bir kargo şirketi yok kendimiz teslim ediyoruz, bir tek bu kısmı çözüm gerektiriyor. Bir de duyduğuma göre, bu Çiçeksepeti benim gibi çiçekçilerle anlaşma yapıyormuş, bayilik alıyormuşsun. Ama onunla ilgili bilgim pek yok araştıracağım. Yani bence internetin çiçek endüstrisini içine dahil etmesi çiçekçiliğin yerini sağlamlaştırdı. Belki büyük çiçekçilerle anlaşma yapılırsa işler daha çok canlanabilir bile.”
         
Yapılan görüşmeler sonucu elde edilen bilgiler ışığında, çiçek satıcılığı mesleğinin değişen ve gelişen şartlara adapte olmaya çalıştığı söylenebilir. İnternet üzerinden satışların yaygınlaşması ve kent yaşamının getirdiği yeni tüketim alışkanlıkları ile çiçekçilik sektöründe de farklı satış yöntemleri gelişmiştir. Bu atılımlar rekabet ortamının oluşması için tetikleyici bir unsur olarak ele alınabilir. Çiçek satıcılığı mesleğinin yeni şartlara adapte olmakta ne kadar başarılı olduğu ve bu durumun sektörün geleceğini nasıl etkilediği konusunda ise, bu mesleği yapan bireyler arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Görüşmeci sayısının az olmasından ötürü genelleme yapmak mümkün olmasa da, bu çalışmanın sonucunda halihazırda var olan problemlerin çiçek satıcılığının geleceğini pozitif yönde etkilemediğini ve problemlere ek olarak sektörün teknolojiden çoğunlukla olumsuz etkilendiğini görmüş olduk. Yine de, internetin ve sanal ortamın çiçek sektörünü içine dahil etmesini bir avantaj olarak kullanabilen çiçekçilerin olması bu mesleğin geleceği hakkında çok kötü bir tablo çizilmemesini sağlayabilir.

  

*Çalışma esnasında karşılaştığım tek sınırlılık, sadece bir seyyar satıcı ile görüşme yapabilmek oldu. Çünkü seyyar satıcılar, zabıtalara yakalanmamak ve işlek yerlerdeki müşterilere yetişebilmek amacıyla sürekli hareket halindeydi.

 

 

Ecenur Alper


Kaynakça

1Taylor, R.F. (2004) ‘Extending Conceptual Boundaries: Work, Voluntary Work and Employment', Work, Employment and Society 18(1): 29-49. Google Scholar, SAGE Journals, ISI

Görseller

https://www.izmirdergisi.com/tr/dergi-arsivi/46-22nci-sayi/1800-bayindir-yine-cicek-acti

https://festivall.com.tr/festivall/246/bayindir-uluslarasi-cicek-festivali.html

https://twitter.com/kennethwongsf/status/554369831076507648

https://www.youtube.com/watch?v=vgRU9XGNmx0 “Draw a Beautiful Scenery of Flower Shop with Seller step by step”

http://journal.montagut.com/focus/montagut-featuring-cassandre-montoriol/

https://www.fotografturk.com/cicek-saticisi-p175807

09-09-2019