Bilişsel Bilimler Alanına Yönelmeye Nasıl “Karar Verdim”: Herbert A. Simon

Borabay Kadirdağ

Bilişsel Bilimler

Yazar Hakkında

Borabay Kadirdağ, 2015'te ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi'nden mezun olmuştur. Daha sonrasında eğitim hayatında büyük bir değişiklik yaparak, aynı yıl yine ODTÜ'de Bilişsel Bilimler alanında yüksek lisans yapmaya başlamıştır. Duygu kontrol metodlarının sınav stresine olan etkisini konu alan tezi yakın zamanda tamamlanacak olup, yeni dahil olduğu alanda öğrendikleri kendisini çok etkilemiş ve bu, onu öğrendiklerini insanlarla paylaşmaya yönlendirmiştir."


“Kamu yönetimi mezunusun sen. Bilişsel bilimler ne alaka?” sorusuna yüksek lisansa girdiğim 2015 yılından beri maruz kalmışımdır. Bu sorunun cevabını her ne kadar bazen uzunca açıklamak istesem de, genellikle iki kelimeyle açıklamaya çalışırım. Bu yazımda da size o iki kelimeden ve o iki kelimeyi söyleyince akla gelen ilk konudan biraz bahsedeceğim.
 
 
 
Bilişsel bilimlere olan merakımdan ve başlama hikayemden zaten giriş yazımda bahsetmiştim. O yüzden o konuya girmeden asıl konu olan Herbert Simon’dan, yani örnek aldığım adamdan söz edeceğim sizlere. Kısaca hayatından bahsedip, akademik katkılarına yoğunlaşmak daha sağlıklı olacaktır.

Rahmetli Herbert Alexander Simon, 1916’da Wisconsin eyaletinin Milwaukee şehrinde elektrik mühendisi bir baba ve piyanist bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Amcası Harold Merkel, ve bilime küçüklükten beri olan ilgisi sağolsun, sayesinde insan davranışlarının bilimsel olarak açıklanabileceği fikrine kendisini erken yaşta kaptırmıştı. Onun iktisat ve psikoloji kitaplarıyla olduğu haşır neşir ile de sosyal bilimlere ilk adımını atmış oldu. Bu ufak adımlar, onu Chicago Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve matematik okuyup yine siyaset bilimi ve iktisat üzerine odaklanmasını sağlamıştı. Aynı üniversitede doktorasını da siyaset bilimi üzerinden yaparken, Clarence Ridley’nin araştırma asistanı olarak görev yapması da Herbert Simon’un akademiye olan en büyük katkısı olan örgütsel karar verme alanına iten önemli faktörlerden biriydi.
 
Hayatını kısaca anlattığıma göre, asıl önemli olan kısma geçebiliriz. Yani adamımızın akademik katkılarına
Karar vermek denen olgu, hayatımızın belki de en önemli kısmını kapsayan bir konu ve Herbert Simon’un bu konuda verdiği katkıyı tartışamayız. Hele ki, onun hayatının çalışması olarak tanımlayabileceğmiz Administrative Behavior (Yönetsel Davranış) adlı kitabını okuduktan sonra bu tartışılmaz katkı daha da belirginleşir. Bu güzide kitapta rahmetli Herbert amca, insanların karar verme eylemindeki davranışsal ve bilişsel aşamaları temel alarak yönetimsel kararların doğru ve etkili olması gerektiğini söyledi. Tabi bu tek başına yetmeyeceğinden, kararların uygulamaya da elverişli olması da ayrı bir önem taşır ki zaten kitabında bundan da bahsetmiş Herbert amca.
                                                                                                      
 
 
Yukarıdaki şekilde de görüleceği üzere, Simon der ki karar vermede üç aşama vardır. Bu aşamalar sırayla bilgi toplama, tasarım ve seçim olarak boy göstermektedir, gösteriyor.
İlk aşamada karar vermede esas zemini hazırlayacak olan bilgiler çevreden toplanır. Bu bilgiler doğrultusunda da ikinci aşama olan tasarıma geçilir. Çevreden alınan bilgiler kullanılarak verilecek kararın bir nevi taslağı hazırlanır. Taslak üretilir, geliştirilir ve analiz edilir. Sonra da gelinir son aşamaya, yani seçime. Karar nihayet burada verilir. Bu verilen kararın seçiminde üç faktör vardır:
 
 
-Bütün olasılıkları belirlemek
-Olasılıkların çıkaracağı sonuçları değerlendirmek
-Sonuçların tutarlılığını ve işlevselliğini karşılaştırmak

Ama Simon der ki bunu söylemek, yapmaktan zor. “Birey de olsa, kurum da olsa bu üç faktörü de aynı anda yerine getirmek, gerçek dünyada imkansızdır” der Simon. İşte bununla ilgili Simon der ki (artık ne kadar iyi çevirebildiysem, takdir sizin):

Rasyonellik için çabalayan ve kendi bilgisiyle kısıtlı olan insan, bu zorlukları aşmak için bazı yöntemler belirlemiştir. Bu yöntemler, dünyanın geri kalanından izole edilmiş ve kısıtlı sayıda değişken ve kısıtlı menzilde sonuçlardan oluşan kapalı bir sistemin içinde barınabilir.

Zaten bu sözünden bile anlaşılır ki Herbert amca geleneksel iktisadın karar verme konusundaki anlayışında sonuna kadar karşı. Karar verme süreci konusunda idealist ve gerçekten uzak bir tabloyu aceleci bir şekilde oluşturup aynı acelede reçete sunmaya çalışmakla suçladığı fikirleri savunacağını düşünebilir miyiz? Elbette hayır.
 
 

İşte böyle bir adam (ve daha fazlası) Herbert A. Simon. Karar verme süreci üzerine yaptığı çalışmasıyla bilinse de; yapay zeka, psikoloji, sosyoloji ve ekonomi gibi çalışma alanlarına yaptığı dolu katkı var. Haliyle bilişsel bilimler de Herbert amcadan bir parça kendinde bulmuştur. Bu adam sayesinde bilişsel bilimlere adım attım. Bana her “Ne alaka bilişsel bilimler? Sen siyaset bilimi mezunusun, kamu yönetimi okudun.” dendiğinde cevabım basit oluyor: Herbert A. Simon da siyaset bilimi mezunuydu. O yer edindiyse, ben neden edinemeyim?

Not: Bu uzun aralık için özürlerimi size sunarım. Yüksek lisansımın bitmesine çok az bir süre kalmış olması ve şu an içinde bulunduğum iş yeri dolayısıyla yazmaya vakit ayıramadım. Yoğunluktan yakın zamanda çıkıp size tekrar yeni yazılarla gelmek dileğiyle…

Not 2: Bu yazım daha çok hayran olduğum bir adamı tanıtmak üzerine kurulu olduğundan akademik kaynakça kullanılmamıştır.
 
27-11-2018