Belleğin Oyunları 'Gizem Aynacı'

Konuk Düşünürler


Diğer Yazıları

A+ A-


Çocukluğumuza dair ilk anıların neler olduğu sorulsa çoğu kişi bunu hatırlamakta zorluk çekecek ve çoğunlukla iki ila dört yaş arasındaki anıları hatırlayacaktır. 12 - 18 ay anılarını hatırlayan ise çok az kişi bulanacaktır. Hatırlanan bu anılar ayrıntılardan uzak, genel geçer görüntülerden ibaret olacaktır. Kişi çocukluğuna dair ilk anısını anlatırken bahsettiği olayda, bir durumu hatırlarken nerede olduğunu, yanında kimlerin olduğunu, koku ve sese dair ayrıntılarda zorluk çekecek hatta hatırlamayacaktır. Bunun  sebebi Freud’un adını verdiği belleğimizin çocukluk amnezisine uğramasından kaynaklanmaktadır. Çocukluk amnezisi 0-6 yaş arası olan hafıza kaybı olarak tanımlanmaktır. Terimsel olarak da, gelişimin erken evrelerinde üretilen otobiyografik anıların yetişkinlik döneminde tam olarak hatırlanamaması olarak tanımlanan bir durumdur(Yıldırım, Sonucu, & Çolak, 2018). Yaş büyüdükçe kişinin hatırladığı olaylar artacak aradaki zaman farkı azalacak ve detaylandırma gerçekleşecektir. Fakat olayın yaşandığı yaş dilimi önemli olmaksızın üzerinden geçen zamanla doğru orantılı bir şekilde olayın gerçekliği değişime uğrayacaktır. Bu başkalaşımla ilgili olarak Freud Günlük Yaşamın Psikopatolojisikitabında “Anılarımız zannettiğimiz ve gerçekliğine inandığımız olaylar çok daha sonradan gerçekleştirilmiş bir yeniden kurgudur. O anımızın baştan aşağı değiştirilmiş versiyonudur.”şeklinde vurgu yapmıştır. William James ise öznel zaman algısı ve öznel zaman hızlanmasından bahseder. On yaşındaki birinin bir yılı yaşamının onda biri iken elli yaşındaki birinin bir yılı yaşamının ellide biri olarak tanımlayarak hızlanan zaman için yaşanan tek düze olayların yığılması sonucu hatırlanmasında değişikliklerin olacağını söylemektedir. Piaget’nin 12 yaş sonrası somuttan soyut düşünmeye geçme teorisi de düşünüldüğünde biriken anıların konumlandırılması ve detaylarından bahsedilmesi zorlaşacak, sapmalar olacaktır. Travmatik ve tekrarı olmayan olayların haricindeki anılar mutlaka bir dönüşüme uğracaklardır. İleriki yaşlarda yaşanan soyutlanmalar geriye dönük anıların yok olmasına ya da değişime uğramasına neden olacaktır. Virginia Wolf’un Geçmişin Bir Taslağıotobiyografik kitabında ilk anısına dair yanılsamalarının olduğundan bahsetmiştir.
Belleğimizdeki anılarda meydana gelen değişiklikler her ne kadar gerçekliğe olan inancı sarssa ve can sıkıcı görünse de aslında yaşamın umut ışığı ve geleceğe kolaylıkla ilerleme de en büyük yardımcıdır. Douwe Draaisma kitabında yer verdiği, Henrilerin çalışması olan Buz Kasesi örneği bu durumu anlatmak için kullanılabilecek açık örneklerden biridir. Bu hikayede bir filoloji hocası hatırladığı şeylerden bahsederken, masa üzerine konulmuş bir buz kasesini hatırlaması durumu, basit ve ilgi çekici bir ayrıntıdır. Hiçbir travmatik durumu ve duyguyu barındırmayan bu anı üzerinde çalışan Henrilerin dikkatini çekmiştir. İncelenen anı sonucunda vefat eden babaannesinin ölüm zamanı ile hatırladığı buz kasesinin zaman dilimi uyuşmaktadır. Peki filoloji hocası neden ölen babaannesini değil de buz kasesini hatırlamaktadır? Bunun sebebi beleğin travmatik olayı ileride kişi hep hatırladıkça kötü hissetmesini önlemek için belleğin yaptığı bir oyundur. Belleğin bu oyununa Freud “perde arkası anılar” emektedir. Perde arkası anıların bilinçten bağımsız olarak ama bilinçdışından da silinmeyerek oluşturulmasının nedeni; ıstırap verici anılar ile itkilerin bilince ulaşmasını önlemektedir. Böylece ıstırap verici anılar başka şeylerle bağdaştırılıyor, bilinçdışından da atılmadan metaforlaştırılarak nahoş anı olmaktan çıkarılıp hoş anıya dönüştürülüyor. Bu dönüştürme itkilerin önüne geçip, kişinin acısını azaltmaya yönelik belleğin bize bir iyiliğidir diyebiliriz. Çocukluk çağındaki travmatik anıların başkalaşım geçirmesinden tutunda gençlik ve orta yaşlarda da yaşanan kayıp, aşk acısı, terk edilme, kaza, aileden birinin kaybı ya da ihaneti durumunda da belleğin ilerleyen zamanlarda bunu iyileştirici yanı olarak görebileceğimiz perde arkası anıya dönüştürdüğü pek muhtemeldir. Fakat belirtilmeli ki bu durum da şöyle bir ironi vardır. Psikolojik rahatsızlıkların temelini oluşturan 0-6 yaş travmalar ve perde arkası anılar ruh sağlığını elde etme, BDT ve MDR gibi tedavilerde travmatik anılara ulaşmayı zorlaştıran bir rol üstlenmektedir. Belleğin bilinçdışında gerçekleştirdiği tüm oyunları hayatımızın akışında iyi ya da kötü köklü değişiklere sebep olduğu kesin olarak söylenebilmektedir. Bu değişiklikler pozitif bilimler aracılığı ile kanıtlanmaktadır. Bizler ise soyutlanmış ya da gerçekliğinden sıyrılmışta olsa belleğimize güvenmenin dışında bir alternatif tercih edememekteyiz.
                                


Kaynakça

Alıntılar

Elif Yıldırım, Ezgi Sonucu, Merve Çolak; Çocukluk Çağı Amnezisi: Hatırlanan İlk Çocukluk Anısı Yaşı ile İlişkili Faktörler, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Dergisi, 2018

Sigmund Freud, Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, 1901

Douwe Draaisma, Hayat Yaşlandıkça Neden Çabuk Geçer?,2012

Virginia Woolf, Geçmişin Bir Taslağı, 1942

Jean Piaget, Gelişim Psikolojisi Kuralları

William James, Psikolojinin İlkeleri, 1890
Görseller
https://www.pexels.com/search/creative/

02-01-2020