Zümrüdü Anka Olmak...

A+ A-

   Zümrüdü Anka olmak… Küllerinden yeniden doğmak... Her cayır cayır yanışın, kor halinde kalıp  içten içe yanmanın ve kül olmanın deneyimlenmesinin ardından, tekrar, bir öncekinden daha da güçlü bir şekilde yeniden doğmak… Efsaneyi bilenler bilir.. Bütün kuşlar asırlardır görülmeyen kuşun izinden onu bulabilmek umuduyla yedi tane vadiyi, yedi tane zorluğu ve sınavı aşmaya çalışırlar… Her vadide kayıplar verilir, yani vazgeçenler, umudunu yitirenler veya geri dönenler vardır. Vazgeçmeyip sona ulaşan, Kaf Dağı’na ulaşan sadece otuz kuştur ve efsaneye göre Zümrüdü Anka onlardır… Başlarına ne gelirse gelsin, acımasız veya adaletsiz her ne sınavsa karşılarındaki yılmadan, vazgeçmeden ilerlemişlerdir onlar ve asla Zümrüd-ü Anka’yı bulabileceklerine olan inançlarını kaybetmemişlerdir… 

Elbette ki düşmüşler, kimi zaman vazgeçmişler, isyan etmişler ya da kendilerini kaybolmuş hissetmişlerdir. Ama en büyük gerçek şudur ki; kaç kez başarısız olduğunuz ya da kaç kere düştüğünüzle ilgili değildir hayat, her seferinde daha da güçlü, daha da yenilmez bir şekilde küllerinizden doğup devam edebilmekle, kaç kere düştüğünüz yerden kalkabildiğinizle ilgilidir..Kaç kere başarısız olduğunuz önemli değildir; düştükten sonra içinizde kalkabilme gücünü ve inancını bulabilmektir, vazgeçmemektir asıl başarı...

Kendinizi küçük şeylerle tanımlamayın, insan potansiyelini, beynini ya da yapabileceklerini hafife almayın... Hele ruhunuzu hiç hafife almayın... Sabır, inanç, çalışmak… Bu üçlü çok güçlü bir formül aslında; yenilmezlik formülü gibi bir şey bu… Zaten başarısızlık olmasa başarıdan, üzüntü olmasa mutluluktan söz edemeyeceğimiz ya da keyif alamayacağımız da bir gerçek değil mi?

    Her insan hayatında belli bir şeylerin sınavını verir. Kimi aşkı bulamaz kimi aileyi bulamaz, kimi iş bulamaz, kimi dost bulamaz ya da darbe üstüne darbe yer, kimi parayı bulamaz, kimi çocuk özlemi çeker, kimi sağlıkla cebelleşir vs vs… Herkesin hikayesinde tıpkı vadide takılan kuşlar gibi bir şeylerin sınavı beklemektedir bizleri... Kolay değildir asla, bıktırır, usandırır, isyan ettirir, pes ettirir, vazgeçtirir, psikolojinizle oynar, mutsuz eder, dibe batırır, umudunuzu yok etmek için elinden geleni yapar. "Neden ben?" dedirtir. Hayatınıza giren, hayatınızdan geçen tüm insanlar, engeller, haksızlıklar, her şey bu sınavın bir parçasıdır aslında. Peki gelelim en can alıcı kısıma; sınavı geçmek istiyor musunuz? Cevabınız evetse; formül belli; sabır, inanç, çalışmak… Elinizden geleni yapıp olmadığında bile evrenin size yapacağı, belli de bir zamanı olan bir süprizi kesinlikle vardır. Bu sınavı eninde sonunda vereceksiniz..En güzeli de arkanıza baktığınızda; insanlar, olaylar, aksilikler, adaletsizlikler, engeller; hepsi ama hepsi değersiz olacaklar..Ve şunu diyeceksiniz her seferinde; “Ben neler atlatmışım, bunu mu atlatamayacağım!” İşte bunu diyebilmek zaten sınavın yüzde elliden  fazlası demek ;) O yüzden başarısızlıklarınızı ya da düşüp kan revan içinde kalmalarınızı değil her seferinde nasıl da sağlam, nasıl da daha güçlü kalktığınızı hatırlayın, hayatın kilidi burda saklı çünkü… Ne tesadüftür ki tam da bu konuya karar verip, bu yazıyı kaleme aldığım akşam, tüm inancı, vazgeçmeyişi ve herkese ilham olan özel ruhuyla hepimizin aklına ve yüreğine kazınan, çok ama çok güçlü, genç ve çok güzel bir kadının, sevgili Neslican Tay’ın vefatını öğrendim. Kendisi yukarıda bahsettiğim sınavı öyle çok vermiş biri ki; küllerinden doğmak ne demek en iyi örneği olmuş. Her seferinde daha da güçlenmiş ve başarmış biri.. ”Eğer öleceksem de savaşmadan, mücadele etmeden ölmeyeceğim” demiş… İşte o kadar anlamlı ki bu aslında… Mücadeleci, savaşçı kişiliğiyle, umudunu asla kaybetmeyişi, güçlü inancı ve pozitifliğiyle bir çok insana ilham olan bu güzel kadını saygıyla, sevgiyle anıyorum… Ruhun şad olsun…Şu an çok güzel bir yerde muhteşem bir hayat sürüyorsun, biliyorum…

Eylül ayının;

İçeceği: Bol köpüklü bir türk kahvesi :)

Kitabı: Simyacı- Paulo Coelho 

(Eminim ben de dahil bir çok kişi okudu ama bence tekrar tekrar okunması gereken, bakış açısı değiştiren ve tam da bu ayki yazımın konusuyla da uyumlu bir kitap olduğu için önermek istedim.)

Alternatif öneri : Toza Sor - John Fante

Mottosu : “Asla vazgeçme! Çünkü kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.” Che Guevara

21-09-2019