Zeigarnik Etkisi

A+ A-

İlk defa psikolog Bluma Zeigarnik tarafından ortaya çıkarılan, kişilerin tamamlanmamış, yarım kalmış, bölünmüş durumları; tamamlanan durumlara göre daha kolay hatırlanabildiğini ifade eden psikolojik bir kavramdır. Bu durumun sebebi olarak bitirilmemiş, sonlandırılmamış işlerin, zihnimizi sürekli meşgul ettiği ve iş bitince, zihnin bu meşguliyetten kendini kurtardığı sonucuna ulaşmıştır.

Hayatımıza, dışardan gözlemci olarak baktığımızda; yaşadığımız olayları gözümüzde canlandırdığımızda, zeigarnik etkisinin izlerini taşıdığımızı görebiliriz.

Birisiyle tartışma yaşadığımızda, konu kapanmış bile olsa, biz hala içimizde o olaya karşı yorumlar yapmaya devam edebiliyoruz. Bunun sebebi, olayın; bizim istediğimiz gibi sonuçlanmamış yani tamamlanmamış olmasından kaynaklanmasıdır. Gestalt Psikoloji kuramına göre beyin, holistiktir. Holizm, bütünsel bakmaya eğilimli olmaktır. Eksik kalmış parçalar, beyin tarafından tamamlanır. Heyecanla izlediğimiz bir filmin sonu, istediğimiz gibi bitmediğinde, zihnimizde ‘belki’ ‘ama’ ‘keşke’ gibi kelimeler yer alır ve hayatımıza karışır. Hep bir tamamlama ihtiyacı içerisinde kendimizi buluruz. Beynimiz, kendisini olasılıklara göre imgelemeye başlarken, kendimizi sonu gelmeyen döngülerin içerisinde kaybetmeye başlıyoruz.

Özlediğimiz fakat belki de, bir daha görme ihtimalimiz bile olmayan bireyleri, bilinçli ya da bilinçsiz olarak hayallerimizde yaşatıyoruz. Aklımızda ya da kalbimizde yer edinmiş bu bireyleri, en son yaşamış olduğumuz ana götürerek, keşke şu sözü söyleseydim, belki de o da bana bunları söylerdi, şeklinde birçok diyalog hayal etmeye başlıyoruz. Başlangıçta kısa süreli de olsa rahatladığımızı düşünüyoruz fakat gerçek dünyaya döndüğümüzde, bu diyalogların sadece hayal ürünü olduğu, yüzümüze acı bir gerçek olarak çarpıyor. Uykusuz kaldığımız gecelerde, bu düşüncelerin bitmek bilmeyen tekrarı, bizi yoruyor. Bazen de gördüğümüz rüyalarda, bu eksik anıların tamamlandığını görüyoruz.

Çoğu zaman psikolojik olarak yıpranmaya neden olsa da, bir süre sonra bedensel olarak da yıpranma başlayabiliyor. Uykusuz kalmak, açlık hissetmemek, baş ağrısı yaşamak gibi. Bu durumda yapmamız gereken iki seçenek var. Bunlardan birincisi durumu olduğu gibi kabul edip, odak noktamızı başka durumlara yöneltmektir. Kendimizi iyi hissettiren ve başarılı olduğumuzu düşündüğümüz yönlerimize daha çok ağırlık vererek, özsaygımızın korunmasıdır.

İkinci seçeneğimiz de eğer imkanımız varsa, daha önce eksik bıraktığımız diyalogları, tamamlamaktır. Örneğin yakın arkadaşımızla aramızda şiddetli bir tartışma yaşandı. İstemediğiniz sözler duydunuz ve o günden sonra bir daha onunla konuşamadınız. Yakın arkadaşınız olduğu için, birlikte yaşadığınız birbirinden eğlenceli anılarınızı da sık sık hatırlıyorsunuz. Bu durumda ilk adımı atıp, arkadaşınızla yeniden diyaloga geçebilirsiniz. Belki o gün yaşanan tartışmanın, aslında sandığınız kadar büyük olmadığını, arkadaşınızla konuşunca anlayacaksınız. Harekete geçmek, düşüncelerle kalmaktan her zaman iyidir. Eksik parçaları, ancak bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Olaylar, istediğimiz gibi tamamlanmayabilir ama en azından artık, eksik kalmamış olur. Tamamlanmayan olaylar, beynimizi daha çok yorar. İyi veya kötü olarak tamamlanırsa, bu durum bizleri de rahatlatır.

Olayları tek taraflı değerlendirmemeli, olumlu ve olumsuz yönlerini birlikte değerlendirmeliyiz. Tek taraflı bakış açışına sahip olursak, zihnimiz tamamlanmamış olaylar olduğunu düşünür ve tamamlama çabasına girer. Yaşadığımız durumları, bütün olarak görebildiğimizde, kendimizi daha iyi hissedeceğiz. Sadece hayal kurmakla yetinmeyip, gerekli çabamızı gösterdikten sonra; sonuçlar bizler için daha anlamlı olacaktır. Hedeflerini, tamamlayanlardan olmamız dileğiyle…


Kaynakça

https://images.pexels.com/photos/33582/sunrise-phu-quoc-island-ocean.jpg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

https://images.pexels.com/photos/4010464/pexels-photo-4010464.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

https://images.pexels.com/photos/3243/pen-calendar-to-do-checklist.jpg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

https://images.pexels.com/photos/3806690/pexels-photo-3806690.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

27-12-2020
ankara psikolog