Zayıflarken Yapılan Yanlışlar!

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

 

‘Ekmeği kestim artık. Ekmek saf zehir !’

‘3 beyazı çıkaracaksın hayatından azizim !’   ee neyse o 3 beyaz..

‘Az yiyorum artık. Sabah ve akşam. O kadar.’

‘Sabah 3 yumurta yiyorum. Ne o öyle uzun zaman yumurtadan korkuttular bizi ! (BOYKOT.. NEYİ BOYKOT EDİYORSA ARTIK..)

 ‘Sinameki içiyorum ben. Böylece yağ olarak depo etmiyorum hiçbir şeyi !’ Bu da en tehlikeli danışan. Fitobilimci danışan..

 

Hepsine tek tek geleceğim ama. Ya bu kalıplar nedir beynimizdeki? En çok da ekmeğe düşman kesime üzülüyorum. YAV BU EKMEK SİZE NE YAPTI !!

  

100 kilo olduk ey diyetisyen ! Homini gırtlak ekmek yedik hep hamur olduk...

 

Peki o baklavalar, börekler, kekler, poğaçalar, pişiler yenirken neredeydiniz efendim? Sabah öğle akşam yediğiniz 2’şer dilim mi size düşman sandınız! Esas düşman ekmeği size düşman yapan toplumdur. Kendini diyetisyen sanan doktor (?), mühendis, hakim, avukat !! Esas düşman kulaktan dolma bu pis bilgiler.. Dolma demişken.. pirinç de düşman ! HAYDAAAA..

 

Hadi gelin. Birlikte zihinlerimizi temiz bilgiyle dolduralım.

 

1. Ekmek candır. Kompleks karbonhidrattır. Kasın ihtiyacı olan enerjiyi verir, kanı ve beyni besler. Yetersiz alınırsa vücut yağ depolar. Kas kendi içindeki glikojen deposunu yıkar. Kas parçalanır. Beyin kendine vücut içinde glikoz bulmaya çalışır. Zorlanır. Dolayısıyla ekmek yemeyerek zayıfladığınızı zannederken aslında vücudunuzun işini zorlaştırırsınız. Tabii bir oturuşta bir ekmek de yemiyoruz dimi? Her şey ayarında !

 

2. 3 beyaz.. Nedir bu 3 beyaz? Un, tuz, şeker.. Az çok biliyoruz hepimiz. Peki neden tüketmememiz veya ne kadar tüketmemiz gerektiğini biliyor muyuz?

 

Un      à Haklısınız basit şekerden ibaret. Vücut unu sindirmek için daha çok çaba sarf etmediği için sevmeyiz...

Tuz     à Fazlası zarar. Ödem tutturur.

Şeker à Vücudun ihtiyacı yoktur.

 

Tuzu hayatımızdan tamamıyla çıkaramayız. Tiroid bezlerimiz iyotla çalışıyor. Çalışmayan tiroid bezi metabolizma hızını değiştiriyor. İyot nerede? Tuzda... Peki günde tüketmemiz gereken tuz miktarı sizce ne kadardır?

 

2017 yılında bir anket yapmıştık. Beslenme bilgi düzeyi anketi. Ankara genelinde ortalama 500 kişiyle çalıştık ve bu soruyu orada sorduk. 1000 gram yazan bir mühendis ağabeyimiz vardı. Ya birimi karıştırdı ya da kiloyla tuz huy onda. ­­­Dünya Sağlık Örgütü tarafınca günlük tüketmemiz gereken tuz miktarı 6 gram ile sınırlandırılmışken; Türkiye’de kişi başı 17 gram tuz tüketiliyor. İşte bu çok dostum ! Tuzu kestim dese de tüketimi 6 grama ancak düşecek insanlar var bu ülkede. E fazlası ne oluyor? Ödem tutuyor..

 

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

Vücuda giren şeker 3 gün yağ yakımını durduruyor. Bu sebeple de şekerden hayatımız boyunca uzak durmalıyız. Bu vücut tatlı istiyor arkadaş! diyorsanız vücudunuzun şeker ihtiyacını meyvelerden karşılamanızı tavsiye ederim.

 

3. Az yemek. Az yiyen tabii ki zayıflıyor ancak sonrasında kilo alıyor. Gelin bunun denklemine bir bakalım.

 

Diyelim ki;

Günlük almamız gereken enerji           à 1500 kkal

(organların çalışması için)

 

Sizin az yiyerek aldığınız enerji             à 1200 kkal

 

Organlara gereken enerjiyi

Veremediğinizde kapasitesini düşüren

organların ihtiyacı olan yeni enerji       à 1000 kkal

 

 

 

                        ALDIĞINIZ – VÜCUDUN İHTİYACI OLAN = 200 kkal

                                                                                           FAZLA ENERJİ

 

Dolayısıyla az yemek kilo aldırır. Bir de kıtlık bilincinden bahsetmiştim önceki yazılarımda. Aslında metabolizma birbirini takip eden zincir şeklinde çalışıyor. O sebeple birçok etmen var zayıflamada ve ancak bir ‘’Diyetisyen’’ bu etmenleri tam tamına bilebilir. Biraz önce bahsettiğim kalorileri de ancak bir diyetisyen belirleyebilir. Bir avukattan fikir almayınız.  

 

4. Yumurta… Efendim yiyin zaten. Fakat kolesterolden bahsetmem gerekecek sanırım… Vücuda karaciğer tarafından salgılanan bu kolesterol 2 birimden oluşuyor. LDL ve HDL. Halk arasında bunların lanet kolesterol (LDL) ve hayırlı kolesterol (HDL) olarak bilinmelerinden de anlaşılacağı üzere bunlardan biri iyi diğeri ise kötü.

 

Karaciğer siz besinlerden alsanız da almasanız da bir kolesterol zaten salgılıyor. Bu da vücudun ihtiyacı kadar. LDL ise beslenmeden etkileniyor. Yani karaciğer salgısının üstüne bir de besinlerden alınan fazla kolesterol sebebiyle kanda kolesterol oranı yüksek kalıyor.  Bir de HDL var demiştik. Onu da omega-3 ve fiziksel aktiviteyle artırabiliyoruz.

 

Ee peki bu kolesterolden neden bu kadar bahsettik durup dururken? Durup dururken değil efendim; yumurta, kolesterolü yüksek bir gıdadır. Şimdi zaten kolesterol hastasıysanız günde 2 – 3 yumurta yemenin yararı nerede acaba? 1 yumurta günlük kolesterol ihtiyacını zaten karşılarken…

 

5. En tehlikeli işe geldi sıra: Diüretik bitkileri çay olarak tüketmek. İşte bu noktada bağırsaklarınıza kalıcı hasar veriyor olabilirsiniz. Diüretik ne demek dediğinizi duyar gibiyim. Su atıcı demek kendileri. Sindirim sırasında ihtiyaç duyulan vücuttaki suyu, kullanmadan atarak sindirimi yavaşlatıyor ve siz hem kaybolan su yüzünden hem de sindirilmeyen besinler yüzünden kilo veriyorsunuz. Daha doğrusu vücudunuzdan atılan suyun tartıdaki yansımasını görüyorsunuz diyebiliriz. Ancak bağırsaklarınız geriye dönüşsüz bozuluyor olabilir. Ayrıca tuvalet alışkanlıklarınızı değiştiren bu yönteme bir süre sonra bağımlı hale gelebilirsiniz.

 

Kısaca demek istiyorum ki; oradan buradan duyulan her söze her kalıba inanmayınız, itibar etmeyiniz efendim. Bir uzmanına danışınız. Çok sık duyduğum doğru bilinen yanlışlara yer verdiğim bu yazıda umarım farkındalık yaratabilmişimdir.

 

 

13-02-2018