Zamansız Öğrenilen

A+ A-

Bir önceki yazımda bilmediklerimden bahsettim ya. O yazıdan sonra bilmediğim ne kadar çok şey varsa önüme çıktı. Bilmediğim tonlarca şey varken şu kısa zamanda öğrendiklerimi anlatayım size.

 Hissetmeyi öğrendim en çok.  Hissederek yapılan hataların, mantığınla yaptıklarından daha az kırdığını öğrendim. ‘O an öyle hissettim ve yaptım’ açıklamasının ne kadar hafifletici olduğunu öğrendim.

Bir saat önce varken bir saat sonra olamayacağını öğrendim. Kavuşmak için kat edilen yolların, kilometrelerce uzaklığını öğrendim. Herkesin aksiliğinden dem vurduğu kadının, teneşir üzerinde yatan morarmış koca bedeni nasıl zayıf görünür, onu öğrendim. Annesi kefenlenirken, annenin yaşadığı çaresizliği küçük bedeninle göğüslemeyi öğrendim. Annenin yıkımıyla güçsüz kalabildiğini öğrendim. Bir yakınında hoşuna giden ufacık önemsiz bir eşyanın, ölümle sana nasıl geldiğini öğrendim.  Ufacık bir yüzüğün bir insana nasıl ağır geldiğini öğrendim. Ve o yüzükle, ölümün baş ucunda olduğunu öğrendim. Yakınlarının ölümüne hazırlanmayı öğrendim.

Bir ilişkide saygının ne demek olduğunu öğrendim. Sözlerine, davranışlarına, bakışına saygının nasıl sığabileceğini öğrendim. Sevginin ne olmadığını öğrendim. Yanlış zamanlarda yanlış insanlara verilen çabanın zamanı gelince seni nasıl güçsüz bıraktığını öğrendim. Eksik kalan tüm yanlarını birinin nasıl tamamlayabileceğini öğrendim. Birinde kendini bulmanın verdiği hoşluğun yanında, birinde kaybolmanın boşluğunu öğrendim. Bitti denilen yerde nasıl yeniden başlandığını öğrendim. Birilerinin senin yanında olmak istediğinde her koşulda yanında olabileceğini öğrendim. İnsanlar kötü gününde kendisine iyi gelecek insanları yanında ister, kötü gününde yanında olmana izin vermiyorsa biri, kalmak için zorlamamak gerektiğini öğrendim. Gitmek isteyene git demeyi öğrendim. Hayatta yaşama gücünü sadece kendinde bulabileceğini öğrendim. Kendi dertlerine ağlarken bencilce, başkalarının yaşantılarına ağlamayı öğrendim. Hayatta tanıştığın her insanın sana bir şeyler öğrettiğini ve hayatından çıkan herkesin sen de bir iz bıraktığını öğrendim.  
Dostluğun ne demek olmadığını öğrendim. İnsanların beklentilerini karşılamayınca ‘hiç’ olduğunu öğrendim. Herkesin acısının kendisine büyük olduğunu, benden büyük birinin yaşadıklarımı küçük gördüğünde öğrendim. Dost omzunda ağlayıp güçlenmeyi öğrendim. Sabrımın tükendiğini öğrendim. Defalarca affedebildiğin insanlara bir süre sonra dönüp bakamadığını öğrendim. Her gün yeniden başlamayı öğrendim. Bilmenin verdiği yorgunlukla beraber, bilmediğin şeylerin eksikliğini öğrendim. Zamansız öğrendiğim bunca şeyden sonra zamanında öğrenmek istediklerimi öğrendim.

Zamanla öğrenilen pek çok şeyi anlatmak ümidiyle…

 

 

 

05-09-2019
Seda Tener

Seda Tener

Gazeteci

Güzel gülmenin her zaman derin yaraları olur. Derin yaraları gülerek aşıp insanların derinliğine dokunmaya çalışan, biraz da akılları zorlayan bir fikir işçisinden ibaretim.

seda35.st@gmail.com