Z Kuşağında Obezite Sorunu

A+ A-

Gelişme çağındaki çocukların beslenmeleri çok önemlidir. Her gıdadan vitamin alınması çocuğun beyin ve vücut gelişimi için şarttır. Fakat çocuklar ek gıda döneminde yemek yeme konusunda isteksiz olup ebeveynleri yoruyorlar. Bu durumunda etkisiyle çocuklarda bir takım beslenme bozuklukları ortaya çıkıyor.   Son zamanlarda dışarı çıktığımda en net gözlemlediğim durum çocukların aşırı kilolu olması. Parklarda, marketlerde, sokaklarda, okullarda gördüğüm kadarıyla çocukların azımsanmayacak bir kısmı olması gereken kilodan daha fazla bir kiloya sahip. Bu durum çocukların koşmasını, eğlenmesini rahat hareket etmesini de son derece etkiliyor. Kilo sorunu yaşayan çocuklar koştuklarında, oyun oynadıklarında nefes problemi yaşıyorlar daha çabuk yoruluyorlar. Bu sebeplerden ötürü bir süre sonra çocuklar hareket etmek istemiyor çünkü  bu durum onlar için tahmin ettiğimizden daha zor bir hale dönüşüyor.

 Peki ne oluyor da çocuklarımızın fiziksel görüntüsü böyle bir şekil alıyor? Bunun üzerine düşünecek olursak karşımıza yine toplumsal sorunlarımız çıkıyor. 90’lı yıllara baktığımızda çocukların sokaklarda daha özgür, daha sosyal bir hayatlarının olduğunu akşama kadar arkadaşlarıyla korkmadan, tedirgin olmadan sokakta enerjilerini attığını söyleyebiliriz. Sokaklar o zaman daha güvenilirdi. Çocuklar enerjilerini özgürce atabiliyorlardı daha hareketlilerdi. Şu an bunun aksi olmasının birçok sebebi var. Teknoloji gelişti, geçmişe nazaran insanlar dünyada olan kötü olaylardan çok daha fazla ve hızlı haberdar olmaya başladılar. Bu durum çocuklara zarar verme eğilimi olan bireylerin aslında çok daha yakınlarımızda olduğunu fark ettirdi.

Önce onların tek başlarına dışarı çıkmasını bu sebeple istememeye, engellemeye ve kısıtlamaya başladık. Evde enerjilerini atamayan çocukları teknolojiye bağımlı bir hale geldiler. Çocuklar dijital ortamlarda fastfood reklamları görüp dış dünyada neler yendiğini, hayatın evde ailesinin ona sunduklarından ibaret olmadığını görmeye başladılar. Artık hazır gıdaya ulaşmak hem ekonomik olarak hem erişim olarak kolaylaşınca çocuklar istemeye, aileler almaya başladı. Zamanla bu şekilde yemek yeme alışkanlığı hem bağımlılık yapmaya hem de hepimizin kolayına gelmeye başladı.  Sabah kahvaltıda sadece gevrek yiyen yabancı aileleri televizyonda görüp onlara özenen çocuklar sabah kahvaltılarını onlar gibi yapmayı sevdi. Ailelerin ise yemeği zorla yedirdiği çocuklarının karnını  bu şekilde doyurması haliyle kolaylarına geldi. 

Gördüğüm kadarıyla çocuklar günlük zorlamalar ile sorumluluklarını yerine getirip geriye kalan boş zamanlarında tabletle, telefonla, televizyonla zaman geçiriyor ve pratik, hazır gıdaları tüketiyor. İstismarın yaygınlaşması onları eve kapatırken, teknoloji bağımlılığı onların enerjilerinin içinde patlamasına sebep oldu. Hareket etmeyen ve gelişim döneminde olan çocuklarımızın kilo problemleri onların sağlığını da bu kadar tehdit ederken ruhlarına neler yapıyor bunu hiç düşündük mü? Yapılan araştırmalar ve gözlemler kilo sorunu yaşayan çocukların büyük bir kısmının okulda başarısının daha düşük olduğunu ve özgüven sorunu yaşadıklarını gösteriyor. Bireylerde en son gelişen duygunun vicdan olduğunu düşünürsek diğer çocukların, kilo sorunu olan çocuklara psikolojik bir şiddet uyguladığını söyleyebiliriz. Yaşadıkları bu akran zorbalığı ne yazık ki çocukların özgüvenini daha da çok kıran bir faktör olabiliyor. Bir süre sonra yemek yemek onları hayatta en mutlu eden aktivite haline dönüşüyor. Kilo aldıkça hareket etmek istemiyorlar. Hareket etmedikçe daha çok kilo alıyorlar. Kiloları arttıkça kilolarına ters orantılı bir şekilde özgüvenleri azalıyor. Bu tarz sorunlar yaşayan bireyler ileride iş ararken daha az efor sarfedebilecekleri tarzda işlerde çalışmak istiyorlar. Çünkü alıştıkları hayat bunu gerektiriyor.  Bu hep böyle mi gidecek? Ne yapsak bu gidişatı değiştirebiliriz diye düşünürken aslında her şeyin ebeveynlerin elinde olduğunu görmek zor değil. Her gün sadece bir saatimizi çocuklarımıza ayırıp, onlarla birlikte yürüyüşe çıksak onların hareket etmelerini enerjilerini atmalarını sağlasak, hatta maddi imkanımız ve zamanımız izin veriyorsa onları ilgi alanlarının olduğu bir spor dalına yönlendirsek çok daha iyi olmaz mı? Böylece hem sağlık sorunlarının önüne geçmiş oluruz hem de onların bir konuda iyi olduklarını onlara göstermiş ve özgüvenlerini arttırmış oluruz. Fastfood konusuna gelince ise; çocuklarımıza ödül olarak hamburgerler bu hazır gıdaları sunabiliriz. Yani karneleri iyi geldiğinde, herhangi bir konuda başarılı olduklarında onlara hediye olarak mutlu olacakları ve ebeveynleriyle dışarıda zaman geçirebilecekleri bir hediye verebiliriz. Böylece dışarıdan yemek yemek, aileleriyle zaman geçirmek onlar için daha kıymetli bir hale gelecektir. Kendileri için sporla, sanatla ve müzikle ilgilenen çocuklar toplumun eğitim seviyesini de arttırır. Çocuklarımıza zaman ayırmak ise onların ruhunu en çok besleyen gıda olacaktır.


Kaynakça

1. https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/gida-saglikli-kalp-sevimli-4546118/

22-03-2021
Serenay Nur Arun

Serenay Nur Arun

Sosyolog

1996 Ankara doğumluyum. Sosyoloji Lisans mezunuyum. Toplum bilimi üzerinde çalışmalar yapmayı, kafamda projeler geliştirmeyi çok seviyorum. Okur, yazar, araştırır her şeyi merak ederim. En büyük tutkum gezmek. En büyük hayalim ise daha çok gezmek. Boyamaktan, düşünmekten ve bol oksijen almaktan keyif alıyorum.

serenaynurarun@outlook.com

serenaynurarun