Yorgun Plak

Yorgun bu dizeler, notalar.

Üşüyorlar...

Kaçıyorlar mı dersin?

Ama neyden?

Ben bir dizeyim; oturdum çizgime, her saniye yeni bir harf ekliyorum benliğime. Neden?

Yüzyıllardır aynı gramofonda döner bu plak. Şöminenin yanı başında, kar manzaralı pencerenin önünde, ışıldayan çam ağacının altında.

Her insan acı çeker; sen kadar, ben kadar. Bir kapıdır ''orası'', huzur yeridir.  Aidiyet hissedersin, ‘’orası’’dır senin evin. Kimse tanımasın isterim beni, hiç kimse bilmesin. Bir süre, sadece,  kendime ihtiyacım var.

Bu notalar...

Onlar yalan söylemiyorlar.

Bu notalar...

Plağın üstünde dans ediyorlar.

Kalbime akıyor gözyaşlarım, yakıyorlar. İsyanım Tanrı'ya değil, insanlığa.  Ne zaman güzelliği öğrenecekler?

Çok çok uzak yerler gördüm, uzak insanlar tanıdım, uzak hayatlar tattım; herkesin kendine yarattığı dünyasında. Kilise çanları, ezan sesleri duydum. Acıyı, kasveti de hissettim kalbimde, neşeyi ve mutluluğu da. Bazen insanlarla, çoğu zaman 'ben’imle. Dolu dolu sayfalar yüklendi üzerime. Sonra da yağdı başımdan aşağı, ellerime.

‘’Güzelliği tanımla bana.’’ dedim, sustu. ‘’Çirkini göster bana’’ dedim, sergi sundu.

İnsanlar ister, hep ister ama çabalamaz. Bu yüzden elde edemez, hayalleri yarım kalır ve mutluluktan uzaklaşır. İnsanlar başkalarının ümitlerini karalar çünkü kendisi ümitsizdir. İnsanlar gelişir, âşık olur, mücadele eder. İnsanlar mahveder, yıpratır, öldürür.

İnsan evladı, bazen her şey bazen hiçbir şeydir. Yüzyıllardır aynı gramofonda döner bu plak, bu yorgun plak. Şöminenin yanı başında, kar manzaralı pencerenin önünde, ışıltılı çam ağacının altında...

 


Kaynakça

Fotoğraf: Müge Nur Öğütcü

08-08-2019
Müge Nur Öğütcü

Müge Nur Öğütcü

Deneme/Şiir/Hikaye

Ben bu kazağı örmeye ilkokul yıllarımda başladım, yaklaşık 15 yıl oldu. Yeni şeyler öğrendikçe elimdeki ilmeklerle oynamak çok daha keyifli hale geldi. Farklı materyalleri, yöntemleri, renkleri hiç yadırgamadım. İçimdeki müziğe kulağımı tıkamadım. Emek verdim, hissettim, düşündüm ve anlatıyorum... Kimi zaman ördüğümü söktüm, başa döndüm. Kimi zaman eksik ördüm, daha çok çabaladım. Şimdiyse en büyük dileğim; bu kazağı giyebilmek. İnsanlar ne zaman ki benim adımı anıyorlarsa, dileğim gerçekleşmiş demektir. Sevgilerimle…

m.ogutcu@hotmail.com.tr