Yirmi Beşinde Ölmeyen İnsanlar

Rüzgarın yağmura,

Güneşin kızıla ve gecenin eninde sonunda karaya gömüldüğü günlerin art ardalığında,

İnsan yalnızca bir şeyi ister.

‘Yaşamayı’

‘İnsan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar 25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. Ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.’ demiş Tarkovski.

 


İnsan 25’inde ölmemek için bir sarmaşığa dolar tüm benliğini

Gider aşka tutunur.

 

Kilometreleri koşar nefes alabilmek için

Ağlar çocuklar gibi ufacık bir kalp kırığında

Yeniden gülmek için

Öper kıyısına güneş vuran kavruk tenli yabancı dudakları

hissedebilmek
için

 

Yalnız dudaklarıyla değil

Yahut yalnız teniyle dokunmaz yatıştırmak için, küçük rüzgarların ürperttiği bedenlerin soğuğuna.

Yalnızca tutkunun ateşini kül etmek için de bir olmaz iki pürüzlü dünya

Dudaklar birbirini bulur bedenler gibi.

Orası asırlardır hiç de zor olmamıştır zaten

Zor olan birine yüreğinle sarılmaktır
 

 

İnsan yaşamak ister,

Yaşamanın yolu hissetmektir.

Ve en yoğunudur hislerin AŞK

Bu dünyada iz bırakan her şey aşktan geçer

Her insan her şiir her roman bir parça aşka bulanır

Ve öyle kızarır ölümsüzlük ateşinde

Aşk yalnızca kıvrılan bir kirpiğin burunda tütmesi değildir de

Bazen bir davanın sevdası olur Nazım’ın şiirlerine konar

Bazen bir gücün aşkına dönüşür

Mevlana’nın hoşgörü kapılarını açar

  

Aşktır yaşamaya can veren

Yaşayana can verdiği kadar.

İki kişiye tahsis edilen yeni bir dünya yaratır.

Sevgili Cemal Süreya’nın kalemine döktüğü gibi,

  

‘Niçin sevmiyorsun duvar kağıtlarını

Hoş belki de seviyorsun

 

Herkes az buçuk sarhoş

Herkes bir şeyler söylüyor

 

Ama yalnız ikimizin sözcükleri

Sarmaşdolaş

 

Üzerinden sevişmek, kadınım,

Sigaranın, Asya'nın, omuzların,

 

Üzerinden aile fotoğraflarının

Eller nasıl duygandır nasıl yalın

 

İki ses, iki bakış, gelişir nasıl

Tek bir cümle gibi, sözlere karşın

 

Sivri topuklar nasıl ortasına

Gömülmüştür belleksiz halıların’’


Aşk bambaşka yaşamaktır.

Sanılanın aksine, bittiği yerde sizi bitirmez

Gözyaşlarınızda boğulmaz,

Size gözyaşlarıyla boğulmayacağınızı

Yaşamayı öğretir.

Yalnızca güçlendirir.

 

 

Yolunuzun aşktan geçtiği,
Değil yirmi beşinizde yetmiş beşinizde bile yenilen doğduğunuz 
bir yıl olsun 2019 :)


Ve hissettiğiniz

Duvar kağıtlarını,

Sivri topukları

Ve sarhoşluğu

Belki aşktan belki şaraptan…

 

 

23-12-2018
Ege Ötenen

Arşipel

Ege Ötenen

Arşipel

Merhabalar ben Ege, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümü öğrencisiyim. 1997 yılının Ağustos ayında aranıza katıldım. Ne sanatın her halinden ne insanın her halinden anlarım ama ikisini de tanımaya değer bulurum. Biraz duygusal, biraz mantıklı işte her şeyden biraz birazım.

egeotenen@medyacuvali.com