Yıldız Tozu

“Bizler yıldızlar hakkında düşünen yıldız tozlarıyız.”

– Carl Sagan

 

İnsanoğlu, bilincinin farkına vardığı andan itibaren, hayatın anlamı ve başlangıcı hakkında sorular sordu. Dünya’nın  “büyük patlama” ile oluştuğu tüm insanlık tarafından kabul edilmiştir ancak canlı hayatının temeli hakkında birçok teori vardır. Bunların içinde en kabul edilebilir olanı insanoğlunun, Dünya gezenine yıldız tozlarından gelmiş olmasıdır.

Yıldızlar, uzayda dağınık bulunan maddenin kütle çekim etkisi ile bir araya gelmesiyle oluşmuşlardır. Yaşam döngüleri ve nasıl yok olacakları bu kütleye bağlıdır. Küçük kütleli yıldızlar daha uzun ömürlü olan yıldızlardır. Önce kırmızı dev sonra bulutsu olurlar ve en son beyaz cüce olup yaşamlarının sonuna gelirler. Büyük kütleli yıldızlar ise önce kırmızı süper dev, sonra süpernova, son olarak nötron yıldızı ya da karadelik olurlar. Renklerine göre de mavi-beyaz yıldızlar en sıcak, kırmızı yıldızlar en soğuk yıldızlardır.

Yıldız tozları ise nükleer yakıtını tüketip patlayan ve maddelerini çevrelerindeki boşluğa çok küçük tanecikler halinde püskürten yıldızlar sayesinde oluşur. Birçok yıldızın küçük parçaçıkları, gezegenleri ve Güneşi oluşturan yoğun toz ve gaz bulutunun içinde mevcuttur. Yani gök cisimlerinden, yıldızlar arası maddenin çok küçük tanecikleri olan saf yıldız tozu izole edildiğinde, yıldız tozunun kimyasal bileşimi, doğumundan önce çevresinde ne tür yıldızlar olduğunu araştırmaya olanak sağlayabilir.

Yıldızlardan geldiğimiz öne sürüldüğünde verilebilecek en belirgin örneklerden birisi de ağır kütleli elementlerdir. Büyük patlama sonucu oluşan elementlerin küçük kütleli elementler olduklarını biliyoruz. Peki hayatın yapıtaşlarından olan ağır elementler nasıl oluşmuşlardır? Bunu, yıldızların kalbinde, yani ağır elementlerin oluşmasını sağlayabilecek ısıya ve basınca sahip olan en iç katmanlarında oluşmuş olmaları olarak açıklayabiliriz.

Carl Sagan, “DNA’mızdaki karbon, dişlerimizdeki kalsiyum, kanımızdaki demir, içtiğimiz sudaki oksijen kendi içine çökmüş bir yıldızda yapılmıştır.Bu da bizi yıldız tozu yapar.” sözüyle aslında yıldızlardan yapıldığımızdan bahseder. Yaşamın yıldız tozlarından gelmiş olması, canlı hayatına evrensel birlik hissi veren ve bilimsel olarak doğru bir fikirdir.Tüm elementlerin yıldız temelli olmasının ve Dünya gezeninin,  patlayan yıldızların evrene dağılıp yıldız tozlarının çekim etkisiyle bir araya gelmesiyle oluşmuş olmasının da gösterdiği üzere yaşamımız dahil sahip olduğumuz her şeyi yıldızlara borçluyuz.

12-03-2019
Melahat Ünal

Melahat Ünal

Bilim, Teknoloji, Evren

Yazdıklarım genel olarak temel bilimler, astronomi ve uzay bilimleriyle ilgili araştırmalar, teoriler ve yapılmakta olan projeler hakkında. Bu blogun yazılma amacı, benzer şeylere ilgili insanlarla düşüncelerimizi paylaşmak, yeni şeyler öğrenmek ve farklı bakış açıları kazanmak. Umarım okumaktan keyif alırsınız…

*Camelopardalis, Kutup Yıldızı’nın aşağısında, Büyük Ayı ile Cassiopeia arasındaki sönük yıldızlardan oluşan bir takımyıldızdır. Sönük bir takımyıldız olması, görülebilecek hiçbir şeye sahip olmadığı anlamına gelmez tıpkı sıradan bulduğumuz şeylerin hayatımızı değiştirebilecek potansiyele sahip olabileceği gibi…

melahatunal51@yandex.com