Yerlilere İstanbul Rehberi

Konu İstanbul olunca insan nereden başlayacağını şaşırıyor .’’ Yeme – İçme rehberi mi yapsam ?’’ ‘’ Yok yok şunları da ekleyeyim en iyisi ‘’ derken ortaya böyle karışık bir şey çıktı . Umarım faydalı olur . Malum İstanbul benim üçüncü memleketim . Üniversite yıllarım, çocukluğumun yaz tatilleri geçti bu koca şehirde. Hal böyle olunca da kah şehri turist gibi gezdik , kah Antep hasretini gidereceğimiz restaurantlar keşfedip güzel ziyafetler çektik.. Neler yapmadık ki ! Hala da keşfedilmeyi bekleyen bir sürü semti , cafesi , insanı , aktivitesi olan bu şehir yaşa yaşa bitmez. İstanbul’da yaşayan halk bile yerli turisttir aynı zamanda. İşte bu yüzden Sen büyüksün İstanbul .

Cuma Akşam

Cuma genelde haftanın son çalışma günü olduğundan , akşam olunca tüm haftanın stresini atmak için kendimizi ödüllendirmek isteriz  . Deniz ürünleri seviyorsak ve aileyle / arkadaşlarla gidilecek , alkolsüz , nezih bir yer arıyorsak ; Yeniköy’deki Takanik Balık doğru adres .



Takanik'e aşina olup , yeni bir yer arayışında olanlara ise Tarabya Kireçburnu Sahili'nde bulunan Set Balık 'ı öneriyorum. Zengin sıcak / soğuk mezeleriyle ve taze balıklarıyla her daim misafirlerinin yüzünü güldürmeyi başarıyor bu mekan .
bkz. https://www.mehmetyasin.com.tr/set-balik-lokantasi-kirecburnu-tarabya/

     

Balık sevmeyenler için biraz ileride Arnavutköy ’de Bodrum Mantı var .  ( Ailemizin meeting point ’i) Buranın Bodrum usulü fırınlanmış spesiyal mantısı Çıtır Bihter çok başarılı  .

Mantı demişken , mantıyı çok sevip , klasik mantıdan sıkılan , mantıda bile atraksyon arayan bilhassa Y kuşağına önerim Beşiktaş Çarşı ’daki Sinop Mantı ‘ dır.  Farklı katlamalı formuyla , file ceviz ilaveli süslemesiyle ( spoiler da verdik ) hem gözünüze hem midenize hitap eder diye düşünüyorum .

Mantıyla balıkla işi olmayanlara ise yine Beşiktaş ’da ( şu an tadilatta olduğu için Bomonti ’deki şubeye transfer olabilirsiniz ) harika bir hamburgerci önerim var ; Biber Burger  !  Jetlag Burger benim favorim , Louis onu takip ediyor. Domates çorbası da çok iyi.  Evet hamburgercide çorba içmişliğim de var . Ah bu diyetlerin gözü kör olsun. Gülmeyin . Yazın bir kenara .

Cumartesi

Hava güzelse ; Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü manzara eşliğinde harika bir kahvaltı için ilk durağımız olur .



 Dondurmacı Ali Usta’dan Bal bademli dondurmamızı alır ve ineriz Moda Sahili ’ne  . ( Bir diğer alternatif Caddebostan Sahili )

Avrupa yakasında Florya Sahil ‘ ini ayrı severim . Önünde uçsuz bucaksız denizle birleşen ufuk çizgisi , bir tarafında tepene konacakmışçasına yaklaşan uçaklar , diğer tarafında Güneş Plajı ..

                     

Bir de baharın verdiği coşkuyla Ortaköy’den Bebek ‘e hatta bazen Emirgan’a kadar yürümüşlüğümüz vardır boğaz hattı boyunca. Hele bir de aylardan Nisan’sa ve Emirgan Korusu’ndaki lale festivali ay sonuna kadar sürüyorsa tadından yenmez. (Şu sıralar dünyanın en büyük lale halısı Sultanahmet Meydanı’nda sergileniyor  )



Buradan karşıya geçişte , en sevdiğim vapur hattı olan İstinye – Çengelköy , İstanbul ’un eşsiz nimetlerinden biri . Anadolu’ya geçince Kanlıca’da yoğurt yemek , Mihrabat Korusu’nda yürüyüş yapmak , Çengelköy’de Tarihi Çay Bahçesi ’nde oturmak ne güzeldir . 

Hava güzel değilse ; hatta biraz da yağmur serpiştiriyorsa , okumak ,  yazmak ve kendinle sosyalleşmek için en güzel adres Karaköydür benim nezdimde . Kemankeş ’te bohem kafelerle harmanlanan sokağın atmosferi burayı sabahı ayrı akşamı ayrı güzel bir yer haline getiriyor.
Tüm günün ardından , akşam Süreyya Operası’nda güzel bir operayı da sıkıştırabilmişsek ne mutlu bize.

   

Acıkınca , hele hele Antep lezzetlerine acıkınca üç adres belirir kafada ;

1-      Koşuyolu’ndaki Bakraç Kebap

2-      Beyoğlu’ndaki Ocakbaşı Hayri Usta

3-      Caferağa’daki Nohut Dürümcü Rulo


                                    

Pazar

Hava çooook güzelse bir ada (Büyükada,  Heybeliada , Kınalıada vs ) turu yapılabilir . ( Büyükada’ya gitmişken illa ki dondurma yenir )

Ana baba günü olan taksime gitmek için pazar en yanlış günlerdendir . Oldu ki gitme gafletinde bulunduk , kalabalığa karışmanın stresini ancak  La Fontana ’da yiyeceğimiz bir Oh La La Beatrice giderebilir .


Ardından kalabalığın içinde huzurlu bir köşe , adeta bir vaha Limonlu Bahçe ilaç gibi gelir.

Taksim’den Taşkışla’ya inip , Küçükçiftlik Parkı teleferikle aşarak Maçka’ya geçtikten sonra amaçsızca Nişantaşı’na doğru yürümek de günü noktalamadan önce yapılacak en güzel aktivitelerdendir .

  

Not : Oldu ki bir şekilde yolumuz Şirinevler Meydan’a düştü diyelim . Ciğerci Feyyaz ‘a uğramak adettendir.

21-04-2018