Toplumsal Hayatta Ailenin İşlevi 'Gülden Eden'

A+ A-

Aile kan, cinsel ilişki ya da yasal bağlarla birbirine bağlı olan insanlardan oluşmuş mahrem ilişkilerle örtülü bir gruptur. Aile, zaman içinde toplum içinde var olmaya ve topluma uyum göstermeyi başarmış esnek bir toplumsal birimdir. (Marshall, 1999)Toplumda düzeni ve devamlılığı saylayan birçok işlevsel kurum vardır. Bunlardan en küçük yapılanmaya sahip olan kurum ailedir. Toplumda aileye ekonomik, kültürel, sosyalleşme, eğitim gibi alanlarda bunları düzenlemesi ve şekillendirmesi için görevler yüklenmiştir. Aile üstlenmiş olduğu bu görevi aile bireyleriyle ortaklaşa bir şekilde paylaşmış ve aile için yetişen bireyler aracılığıyla da topluma mal olmuştur.

Ailenin işlevi biyolojik işlev, psikolojik işlev, eğitim işlevi, toplumsal işlev, kültürel işlev, ekonomik işlev olarak 6 ana başlık altında açıklanabilir. (KIR, 2011)

Biyolojik İşlev

Aile cinsel hayatı düzenleyen bir kurumdur bu bağlamda biyolojik işlev aile içinde cinsel güdüyü doyurma işleviyle birlikte neslin devamını sağlar. Aile adı altında cinsel işlevden bahsederken bu işlevin meşru bir şekilde yerine getirilmesi ele alınır. Bu meşru durum yasa, din, ahlak ve toplumun değer ve normlarıyla uyumlu olmalıdır. Toplumsal değişmeyle birlikte aile içindeki bu meşru durum yerini gayrimeşru ilişkilere ve farklı aile yapılanmalarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Fakat ailenin dönüşümüyle ilgili olan bu konuyu farklı yazılarımda detaylı olarak ele alacağım. Bireyin biyolojik içgüdüsünün etkisi ile oluşturmuş olduğu bu aile yapısında kendi neslinin devamını sağladığı gibi nüfusun artışında da önemli rol oynar. Artan nüfus miktarı ile de toplumların gelişmesine katkı sağlar. Başlangıçta iki kişinin oluşturduğu aileye dahil olan çocukları koruma görevi de aileye verilmiştir. İnsanın temel içgüdülerinden biri olan korunma ihtiyacını savunmasız bir çocuğa sahip çıkarak onu her türlü tehlikeye karşı koruyarak aile biyolojik işlevini yerine getirmiş olur.

Psikolojik İşlev

Aile içindeki bireyler birbirilerine duygusal açıdan doyum sağlarlar bu duygusal doyum da aile bireylerinde aileyi sıcak bir yuva olarak görmelerini sağlar. Burada en önemli görev anneye verilmiştir. Çocuk dünyaya ilk geldiği andan itibaren anne sevgisi ile büyür. Ailede aldığı anne sevgisi çocuğu güvenli, sıcak aile ortamından toplumsal ilişkilerde uyumunun faydalı bir birey olmasını sağlar. Aile içinde sağlam bağ kurmaya yarayan en önemli duygu sevgidir. Ailedeki her birey aile içinde sevgi görmek ister. Bu sevgi onlara güven verir ve hem aile içinde hem de toplumsal ilişkilerinde uyumlu, anlayışlı, hoşgörülü bireyler olmaları için oldukça önemlidir. Ailede özellikle çocuklara karşı gösterilen aşırı ilgi ve sevgi mevcuttur. Fakat sevgi çocuğun barınma, beslenme, giyecek ve ona ekonomik fayda sağlamak değildir. aile sevgiyi bu şekilde gösteriyorsa bu durum çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılamaktan öteye geçemez. Çocuğun sevgi ihtiyacını karşılarken ebeveynler çocuğuna gerçekten değer ve önem verdiğini hissettirmelidir. Çocuğa karşı saygılı, hoşgörülü olmalı çocuklarıyla konuşmalı onları dinlemeli eğlenceli vakit geçirmelidirler. Aksi takdirde çocuğa karşı bu dönemlerde yapılan bilerek veya bileyerek yapılan ihmal çocuğun ileriki hayatında psikolojik sorunlarının temelini oluşturabilir. Aile içinde sevgi ile büyüyen çocuk toplumdaki ilişkilerinde de bu sevgiyi yansıtacaktır. Diğer taraftan aşırı sevgi ile çocuğu boğmak çocuğu aileye bağımlı hale getiri. Bu durumda da çocuk kendi sorunlarını çözmede zorluk yaşar ve kendine güveni gelişemez. Sevgi kadar sevgisizlik de çocuğun gelişimini etkileyen bir davranıştır. Aileler çocuklarını terbiye etmede sevgisizlik ya da küsme gibi yollara başvurmamalıdırlar. Bu açıdan sevgi bireyin kişilik inşasında kilit bir rol oynamaktadır.

Toplumsal İşlev

Aile toplumsal yapıyı düzenleyen ve değişmesini sağlayan toplumun temel yapı taşıdır. Bu sebeple aile içinde oluşan roller ve görevler toplumdaki rollerin oluşmasını da sağlar. Ailenin toplumu düzenlemesi için bir güven ortamı oluşturması gereklidir. Ailenin psikolojik işlevinde sevginin önemini anlatmıştım. Bireyler ailede aldığı bu sevgi ile aile içindeki güven sağlanır. Birey de toplumda ailenin bir yansıması olduğundan öğrenmiş olduğu bu güveni topluma da yansıtacaktır. Bireyler arasında oluşan bu güven duygusu kitleler ve toplumlar arasındaki güveni de sağlayacaktır. Aile içinde güven duygusunu öğrenen çocuk kendi öz saygısını kazanacaktır. Öz saygısı yüksek olan bireylerin olduğu toplumda bireyler ve toplum kendi geleceklerini şekillendirebilir, gelecek için hedeflerini belirleyerek onları gerçekleştirmek için çaba gösterirler. Toplum içinde oluşan bu güven duygusu aynı zamanda toplumsal ilişkiler arasındaki bağları da sağlamlaştırır.
        Aile çocuğun toplumsal hayata hazırlandığı ilk yerdir. Aile çocuğuna toplumsal değer ve normları, saygı, sevgi, hoşgörü gibi kavramları öğreterek çocuğun ilk toplumsallaşma sürecini başlatır. Bu toplumsallaşma süreci bireyin ölümüne kadar devam eder. Birey toplum içinde farklı gruplara katıldıkça deneyimler elde ettikçe toplumla uyumlu bir hale gelir ve toplum içinde toplumsal benliğini oluşturur. Aile toplumsal normların ilk öğrenildiği yer olduğundan toplumsal denetlemenin de ilk yapıldığı yerdir. Toplumsal denetim bireylerin toplum içinde uyumlu kalmalarını sağlar. Aile içinde çocuğa bir başkasına karşı nasıl davranması, konuşması gerektiği öğretilirken aslında bu toplumsal denetimi yapmış oluyor. Toplumsallaşma sürecinde de birey öğrendiği bu denetimi kendi içinde sağlamaya çalışır. Bunlarla birlikte aile eş seçme, iş bulma, çevre edinme, statü kazanma, paylaşmayı öğretme, boş zamanlarını değerlendirmede de fertleri üzerinde belirleyici rol oynar. Daha önceki yazımda boş zamanın değerlendirilmesinin önemini anlatmıştım. Kişilerin boş zamanlarındaki uğraşları onların karakterini oluşturmaktadır. Eğer çocuğun faydalı aktiviteler yapmasını ve yararlı alışkanlıklar edinmesini istiyorsak aile içinde boş zaman değerlendirmesi iyi yapmamız gerekiyor. Çünkü birey aile içinde edindiği alışkanlıkları sayesinde toplum içinde bir statü edinmiş olacak ve toplumun gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Eğitim İşlevi

Çocuğun ilk eğitim aldığı yer ailedir. Çocuk aldığı bu eğitimle meslek seçer ve hayata hazırlanır. Çocuk toplumsal değer ve normlar ve dini eğitimi ailede alır. Daha sonrasında okulda bu eğitim seviyesi arttırılarak devam eder. Çocuğun eğitiminde ailenin kültürel ve ekonomik düzeyi etkili bir faktördür. Ailedeki kültürel sermaye çocuğun bilgi ve davranışlarını belirler. Bu sayede çocuk meslek seçimine yöneliminde bu kültürel birikimin etkisiyle hareket eder. Dolayısıyla toplum içinde de saygınlık ve statü kazanmasında yardımcı olur. Aile bireyleri çocuğa eğitimi verirken tutarlı davranışlar sergilemelidirler. Tutarsız davranışlar ve söylemlerin olduğu bir ailede çocuğun da davranışlarında tutarsızlık oluşacak ve bilinmezlik ortamında güven duygusu oluşmasında sorunlar olacaktır. Toplumsal hayatta da uyum sağlamada zorlanacaktır.

Kültürel İşlev

Aile toplumun küçük bir yansımasıdır. Bu yüzden milletlerin ortak kültürlerini yaşatma ve onları nesilden nesle aktarma görevini aile yapar. Kültürün içinde barındırdığı belli davranış ve düşünce kalıplarını, ana dil öğrenimini, kültüre özgü müzik, yemek, kıyafet gibi unsurları bireyler aile içinde öğrenir. Kültür toplumları ayakta tutmaya yarayan en önemli unsurdur. Bu unsurda aile aracılığıyla ayakta kalır. Aile kültürü nesilden nesle aktararak kültür birikimi yaratmış olur. Bunun sayesinde de toplum canlı, dinamik bir yapıya bürünmüş olur. Aile içinde öğrenilen kültürel özellikler çocuğun aidiyet duygusu kazanmasına sebep olur. Çocuk kendini bir millete, topluma ait hissetmeye başladığında ise o toplumla birlikte ilerlemeye ve gelişmeye başlar.

 Ekonomik İşlev

Aile üretim ve tüketimin yapıldığı bir yapıdır. Aile içinde yapılan bütçe hesaplanması, kaynakların nasıl kullanması gerektiğini, tasarruf etmeyi çocuk aile içinde öğrenir.

Sonuç olarak görmekteyiz ki aile bizim ekonomik, kültürel, psikolojik yönden toplumsal hayata hazırlanmamızda en önemli öğretici bir kurumdur. Ailenin en önemli işlevi öğretmektir. Aile içindeki her birey aile ilişkilerinden yeni deneyimler elde ederler ve bu deneyimleri de toplum içinde kullanırlar. Aile toplumun küçük bir gösterim yeri olduğu kadar ailedeki bireylerde toplum içinde kendi aile ortamının dinamiklerini yansıtırlar. Bu yüzden aile içinde yapılan her davranış söylenen her söz topluma mal olur. Bu durum toplumdaki diğer bireyleri ve toplumsal yapıyı etkiler. Bu yüzden aile fertleri arasında güvenilir, sevgi dolu, anlayışlı ve uyumlu ilişkiler kurulmalıdır ki toplum içinde de güvenilir, saygılı, hoşgörülü iletişim oluşabilsin.


Kaynakça

Kaynakça

KIR, İ. (2011). Toplumsal Bir Kurum Olarak Ailenin İşlevi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi.

Marshall, G. (1999). Sosyoloji Sözlüğü. Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları.

https://unsplash.com/photos/V3dHmb1MOXM

https://unsplash.com/photos/REKXJ7JhwiI

07-04-2021
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

ankara psikolog