TİMUÇİN

A+ A-

-          -             1      -

Celalettin’ in ordusuna doğru bakıyordu. O sırada ilginç bir görüntü çarptı gözüne. Gözlerini kıstı ve ilginç görüntüyü takip etti gözüyle. Yanındaki Çinli danışmana sordu: ‘Sen de görüyor musun?’

 Çinli danışman: ‘Çok iyi yayılmışlar’ dedi ‘İki tarafı dağ ve ardı nehir. Bizim manevramızı imkansız kılıyor sahaya dizilişi’

‘Tek boynuzlu mavi geyiği soruyorum ben’ dedi Timuçin ‘Onu gördün mü?’

Çinli danışmanın cevabını beklemeden sürdü atını. Fedaileri de peşinden gitti.

-          -            2     -

Mavi geyiği, tek boynuzlu mavi geyiği görüyor ve peşinden gidiyordu. Mavi geyik ağaçların arasından geçip boş bir alanda durdu. Timuçin, ona yaklaştı. Timuçin’ in fedaileri yanlarından geçip gitti. Görmediler demek ki hanlarını.

Tek boynuzlu geyik bir kadına dönüştü. Sarı saçlıydı kadın. Mavi gözlüydü. Peçesi vardı yüzünde. Sesi olağanüstüydü:  ‘Timuçin’ dedi ‘beni hatırladın mı?’

-          -          3     -

‘Ben, İsis’ im. Bu üçüncü karşılaşmamız. Kardeşini öldürdüğünde obadan kovulmuştun. O zaman görünmüştüm ilkin sana. İkinci karşılaşmamızda boynunda boyunduruk vardı. Sana yardım ettim ve bir anlaşma yaptık. Ben seni yenilmez yapacaktım sen de dünyadaki bütün altını bana getirecektin. Sadece altın istemiştim senden. İnci, yakut, gümüş, zümrüt, para hepsi senin olacaktı. Altını bana getirecektin’

‘Getirdim’ dedi Timuçin.

‘İsis’ in sözünü kesmemelisin Timuçin’

-          -               4      -

‘Boyunduruğumu söktün. Kadınımı verdin. Ordumu yenilmez kıldın. Ben de gidebileceğim her yere vardım. Ordular bozdum. Kaleler yıktım. Çin’ i dize getirdim. İki ordum Batı’ yı yağmaladı. Bir ordum kuzeyi bozdu. Yasalarımın tanındığı toprakların en uzağından bile on beş günde ulaşır altın gösterdiğin kapıya. Ben ne dedinse yaptım. Esir almadım. Altın nerde varsa o tarafa ordu gönderdim. İsis, sen bir tanrı olabilirsin ama ben de insanların efendisiyim artık. Sözüne söz söyleyebilmeliyim’

‘Keşke senle konuşacak vaktim olsa Timuçin. Ama burada uzun süre kalamıyorum. Sözümü kesmemelisin. Bu yüzden kesmemelisin sözümü. Vaktim sınırlı. Tacik rahiplerine teslim etmeyeceksin artık altınları. Oradaki kapı doldu. İsfahan isminde bir şehir var. Oraya vardığında seni bulacaklar. Benim rahiplerim bulacak seni. Altını artık oraya göndermelisin Timuçin’

-          -              5      -

‘Bu arada’ dedi İsis ‘ Celalettin bu sefer çok iyi bir plan kurmuş’

‘Evet’ dedi Timuçin ‘Keşke benim oğlum olsaydı’

‘Senin ordunun sağındaki dağda geçitler var. Çeri gönder. Arkalarına başka türlü sarkamazsınız’

Timuçin güldü.

‘Dediğimi yap yoksa artık Celalettin’ den altın istemek zorunda kalırım’

‘Senin başka adın var mı?’ diye sordu Timuçin ‘İsis, demek çok zor geliyor bana’

-         -              6     -

İsis, görünmez olunca fedailer Timuçin’ i görebildiler. Yanına koştular. Timuçin atına bindi ve savaş alanına doğru sürdü atını. Fedailer de atlarına bindiler.

-         -              7      -

‘Geçitler var dağın ardında’ dedi komutanına ‘Görünmeden dolanın dağın ardını ve bu işi bitirin’

Disiplinli Moğol çerilerinin gösterişsiz atlarla savaş meydanından uzaklaşışını izlerken İsis’ in son sözlerini düşünüyordu.

 ‘Mavi Melek’ demişti İsis ‘Benim diğer ismim Mavi Melek’


Kaynakça

KULLANILAN RESİM UĞUR AKALIN' A AİTTİR

16-01-2021
Osman Akalın

Osman Akalın

Öykü Yazarı

Bünyan doğumlu yazar Ankara'da yaşamaktadır. Turuncu ve yeşile gönül bağı vardır. Yıkanmış beton kokusunu ve leylak kokusunu önemser. Bu kokularda çocukluğunu ilk gençliğini muhafaza eder. Öfke, intikam duygusu yoktur. 'Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına' şarkısına müpteladır. Kızarmış patatesi ve beyaz peyniri çok sever. Hayal gücünün, sabrının ve hoşgörüsünün sınırları henüz kendisi için de muammadır. Asla pes etmez. Mucizelere inanır. Profil resmi Uğur Akalın' a aittir

osmanakalin38@gmail.com