Tanıştığıma Memnun Oldum

A+ A-

İnsanlara kendimi anlatma çabam hiç olmadı, olacağını da sanmıyorum. Sular akıyor ruhumdan, üşütüyor, korkutuyor... Değer vereceğim kişiyi iyi seçmeliydim. Yeter diyeceğim yeri merak ediyorum sadece; barajın taşacağı, elektriklerin kesileceği zamanı. İnsanların yüzüne tokat gibi inmeyi planlıyorum; alışkanlıklarımı silmeyi.

 

Sevgimi kiralamayı düşünüyorum; sevgi karşılığında. Emin olun çok geniş bir alan, tertemiz beyaz duvarlar, ferah, aydınlık bir daire. Eğer ki duvarları boyayıp, çivi falan çakmayı düşünüyorsanız; üzgünüm, anlaşamayacağız, sizi çıkarmak zorundayım. Hayır, satmayı düşünmüyorum, insanlara o kadar güvenmiyorum.

 

Sen eğer sen isen mutlusundur. Mutlu değilsen de o uyuşturuculara ihtiyacın yok; derhal polise gidip kayıp ihbarında bulun: Ben kayboldum.

 

Parmaklarında iz çıktıysa eğer kalem tutmaktan, hırsını kaybetme. Özgürlüğünden, soru işaretlerinden, dengesiz terazileri dengelemekten vazgeçme. Ağlamaktan, sinirlenip bağırmaktan, kahkaha atmaktan korkma. Henüz 26. basamaktayım, kim bilir daha kaç tane basamak çıkacağım.

 

Kalp şeklindeki bir kurabiye kalıbına ayıcık kalıbı oturtamazsın, olmaz. Tuzlu bir yemeğe şeker atamazsın veya yumurtadan yoğurt yapamazsın, hatta elmanın yarısını armutla da tamamlayamazsın.

 

Canın acıdığında bir tepki verirsin elbet, değil mi? Ben geceleri ışık olmadan uyuyamam mesela, bir ses olmadan da uyuyamam; rahatsız eder sessizlik. ''Kendini harcama, eskiden bu kadar kolay vazgeçmezdin.'' der bana. Durdum, ama sadece bir anlığına. Çünkü o an ışıklar yandı, sahnedeydim.

 

İyi veya kötü yaptığın her şeye karşılık olarak bir tabak konur önüne, yukardan; acı, tatlı veya ekşi. Evet, insanlar beni hafife alıyorlar; ama onlar hep oldukları yerde kalacaklar. Aynı hayatı sürdürmüyoruz hiçbirimiz. Ne yaşadığımı ve ne bildiğimi bilmeden, karakterimi çözmeden, beni anlamadan yorum yapan; beni tanımıyor. Ruhumu hiçbir zaman görmedin. Şu an göremiyorsun. Hiçbir zaman da göremeyeceksin. Üzgünüm, vize başvurunuz ret ile sonuçlandı.

 


Kaynakça

Fotoğraf: Müge Nur Öğütcü

04-06-2020
Müge Nur Öğütcü

Müge Nur Öğütcü

Deneme/Şiir/Hikaye

Ben bu kazağı örmeye ilkokul yıllarımda başladım, yaklaşık 15 yıl oldu. Yeni şeyler öğrendikçe elimdeki ilmeklerle oynamak çok daha keyifli hale geldi. Farklı materyalleri, yöntemleri, renkleri hiç yadırgamadım. İçimdeki müziğe kulağımı tıkamadım. Emek verdim, hissettim, düşündüm ve anlatıyorum... Kimi zaman ördüğümü söktüm, başa döndüm. Kimi zaman eksik ördüm, daha çok çabaladım. Şimdiyse en büyük dileğim; bu kazağı giyebilmek. İnsanlar ne zaman ki benim adımı anıyorlarsa, dileğim gerçekleşmiş demektir. Sevgilerimle…

tmugeogutcu@gmail.com