Tam Net Değil

A+ A-

Merhaba sevgili fotoğraf severler,

Robert Capa, Nazi Almanyası için sonun başlangıcı olan Normandiya Çıkarması’na (D-Day, 6.Temmuz 1944) katılan tek sivil fotoğrafçıydı. Hava mı deniz mi diye soracak olursanız, anı yakalamak için, deniz kuvvetleri hücum harekâtını tercih etmiş, İngiltere’den George A. Taylor komutasında bir donanmayla -U.S.S. Chase-   Fransa’nın ‘Omaha’ sahiline ulaşıp, harekâtı Amerikan askerlerinin bakış açısından belgelemişti[1].

O gün, çoğunluğu Amerikan, İngiliz ve Kanada’dan toplam 170.000 askerin Fransa’yı Alman işgalinden kurtarmak için yaptığı bu harekâtta elbette üniformalı fotoğrafçılar da vardı, Robert F. Sargent ve Ken Bell gibi, ama onlar askeri arşiv oluşturmak için çalıştıklarından, içerikleri oldukça biçimseldi (Şekil 1A).  Capa’nın çalışmaları ise, olağan bir sivilin duygularına hitap ederek, toplumsal hafızayı şekillendirecekti.

Steven Spielberg mesela, Asker James Ryan filminin sahne dekorlarını (1998) Capa fotoğraflarından esinlenerek çekecekti. Tabii filmde ölümü hiçe sayan cesaret ön plana çıkarken, Capa’nın fotoğraflarına belirsizliğin getirdiği tedirginlik hâkimdi, çünkü gerçek böyle bir şeydi.

Dünya’nın en çirkin plajı olarak nitelendirdiği, St. Laurent-sur-Mer’a son birkaç mili yüzerek ulaşmıştı, bir elinde plastikten bir palmiye –sanırım askerlerin suda hareket kabiliyetini kolaylaştıran bir tür siperlik- diğer elinde suya dayanıklı paketlenmiş fotoğraf makinesi, 1 Dalgayı oluşturan 2000 Amerikan askerinden yaklaşık 1.5 saat sonra sahildeydi. Müttefik hava kuvvetleri, etrafı güvence altına almaya çalışırken, sahil de yoğun bir karmaşa ve makineli tüfek atışı vardı. Hangi taburla, saat kaçta yola çıkacağına kendi karar vermişti, ama an itibarıyla içinde bulunduğu kaosda şaşkındı. Capa, içinde parlayan ölüm korkusuyla mücadele ederken yanındaki askerin alaycı seslenişi ile irkildi: ‘Madem beğenmeyecektin, neden geldin?’ Birkaç saat önce poker oynayarak günün ışımasına beraberce beklemişlerdi, burada çok kalamayacağı belliydi, sindiği yerden başını kaldırmadan deklanşöre basmaya başladı. O an istediği tek şey, toprağın altında olmaktı, ertesi gün toprağın üstünde olmak şartıyla tabii [3].

Dikenli tel ve deniz arasında harç bombaları düşmeye başladığında, etrafını hareketsiz bedenler sarmıştı, dalgayla sürüklenenler hariç, diye düşündü bakışlarını denize yönelttiğinde… Etrafta uçuşan kuş tüyleri dikkatini çekmişti bir de, tavuk mu derken, delik deşik olmuş paltolardan uçuştuğunu fark etti tüylerin. Aslında bilinçli bir seçim yapmamıştı, ama yaralı askerleri taşıyan ikmal botuna binmeyi başardı, birkaç saat sonra U.S.S. Chase’e dönmüştü ve güvenlikteydi [3]. Avrupa tarihinin en büyük kara çıkarmasında, müttefiklerden 4.400, Alman askerlerinden ise 4000-9000 asker can vermişti sadece o gün. İngiltere’ye vardıklarında, Capa’nn çektiği 106 fotoğraf bir kurye ile LIFE dergisinin Londra şubesine gönderilerek tab edilir, İskoçya üzerinden Kanada’ya ve sonunda New York’a ulaştırılır. Rivayete göre, fotoğrafların sadece 8’i işe yarayacak niteliktedir, diğerleri, ya tab olurken yanmış, ya makineye su kaçtığı için bozulmuş ya da çok net çıkmamıştır [2,3].

Capa, II. Dünya Savaşına ait anılarının yer aldığı ‘Slightly Out of Focus [3] - Tam Net Değil’ başlıklı kitabında sadece fotoğrafların değil, gerçeklerin de tam net olmadığını daha ilk cümlesinde ifade etmiştir:

‘Gerçeği ifade etmek o kadar da kolay olmadığından, en azından gerçeğe yakınlaşmak için olay çemberinden oluşan hedefin biraz içini biraz da dışını göstermeyi tercih ettim. Bu kitapta geçen her olay ve her kişi rastgele seçilmiştir ve gerçekle biraz ilişkisi vardır.’

Bu kitabı, Londra Blitz harekâtı ile başlayan ve II. Dünya Savaşının son gününe kadar devam eden, Capa’nın Avrupa günlüğü gibi düşünebilirsiniz. Savaşın yanı sıra, sivil halkın yaşantısı konusunda da fikir verir. Alman subaydan olma çocuğu nedeniyle saçları kazınarak ifşa edilen Fransız kadınları, saklanan Alman yerel halkı, askerler hem kahramanı hem esir olanı, Tunus’ta kolonileri koruma mücadelesi ve Berlin’de ateşkes ilan edilidiğinde olan bitenler… General Eisenhower, cephedeki başarılarından dolayı Capa’yı (19 savaş muhabiri ile birlikte) özgürlük madalyası [4] ile onurlandırır, aynı yıl, 1947, Magnum Fotoğraf Ajansı kurulacaktır (Şekil 2 A-C).

2019’da D-Day 75. Yıl Anma Gününe başta Amerika, İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere 12 ülke katılmıştır. Bu tabii ilk başından beri böyle değildi. Fransa mesela, 1954 yılına kadar D-Day yerine, Fransız askerlerinin de desteği ile gerçekleşen Ağustos mücadelesini ve Paris’in kurtuluşunu kutlamayı tercih etmişti, 2004 yılında Almanya’da Nazi Almanya’sına karşı olan D-Day Anma Gününü kutlamaya başlamıştır, Rusya ile aynı tarihte [5]. ‘Gün olur devran döner’ denir ya, aynen öyle.

Enerjiniz yüksek, ışığınız bol olsun,

Selamlarımla,

Elif Ülkü Arıcı

 

 


Kaynakça

[1] https://en.wikipedia.org/wiki/Robert_Capa#cite_note-Coleman-29

[2] Coleman, A. D. (February 12, 2019). "Alternate History: Robert Capa on D-Day". exposure magazine. Society for Photographic Education. Retrieved February 18, 2019

[3] Slightly Out of Focus by Robert Capa; Foreword by Cornell Capa; Introduction by Richard Whelan

[4] https://www.dw.com/de/robert-capa-fotograf-des-zweiten-weltkriegs/a-54778641

[5] https://www.dw.com/de/d-day-ist-ein-gemeinsames-gedenken-m%C3%B6glich/a-49002450#:~:text=Juni%201944%20in%20die%20Geschichte,zweite%20Front%20gegen%20Hitler%20er%C3%B6ffnet.

22-02-2021