Soykırım Psikolojisi 'Reyyan Demirayak'

A+ A-

Önceki yazımda toplama kampından bahsettikten sonra işin teorisine girip soykırımın psikolojik açıdan kolaylaştırıcı sebeplerini yazmak istedim. Önce soykırımın genel bir tanımıyla başlayalım. Soykırım fiziksel ve zihinsel olarak iki unsura sahiptir. Fiziksel olarak bir ulusu, dini veya etnik grubu yok etme amacıyla yapılan katliam, zarar verme, ölüme sebebiyet verme veya doğumları engelleme şeklinde görülür.

Soykırımların tarihi milliyetçiliğin doğuşuyla 19. yüzyılda da başlar. Etnik çekişme ve kavgaların, önyargıların şekil bulmuş hali de diyebiliriz soykırım için. Katliam ve soykırım aynı şey değillerdir. (Bunu Ermeni sözde soykırımı örneğinde en iyi şekilde görüyoruz.) Katliam belli sayıda kişinin öldürülmesiyken soykırım belli etnisite, ırk ya da dinden insanların sistematik olarak devlet eliyle katletmesidir. Bazıları sivil halk desteğiyle bazıları orduyla gerçekleşir.

Psikolojik kısmına gelince öncelikle soykırımı şiddet kültürünün bir ürünü ve sonucu olarak değerlendirmeliyiz. Bu şiddet kültüründen kastım, şiddeti problem çözücü olarak kullanma durumudur. Azınlıklar bu şiddetin başlıca hedefidir. Bu gruplara antipati beslenmesi onların varoluşlarına karşı bir tehdit olarak algılanmalarından dolayıdır. Nazilerin Holokost soykırımında ideolojilerinde azınlıkları tehdit olarak algılama durumu açıkça göze çarpar. Kısaca algı yönetimiyle yapay nefretler oluşturulur ve şiddet kültürü de bunu besler.

Soykırım suçu güçle direkt bağlantıdadır. Otoriter, baskıcı diktatörler soykırımlarla güç gösterisinde bulunur. Özellikle kriz dönemlerini insanlarda önyargı oluşturmak için kullanırlar. Çünkü fiziksel ihtiyaçlardan mahrum kalmak önyargıları artırır. Bu rejimler yıkıcı ve harap edici politikalarıyla hayali düşmanlar yaratırlar. Dünyayı “biz” ve “onlar” şeklinde görüp ayrıştırıcılığı empoze ederler. Ruanda Soykırımı bunun tipik bir örneği sayılabilir. Propaganda farklılaştırma/ marjinalleştirme konusunda muhteşem bir silah oluverir güç sarhoşlarının elinde. Ve en sonunda azınlıklarda görülen her türlü kötü davranışta ben biliyordum derler, Irkçılık Çıkmazında anlattığım kısır döngü içindeki insanlara. Onları birkaç sığ kelimeyle tanımlamaya başlar, etiketleştirirler.

Güç kendini üstün tutup azınlıkları insansızlaştırmaya (dehumanization) kadar varır. Ayrıca kültürel çeşitliliği reddetme ve homojen kalma uğraşları da soykırımlara sebep olabilir. Bu tarz soykırımlarda ethnomerkezci eğilimler ve radikal milliyetçilik söz konusudur. Azınlıklar marjinalleştirilir, insan olarak görülmemeye başlanır. Onlar her türlü muameleyi haketmiştir-ellerinde olmayan sebepler dolayısıyla-.

Soykırımların etnik nefretten beslendiği örnek olarak Bosna Savaşı’ndaki Srebrenica soykırımını sayabiliriz. Din farklılığı nefret kazanmalarına sebep olan bu insanlar sahte milli tarih zırvalarının sonucu olarak katledildi. Çünkü Türk olarak görülüyorlardı ve Türkler Osmanlı zulmü(?) altında geçen yıllara sebep olmuştu.




Son olarak soykırımı açıklamak için kullanılan iki önemli teoriyi özetleyeceğim. Bunlardan biri günah keçisi teorisi, kısıtı gücü olan insanların şiddetin hedefi olduğunu açıklıyor. Yani azınlıklar bilişsel tortulaşma sonucu olarak günahkeçisi ilan ediliyor ve şiddeti üzerlerine çekiyorlar.

İkincisi ise gerçekçi çatışma teorisi. Buna göre kısıtlı imkanlar ve kaynaklar önyargıları körüklüyor. Bunu özellikle Ruanda’da görebiliriz, Hutular avantajları sayesinde daha iyi işler bulabildikleri için Tutsilerin önyargılarına maruz kaldılar. Propagandayla birleşen önyargılar soykırıma yol açtı.

Sonuç olarak soykırım suçu psikolojik açılardan etraflıca incelendiği sürece engellenebilir ve sonraki nesillerde soykırımın travmatik etkileri silinebilir.





Kaynakça

Linda M. Wool and Michael  R. Hulsizer, "Psychosocial roots of genocide: risk,
prevention, and intervention", Journal of Genocide Research (2005), 7(1),
March, 101–128.

https://www.un.org

https://www.pexels.com

13-06-2020
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir