Sıradışı Bir Düşünür: Sinoplu Diyojen

A+ A-
Felsefenin ilk olarak ortaya çıktığı ve bir bütün olarak sistemleştiği Antik Yunan'da, felsefe zengin aristokrat çocuklarının zaman ayırdığı bir uğraş, filozof ise halkının erdemli ve mutlu yaşamasına ön ayak olan öğretmen gibi görülüyordu. O dönem filozoflarından birisi farklı yaşam tarzıyla çağdaşlarından ayrılmıştır. Bu filozof Sinoplu Diyojen’in ta kendisiydi. M.Ö.412-312 yılları arasında Sinop'ta doğduğu ve yaşadığına inanılan Diyojeni, çağdaşlarından ayıran en büyük fark kurduğu felsefedir. Ölümünden sonra kinizim adıyla sistemleşecek olan bu felsefe, mutluluk ve erdeme ulaşmak için dünyadaki zevklerden kurtulmak gerektiğini, basit, sade ve gösterişsiz bir hayatın mutluluğun temeli olduğunu ileri sürer. Diyojen ile ilgili anlatılan hikayeler, bu felsefeye ne kadar bağlı olduğunun birer belgesi gibidir. Bunlardan birkaçına değinmek istiyorum; -Aristoteles'in aktardığı bilgilere göre hayatı boyunca ekmek, zeytin ve kırmızı şaraptan başka hiçbir besinle beslenmemiştir. Hayatı boyunca hiç duş almamış ve yırtık elbiseler dışında hiçbir şey giymemiştir. Doğumundan ölümüne kadar köpeğiyle birlikte bir fıçının içinde yaşayan Diyojen, bu yolun erdem yolu olduğunu sık sık belirtmiştir. -Bir gün çeşmeden eliyle su içen küçük bir çocuğu görür ve şöyle der" Bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti." Bugünden sonra asla tas kullanmaz. -Yunanistan sokaklarında gündüz vakti elindeki el feneriyle dolaşırken bunu neden yaptığını soran bir adama: "Adam arıyorum adam" cevabını verir. -Onun en meşhur hikayesi ise Makedonya kralı İskender ile olan hikayesidir. Makedonya kralı İskender Diyojenin ününü duyar ve onu ziyaret etmek ister. Onu karşısında gören Diyojen istifini hiç bozmadan güneşlenmeye devam eder. Bunun üzerine İskender: "Görmüyor musun? İnsanlar yerlere yatıp kalkıyorlar. Sen yoksa beni tanımıyor musun? "der. Diyojen: "Tanıyorum. İyi tanıyorum ve sizi de iyi biliyorum" diye cevap verir. İskender: "O halde söyle ben kimim?" der. Diyojen: "Sen benim esirimin esirisin" der. İskender: " Ne demek bu?" der. Diyojen: "Sen toprak ve mal için insan öldürüyorsun. Halbuki bunlar benim değer vermediğim şeyler. Bunlar benim esirim. Dünya benim esirim, kölem. Sen de benim köleme köle olmuşsun. Kim kime ayağa kalkacak?" der İskender bu sözleri kabullenir. Diyojen’in büyük bir filozof olduğunu anlar ve "Dile benden ne dilersen?" diye sorar. Diyojen: "Gölge etme başka ihsan istemem." cevabını verir. İskender ayrılırken o ünlü sözünü söyler: "İskender olmasaydım Diyojen olmak isterdim." Diyojenle ilgili bunun gibi birçok hikaye daha anlatılıır. Ben Diyojenin nasıl büyük ve sıradışı bir filozof olduğunu birkaç örnekle aktarmak istedim. Üzerinde düşünülmesi gereken soru şu; İnsan ömrü ortalama 70 yıldır. Hepimiz hayatımızda boyunca birşeylere sahip olmak için çalışıyoruz. Güzel arabalara binmek, lüks ve büyük evlerde oturmak, en gösterişli kıyafetleri giymek, en güzel yemekleri yemek vb… Bunların her insana mutluluk getirdiğini düşünüyoruz. Tarihin bir döneminde yaşamış bir filozof böyle bir hayatı sırf kendi mutluluğu için reddediyorsa, insanların mutluluğu para gibi maddi şeylerde araması doğru mudur? Elimizdeki zenginliklerin değerini bilip onların karakterimizi değiştirmesine engel olmak sahip olacağımız en büyük değerdir.

Kaynakça

Yan Marchand - Diyojen: Köpek Adam

Resimler:

http://aylakgezgin.com/2017/10/05/sinoplu-diyojen/

https://www.e-motivasyon.net/golge-etme-baska-ihsan-istemem.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Diyojen

27-05-2019
Ahmet Küçükyurt

Ahmet Küçükyurt

Felsefe

1990 yılında Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdi. Amacı burada yazılar yazarak, insanları bilgisi yettiği kadar aydınlatabilmek. Felsefenin toplumları ileri götürdüğüne olan inancını her zaman canlı tutar. Felsefenin yanında bilim, tarih ve hatıra kitaplarına merak duyar. Spor yapmayı, yabancı müzik dinlemeyi, film izlemeyi, seyahat etmeyi, en çok da gerçeğin peşinden gitmeyi sever:)

ahmetkucukyurt90@gmail.com