Şiddetin Pekiştirilmesi

A+ A-

Şiddet, hayatımızın her alanına etki eden bir kavramdır. Evlerimizde ailelerimiz tarafından fiziksel şiddet görebilir, iş yerimizde mobinge maruz kalabilir, sokaklarda şiddetle karşılaşabiliriz. Yani şiddet her an her yerde karşımıza çeşitli şekillerde çıkabilmektedir.

Her ne kadar şiddete karşı olduğumuzu söylesek de oluşturduğumuz kültür ve o kültürün meydana getirdiği atasözleri, özdeyişler kalıplaşmış ifadelerle şiddeti altta alta beslemekteyiz.

Bu ifade ve sözlere göre şiddet kişiye doğru yolu göstermek, kişinin yanlış bir şey yapmaması için önlem almak amacıyla kullanılan en etkin yoldur.

Örneğin; Ailesinden şiddet gören bir çocuk yakın çevresi ve akrabaları tarafından ‘Babanın vurduğu yerde gül biter.’ gibi uyarı niteliğinde ifadelerle karşılaşabilmektedir. İnsanlar ailesi tarafından şiddete maruz kalsa bile onlara karşı saygısını koruması ve kendisine yapılanları kabullenmesi konusunda çocukları uyarmaktadır adeta. Yine aynı çevre bu sefer ailenizi  ‘Kızını dövmeyen dizini döver.’ cümlesiyle sizin yapabileceğiniz sözde hatalara karşı uyarabilmektedir. ‘Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.’ sözüyle kişi nasihat ve zarla doğru yolu bulmuyorsa şiddeti hak ettiği anlamına gelmektedir. Burada neyse ki öncelikle nasihat etme azarlama lütfunda bulunulmuş(!) en son şiddete başvurulmuştur. ‘Kadının sırtından sopayı eksik etmeyeceksin.’ sözüyle kadının bedensel bütünlüğü yok sayılmakla beraber hayattaki tek amacının çocuk yapmak olduğu söylenmiştir. Ayrıca kadını kontrol altında tutmanın çocuk ve şiddet yoluyla mümkün olduğu belirtilmiştir.  Atasözü ve ya özdeyiş olmasa eril zihniyetin kadınlar üzerinde kurduğu tahakkümü anlatan ve bir kalıplaşmış ifade olan ‘Kocam değil mi döver de sever de.’ cümlesi maalesef kadınları büyük bir çaresizliğe itmektedir. Şiddet gören kadınlara yardımcı olmak isteyenler böyle bir tepkiyle karşılaştıktan sonra şahit oldukları başka şiddet olaylarına tepkisiz kalmaktadır.

Şiddetin bu ifade ve kalıplarla çözüm yolu olarak gösterilmesi sürekli yeniden inşa edilmesine, şiddete maruz kalan insanların görülmesine ve duyulmasına engel olarak toplumu onlara karşı sağır ve kör hale getirmektedir. Bu insanları duyabilmek, görebilmek, onlara ulaşabilmek için öncelikle şiddeti destekleyen zihniyetten ve onun yarattığı ifadelerden toplum olarak arınmamız gerekmektedir. Bilinmelidir ki hiçbir iyiliğin, doğruluğun yolu şiddetten geçmemektedir.

 

 

09-03-2020
Rabia Şentürk

Rabia Şentürk

Sosyolog

1995 yılında Adapazarı’nda doğdum. Üniversite eğitimim başlayana kadar Afyonkarahisar’da yaşadım. 2018 yılında Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum. Sosyolojinin, insan zihnini zenginleştirdiğini düşünüyorum. Hem başka dünyaları tanımak hem kendi dünyamı biraz olsun yansıtmak için buradayım.

senturkrabia94@gmail.com