Ruh Mudur Bizi Yaşatan Yoksa Beden Mi?

A+ A-

Yağmur mu yağıyor gemilerime? Suyun üzerinde dururken sudan kaçmak bu olsa gerek. Koşma, yetişemezsin; derinden gelir çığlıklarım, duyamazsın, bilemezsin. Eğimlidir yeryüzü ama kaymazsın, düşmezsin. Çünkü seni tutan vardır, bilirsin. Korkma gök gürültüsünden, çıt çıkmazsa tehlikelidir bulutlar. Figan eder, isyan eder, haykırır… Yağmur yağar ve güneş açar; doğanın kanunu. 

Tenlerimiz neden bu kadar sıcak? Ateşle yanmışım, yakıyorum; biliyorum. Rüzgârgülü rüzgârda dönmeseydi acaba hala kendi olur muydu? Yoksa sadece ona yüklenen görevi yapmıyor diye ''başka'' bir şey mi olurdu? Damlaların düşme sesi yankı yapar şemsiyemin altında, çok mu boş burası ya da sadece onu mu duymak isterim bu kargaşanın ve yalanların ortasında? Sarmaşıklar… Korurlar ama bunaltırlar. Anneanneler hep yaşlı mı olur? Yoksa kalpler mi yorgundur atmaktan? ''Oysa ölüm dinlenmektir'' mi acaba? Can acısı mı bu duyduğum ya da sadece bilinçaltı mı? Bir şeyleri kaybetmekten mi ibarettir yaşam yoksa kazanmaktan mı? Ya da hiçbiri…Üşümek istediğinde üşür beden, terlemek istediğinde terler, yanmak istediğinde yanar, yok olmak istediğinde yok olur. Yer değiştirmektir bazen tüm ihtiyacın olan. Yer değiştirmek ∆X=X2 - X1 midir her zaman? Yoksa ‘’bu dünya’’ ile ‘’o dünya’’ arası mıdır? Özlemini gidermek için görmen gerekmez çoğu zaman, düşünmen yeterli olur, hatırlaman. Bir şeylerin kaçmasını izlemek midir en acıtan yoksa bilerek gitmesine izin vermek midir? Ya da kaçtığını sanmak mıdır o senin yanı başında dururken, görememek midir? Gül yaprakları savrulurken doğudan batıya, kim olduğunu unutmak mıdır en acısı? Hırs mıdır başımızı belaya sokan yoksa vurdumduymazlık mı? Kıskançlık mıdır en çok yıpratan ilgisizlik mi? Ağaçlar mıdır köküne sımsıkı tutunan ya da toplumlar mı? Su mudur bizi yaşatan yoksa hava mı? ''Sanat mı hayatı taklit eder yoksa hayat mı sanatı ?'' Ateş midir en çok yakan ya da mantık mı? Ruh mudur bizi yaşatan yoksa beden mi?

 


Kaynakça

Fotoğraf: Müge Nur Öğütcü

05-07-2019
Müge Nur Öğütcü

Müge Nur Öğütcü

Deneme/Şiir/Hikaye

Ben bu kazağı örmeye ilkokul yıllarımda başladım, yaklaşık 15 yıl oldu. Yeni şeyler öğrendikçe elimdeki ilmeklerle oynamak çok daha keyifli hale geldi. Farklı materyalleri, yöntemleri, renkleri hiç yadırgamadım. İçimdeki müziğe kulağımı tıkamadım. Emek verdim, hissettim, düşündüm ve anlatıyorum... Kimi zaman ördüğümü söktüm, başa döndüm. Kimi zaman eksik ördüm, daha çok çabaladım. Şimdiyse en büyük dileğim; bu kazağı giyebilmek. İnsanlar ne zaman ki benim adımı anıyorlarsa, dileğim gerçekleşmiş demektir. Sevgilerimle…

m.ogutcu@hotmail.com.tr