Psikoterapi Neden Pahalı?

Ruh sağlığı hizmetini özel kurumlarda almanın bedeli ne yazık ki çoğu insan için epey yüksek. Devlet kurumlarında ise yoğunluktan dolayı ne yazık ki ruh sağlığı çalışanları danışanlarına yeterli zaman ayıramıyorlar.

Peki terapi almak neden bu kadar maliyetli?

Yakın zamanda bana ulaşan bir danışanım, seans ücretinin yüksek olmasından ve bütçesinin bunu karşılayamayacağını düşündüğünden seanslarımızı sonlandırma kararı aldığını söyledi.

Bu durum beni ne kadar üzüyor olsa da kendi görüşümce naçizane bir açıklamayla siz değerli okuyucularıma da bunu aktarmak istedim.

Üniversitede okurken aldığım bir derste benzer bir soru geldi. “Hocam iyi, güzel, hoş ama seanslar çok pahalı diye insanlar psikolojik destek almak istemiyorlar.” Hocadan gelen cevap benim konuya bakış açımı tamamen değiştirdi diyebilirim. Buradan da canım hocama bir selam ederim :)

Aşağı yukarı şöyleydi cevap: “Arkadaşlar, siz burada aldığınız eğitimin üstüne her yeni danışanla bir şeyler ekliyorsunuz. Bunun için emek, zaman ve zihin enerjisi harcıyorsunuz. Danışanlar size yalnızca aldıkları hizmet için para ödemiyor. Aynı zamanda sizin zamanınızı da satın alıyorlar.” 

Ne zaman ki kendi danışanlarım oldu, o zaman bu cümleler bana daha da anlamlı gelmeye başladı. Psikologlar her ne kadar “Oturduğu yerden para kazanıyor” oldukları düşünülse de de seans esnasında tüm zihinsel enerjilerini danışanlarına odaklamak durumundalar. Buna “etkin dinleme” adı veriliyor. Sizin ne düşündüğünüz, ne söylediğinizin yanı sıra kendi düşünceleri ve hisleri de zihinlerini meşgul ettiğinden, bunun üstüne bir de kuramsal bilgiler eklendiğinden, arkadaşınızla dertleştiğiniz normal bir sohbetten bambaşka bir forma bürünüyor psikoterapi seansları.

Çoğu psikolog, seansları arasında dinlenmeye ve zihinlerini boşaltmaya ihtiyaç duyar. Bunun nedeni de seans esnasında yüklendikleri bu zihinsel yükü mümkün olduğunca aza indirgeyerek bir sonraki seansları için kendilerini hazırlamaktır.

Yani sizin anlayacağınız, dışarıdan bakıldığında oldukça kolay görünen bu iş, psikologlar için epey yorucu olabilir.

İki seans arasında dinlenirken kendini yine önceki seansı ya da bir sonraki seansı düşünürken bulmayan psikolog da yoktur sanırım :)

Tabi ki işini seven, her danışanına kıymet veren psikologlar için bu zihinsel yorgunluğun bir önemi yoktur. Çünkü seans esnasında kurulan terapötik ilişki yalnızca danışan için değil psikolog için de iyileştiricidir.

Psikoterapi yalnızca sorunlarınıza çözüm bulduğunuz bir süreç değildir. Tabi ki bu benim şahsi fikrim ama, terapi süreci okyanusa yelken açmak gibidir. Bazen dalgalı, bazen durgun sularda ilerlemeye ama sonunda kendi yolculuğunu yapmış olmaya ve güzel bir limana varmaya benzetirim ben terapi sürecini. Yani ödediğiniz ücret psikolog için değil kendiniz için harcadığınız bir para oluyor işin sonunda.

Bu yolculukta size eşlik etmek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan meslektaşlarımın da emekleri ve zamanları karşılıksız kalmamalı öyle değil mi? :)

 

Sevgilerle,

Psk. Sara Sinem Sozan

Dipnot: İyi bir psikolog olmak için gecesini gündüzüne katıp, amfilerde dirsek çürütüp eğitimlerde kafa patlatan tüm meslektaşlarımı canı gönülden kucaklıyorum.

05-07-2019