Parataksik Düşünce

A+ A-

İnsan, düşünen bir varlıktır. Doğumundan ölümüne kadar yaşanan her an, insanın belleğinde iz bırakmaktadır. Hayatını yöneten ya da yönetilen olarak insanları sınıflamaya çalışsak, bu sınıflama kesinlikle doğru diyemeyiz. Çünkü toplum, bireyden bağımsız değildir. Hayatını tek başına yöneten, hayatının merkezinde sadece kendisi olduğunu iddia eden birey, kendi sosyal çevresinden bağımsız olarak düşünülemez. Sosyal çevre demişken, bu çevreyi sadece fiziki olarak düşünmemeliyiz. Yani somut olarak yan yana olmasa bile, soyut olarak ortak düşüncelere sahip olan insanların, düşüncelerinin yanında davranışlarının da benzer doğrultuda olduğu görülmektedir.

Örneğin bireye, en yakın arkadaşlarını sorduğumuzda, aynı şehirde olmasa bile yanında daha iyi hissettiği, sevincini ve hüznünü paylaşabildiği arkadaşlarını söyleyecektir. Çünkü ortak duygular, düşünceleri, düşünceler de davranışları etkiler. İnsanlar, bağ kurma eğiliminde hayata gelirler. Bu bağ kurma, sadece insanlar arasında olmaz. İnsanla, herhangi bir nesne arasında da olabilir. Soyut olarak bizi etkileyen olayla da olabilir.

Ünlü Psikiyatrist Harry Stack Sullivan’ın ‘kişiler arası ilişkiler’ kuramında, önem verdiği düşüncelerden birisi de parataksik düşüncedir. Parataksik düşünce, aynı zamanda ortaya çıkan ve aralarında herhangi bir şekilde mantıksal bir ilişki bulunmayan iki olayın arasında, bağ kurma eğilimimizdir.

Aklınıza ilk olarak ne geliyor? Batıl inanç dediğinizi duyar gibiyim. Evet. Batıl inançlar, önyargılar bu duruma en iyi örnektir. Başkalarının yanında batıl inançları küçümser gibi davranabiliyoruz. Fakat hepimizde çeşitli batıl inançlar ya da önyargılar mevcuttur. Bu durumun kaynağı, parataksik düşüncelerdir.

Çok güzel bir gün geçirdiniz, aniden huzursuz hissetmeye başlayınca, kesin kötü bir şey olacak diye düşünmeye başlıyorsunuz.

Mesleğinizi çok seviyorsunuz ancak hiç beklemediğiniz bir yere tayininiz çıktı. Daha önce hakkında fikir sahibi olmadığınız bu şehre bile bir öfke duyuyorsunuz. Artık mesleğinize karşı duygularınızda değişme başlıyor.

Bu örnekler çoğaltılabilir, birçoğumuzun yaşadığı ya da yaşayabileceği parataksik düşüncelerin oluşturduğu durumlardır.

Burada yapmamız gereken, ilk cümlede söylediğim gibi, düşünen varlık olduğumuzu, yaşamımızın her anında kendimize olumlu ya da olumsuz düşünceler kattığımızı unutmamaktır. Hayatımıza yön veren bizleriz fakat sosyal çevreden bağımsız olamadığımız için, başkalarını değil, kendi düşünce biçimimizi kontrol etmemiz gerekmektedir. Henüz karşılaşmadığımız durumlara karşı önyargılı olmamalıyız. Düşüncelerimizi mantıksal yönde ifade edersek, davranışlarımızda mantıksal yönde ilerleyecektir. Tutarlılık, ilişkilerimizi de olumlu yönde etkileyecektir.


Kaynakça

https://www.pexels.com/photo/white-bubble-illustration-1111372/

https://images.pexels.com/photos/814499/pexels-photo-814499.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=1&w=500

https://images.pexels.com/photos/3560362/pexels-photo-3560362.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=1&w=500

https://images.pexels.com/photos/15812/bull-center-bulls-eye-darts-15812.jpg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=1&w=500

17-02-2020
Hilal Akbaba

Hilal Akbaba

Psikolojik Danışman

1995 yılında doğdum. Kocaeli Üniversitesi 'Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik' bölümünü bitirdim. ‘’Umut, kendini ortaya koymaktır’’ sözünü, hayatımın merkezine koymuş, hayalleri ve hedefleri olan bir psikolojik danışmanım...

hilalrefia@gmail.com