Oyun

Dünya genelinde yaş fark etmeksizin herkes oyun oynamıştır ve oynamaktadır. Oyun oynamayan çocuk sayısı çok azdır. Çünkü oyunsuz çocuk, çocuksuz oyun düşünülemez. İnsanlar çocukluk yıllarında en iyi arkadaş edinme şeklinin oyun olduğunu bilmektedir. Bu yüzden çocukluk zamanlarında parklarda, sokaklarda, okullarda oyun oynayarak arkadaş edinmişlerdir. Yaş büyüdükçe değişen arkadaşlar gibi oyunlar da değişmiştir. Zamanın ilerlemesi ve teknolojinin hayatımıza girmesiyle tam anlamıyla oyun kavramı başka bir boyut kazanmıştır.

 

Oyun aslında kültürden önce var olan bir olgudur. İnsanlar doğayı ve hayvanları taklit ederek oyun olgusunu oluşturmuş bu olguyu değiştirip, geliştirmişlerdir. Buna örnek olarak, yavru köpeklerin kendi aralarında boğuşmalarına bakmışlardır. Yavru köpeklerin boğuşmaları aslında bir avlanma stratejisidir. İnsanlar bu ve buna benzer stratejileri kendilerine göre yorumlamışlardır.

 

Oyunlar sadece belirli amaçlara hizmet etmemektedirler. Oyunun birçok işlevi vardır insanlar üzerinde. Bu işlevler ise; zaman geçirme, arkadaş edinme, bir yere ait olma duygusu, yalnızlıktan uzaklaştırma, strateji geliştirme, beden ve zekâ kullanımı vb. gibi işlevleri insanlara öğretmektedir. Oyun sadece oyun değildir. Oyun çevresinde gelişen, oyuna ait şarkılar, tekerlemeler ve bilmecelerinde işlevleri bulunmaktadır.  Çocuklar bu işlevleri öğrenip hayatlarına şekil vermişlerdir.

 

Kız ve erkek çocuklarının oyun alanları değiştiği gibi birlikte oynadıkları alanlar da bulunmaktadır. Çoğunlukla kız çocukları bebekler, ip atlama gibi oyunlar oynarken, erkek çocukları ise araba, top, maç gibi faaliyetler de bulunmuşlardır.  Fakat bitlikte oynadıkları oyunlar da fazladır. Evcilik, doktorculuk, yerden yüksek, yakar top, saklambaç, kör ebe vb. gibi oyunları birlikte oynamaktadırlar. Bu oyunlardan en ilginç olanı ise evciliktir. Kız çocuklarının egemen olduğu bir oyun türüdür. Kız çocukları genellikle anne veya çocuk rolünü üstlenirken, erkek çocuklarına baba rolünü üstlendirmektedirler. Evcilik oynayan kız çocukları geleceğinde nasıl bir anne olacağına atıflarda bulunmaktadır o yaşlarda. Erkek çocukları ise daha çok fiziksel güç gerektiren oyunlar oynamakta ve bu oyunların da kız çocuklarına yer vermemektedirler. Kendi aralarında rekabete ve iddiaya girmektedir ve kazanan erkek çocuk bununla övünmektedir.

 

Oyun sadece yukarıda bahsi geçenlerden ibaret değildir. Halk dansları ve dini inanışlar da yapılan dans figürleri de oyunun içine girmektedir. Zeybek oyunu, halay, horon, çiftetelli, kartal halayı gibi bir sürü halk dansının da işlevleri bulunmaktadır. Bu danslar sayesinde erkekliğini ve kadınlığını gösterme, eş seçme, birlik ve beraberlik, gelecek nesillere aktarım vb. işlevleri, kapalı işlevler adı altında sergilenmektedir.  Bu dansların elbette bir şarkı, türkü, ezgi ve melodileri bulunmaktadır. Direkt olarak söylenmesi doğru olmayan şeyler şarkıların içine gizlenmiş ve dans figürleriyle anlatılmaktadır. Dansın şarkıları mesaj görevini üstlenmiştir. Dini inanışlarda hem dans hem de müzik bulunmaktadır. Alevi geleneğinde Cem Ayininde daha fazlası bulunmaktadır. Kadınların ve erkeklerin birlikte sergiledikleri figürler, Turna kuşuna benzer hareketler ve müzik bulunmaktadır. Şamanizm’de kadınlar ve erkekler birlikte halka yani günümüz halay figürü gibi el ele tutuşup, Şaman’ın etrafında dönerek söz söylemektedirler. Bunun dışında Şaman kendine ait figürleri sergilemekte ve davul çalmaktadır.

 

Oyun kavramı aslında uçsuz bucaksız bir kavramdır.  Dünya ve Türk geleneklerinde de oyundan esinlenilerek savaş taktikleri geliştirilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde yer alan Matrak oyunu en belirgin örnektir. Matrak oyunu savunma taktikleri içeren bir oyun türüdür ve savaş zamanı kişinin ne yapmasını gerektiğini öğretmektedir. Bu oyunun yanında dünya literatürüne girmiş bir diğer oyun ise Satrançtır. Satranç oyunu da bir strateji geliştirme oyunudur. Fiziksel güçten ziyade zekâ gerektiren bir oyun dalıdır. Dünya da halen turnuvaları düzenlenen bir oyundur. Günümüzde gençlerin kafelerde oynadıkları oyunlar ise teknolojinin hayatımıza girmesiyle değişmiştir. Eskisi kadar eski oyunlara ilgi gösterilmemektedir lakin daha kalabalık ve grupça oynanan oyunlara rağbet artmıştır. Bu oyunlarda yaş fark etmemektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; Monopoly, Tabu, Uno vb. gibi oyunlar oynanmaktadır. Bu oyunların genel ismi ise Kutu Oyunudur.

 

Teknolojiyle birleşen oyun insanları bir başka dünyaya taşımaktadır. Bu oyunlar bilgisayarlarımızda, telefonlarımızda hatta televizyonlarımızda yer almaktadır. Bu oyunlar için geliştirilen konsollar, gözlükler ve başka aksesuarlar bulunmaktadır. Bu aksesuarların kimisini üzerimizde taşırken kimisi de evimize yerleştirmekteyiz. Sanal gerçeklik sağlayan bu oyunlarda, oyunların aksesuarlarıyla birlikte sanki oyunda yer alıyormuş gibi hissetmekteyiz. Birçoğumuzun evinde bulunan Play Station serileri, araba konsolları, 3D gözlükler, Xboxlar etrafında arkadaşlarımızla buluşup oyunlar oynamaktayız.  Bu teknoloji dünyasında eskisi kadar satranç turnuvaları düzenlenmese de başka strateji oyunlarının turnuvaları düzenlenmektedir.

 

Dünyanın gelişmesi ve ilerlemesiyle değişen her şey gibi oyun kavramımızda değişmiştir. Fakat sadece dışı değişen ve özü aynı kalan oyunun açık ve kapalı işlevleri değişmemiştir. İster eliniz ile oynayın ister konsollarla oynayın oyun her zaman oyun olarak kalacaktır. Yaşınız kaç olursa olsun oyun oynamaya devam edin.

 

Ben, Keyfim ve Kâhyası iyi okumalar dileriz.

 

Sü’rçülisan ettiysek affola.

 

 

 

 

 

 

 

05-12-2018
Elif Nur Tomruk

Axis Mundi

Elif Nur Tomruk

Türkolog ve Kültür Bilimci