Nefret Söylemi

Nefret, Türk Dil Kurumu tarafından “bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu” olarak tanımlanmıştır. Nefret anlık ya da gelip geçici bir duygu değildir. Etkileri uzun sürebilen, insanı zihnen ve bedenen yorabilecek ve insana büyük zararlar verebilecek çok güçlü bir duygudur. Nefret kitlesel bir boyuta ulaştığı zaman daha tehlikeli bir hal alır. Aynı duyguda birleşen bireyler, topluluk olmanın verdiği güçle bireysel olarak kendilerine ve çevrelerine verebilecekleri zararın fazlasını hem kendilerine hem de çevreye aktarırlar.




Toplumsal her alanda nefret ile karşılaşmak mümkündür ama özellikle gruplaşmanın fazla olduğu alanlarda nefret daha sert bir hal alır. Kişinin bağlı olduğu gruba taraftarlık boyutu ne kadar artarsa karşı taraf olarak gördüğü kendi grubu dışındakilere de nefreti bir o kadar artar. Bu grup bir siyasi grup, futbol takımı ya da milliyetçilikle bağlantılı olup fanatiklik boyutuna ulaştığı zaman nefret fiziksel zarar verecek boyutlara ulaşabilir. Geçmişte ırksal nefretin boyutunun çok ağır sonuçları olduğunu hepimiz biliyoruz. İnsanlar çok büyük işkenceler görmüş, toplu katliamlar yapılmıştır. Hala daha insanlar mensup oldukları din ya da millet yüzünden öldürülüyorlar.
 
Geçmişte nefret daha çok fiziksel zararlara yol açarken günümüzde ise daha psikolojik boyuttadır. Sosyalleşme imkânlarının daha fazla olduğu ancak yalnızlaşmanın arttığı günümüz toplumunda insanlar nefretlerini daha çok sosyal mecralarda dile getirmeye başladılar. Bir şeylerden nefret etmek ve bunu dile getirmek popüler bir hal aldı. Hatta bazı sosyal mecralar nefret söylemi üzerine kurulmuş gibi. Nefret içeren söylemler yüzlerce, binlerce beğeni almakta. Bu ister istemez hepimizi etkileyen bir durum. İnsan normalde yapmayacağı bir şeyi herkes yapıyor diye yapabilir ve zamanla artık o hareket onun için normalleşir. Bizde böyle yüzlerce söylem görünce zamanla bunun normal olduğunu düşünüyoruz.



Günümüzde her şeyden çok çabuk nefret edebiliyoruz ve bu nefretin geri dönüşü de pek mümkün olmuyor. Her şey çok hızlı yaşandığından affetmeye bile tahammülümüz yok. Bu yüzden de günümüz nefreti çok büyük zararlara yol açabilir.

Burada önemli olan herkesin kendi duygularını kontrol edebilmesidir. Çoğunluğa ayak uydurmak adına yaptığınız şey bir zaman sonra size kendi düşüncenizmiş gibi gelebilir.
 Nefret gibi güçlü duyguları kontrol edebilmek için, duyguya olan bağlılığın azalması gerekir. Bir şeye duyulan nefret size zevk veriyorsa orada bir sorun var demektir. Olumsuz etkileri olan duygulara her zaman mesafeli olmak gerekir ki kendi davranışlarını kontrol edebilesin.




 Kendini yaptığın şey ya da hissettiğin şeyden dolayı eleştirebiliyorsan o duyguya körü körüne bağlanmamışsındır demektir. Birey kendini eleştirebildiğinde içinde bulunduğu gruba ( aile, arkadaş, siyasi grup vb.) da katkıda bulunabilir. Grup psikolojisi kişinin bireysel duygularını daha geri plana atmasına sebep olabilir. Bu yüzden kişi mutlaka kendi özeleştirisini yapmalıdır. Eğer herkesin yaptığı gibi sana uygun olmadığını düşündüğün herhangi bir şeyden nefret edip, hareketlerinle de bunu desteklemek istiyorsan bu senin elinde.

D
uyduğun nefret en çok senin insanlığına zarar verir. Hiç kimse ve hiçbir şey nefret edilmeyi hak etmez.






Kaynakça

http://www.google.com/görseller

http://www.tdk.gov.tr

29-03-2019
Seda Aşkın

Seda Aşkın

Sosyolog

 Okumayı, dinlemeyi, araştırmayı, gezmeyi, hareketliliği ve değişimi seven. Kendine yeni birşeyler katmak için sınırlarını zorlayan biriyim. 

 Sosyolog kelimesini yanlış bilen o kadar çok insanla karşılaştım ki hem onlara ufak bir gönderme yapmak hem de bu yolda öğrenmemim devam ettiğini düşündüğüm için blog ismimi Sosyolok (yazım yanlışı değildir ;)) olarak seçtim.

sedaaskin@medyacuvali.com