Mu Kıtasının Sırrı

A+ A-

                        Ruhunda bir sevinç ile gemi yolculuğu yaptı.

                                                                      Denizin üstünde.

                                                                                              SKYE BOAT SONG

                                        

      İnsanlığın var oluşundan milyonlarca yıl önce iyi ve kötü mücadelesi hep olmuştur. İnsanlar dünyaya farklı bir yaşam döngüsü getirmiştir ama ondan çok önce ruhsal olarak kendini çok aşmış çok farklı varlıklar hüküm sürmüş akla hayale gelmeyen medeniyetler kurmuşlardır. Teknolojinin en uç noktalarına kadar ilerlemiş ve insanüstü canlılar yaratma hayalini hep kurmuştur. En düşünülmedik zevklere ulaşmış hatta Tanrılaşmanın da ötesine gitmek istemiştir. İnsanlık tüm zaman boyunca hep tüm boyutların da ötesine geçmek ve ölümsüzlüğün içinde kaybolmak istemiştir. Galaksiler arasında geçitler hep yolu olsun istemiştir.

       Toplumu yönetmek için her türlü yola başvuran insan ve Tanrılaşmaya ömür adamış varlıklar belki Yüzüklerin Efendisi gibi yüzükler peşinde koşmuş binlerce yıl üstün olmayı istemiştir. Belki bin yıl bu aranan yüzük belki ab-ı hayat olmuş. Krallar, melikeler bile bu arzularla yanıp tutuşmuş nice mitlere destanlara resim olmuşlar. Bu bitmek bilmez hırs gözleri her zaman karartmış. Ejderhaları bile alet ettikleri üstün güçleri onları bilinmez diyarlara hapsetse hatta şeytanlarla iş birliğine itse de milyonlarca yıl sürse ant içmişler belki de ölümsüzlüğün ebedi diyarına.

      En eski çağlardan beri ne masallar ne periler gelmiş geçmiş. Ne anlatmaya ve aktarmaya asırlar yetmiş ne de kaynaklar tükenmiştir. Göklerin gücüne ve frekansına adeta taparcasına yaşam nice bilgelik katmış hayat öykülerine. Sonsuz bir hazinenin peşinde koşmuş durmuş nice farklı ırk. İşte bu noktada iyi ve kötü keskin sınırlarla ayrılmış. Mu ve Atlantis olarak farklı amaca hizmet etmişler.  Karanlık ve aydınlık kadar derin vadiler varmış aralarında. Nice şövalyeler yitip gitmiş ne krallıklar bitip gitmiş.  Ruhunun sesini dinleyenler olduğu gibi ruhundan uzaklaşıp gidenler her zaman olmuş.

     Dünya ve kıtalar bu hale gelmeden belki milyonlarca yıl önce kıtalar iyi ve kötü diye ayrılmış. Birine Mu bir diğerine Atlantis demişler. İki zıt ruhta adalar yüzyıllarca iyi ve kötü enerjinin savaşını vermişler. Gökyüzünde bile yıldızların yer değiştirmesine göre hayatlarını düzenlemişler. Binlerce sembol ve anlam kendi diyarlarına yolculuk etmek için hizmet etmiş.

     Binlerce yıl bu kadar mücadele verilmesine rağmen dünya alt üst olmuş. Kıtalar yerle bir olmuş dünya bambaşka görüntüye sahip olmuştur. Geçtiğimiz son üç bin yılda da sadece 240 yılı savaşsız geçmiştir. Yine insanlar çeşitli kültürlerde benzer hikayeler anlatmaya devam etmişlerdir. Kendi ruhuna ve başka ruhlara rehberlik edenler ve ruhlarını yitirenler hayatta kalmaya devam etmişlerdir. Sonsuza kadar devam edecek bu savaş. Yüksek freakansa sahip olan veya karanlık enerjilere ait olan. Siriustan gelen veya başka yıldızlardan geldiğini iddia edenler olacaktır. Peki kişi kendini nerde görüyorsa o konuma gelmez mi ? İradesini yüksek frekanslara yöneltenler için paha biçilemez olurdu tüm boyutlar.

 


Kaynakça

pexels.com

29-07-2021
Tuğba Kübra Kahraman

Tuğba Kübra Kahraman

Edebiyat

Ben Tuğba Kübra Kahraman. İzmir doğumluyum. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum. Mistik, mitolojik, okült bilimlere sonsuz bir merak içindeyim. Dünyayı keşfetmeyi ve gezmeyi çok seviyorum. Hayâllerin insanın hayâl edebileceğinden de uzakta olursa gerçekleştirebileceğine inanırım. Yüksek frekanslar ve tüm galaksiler bizi bekler... 

tugbakubrakahraman@gmail.com

dreamertugba

tugbakkahraman

ankara psikolog