Masal Dünyasına Kısa Bir Bakış

A+ A-

Konumuza giriş yapmadan önce ‘ masal ’ sözcüğünün, zihninizde yaptığı çağrışımları biraz düşünmenizi istiyorum.

Masal denilince, aklımıza gerçek dışı, hayal ürünü eserler geliyor. Çocukların masal kitapları okumasında sakınca görmeyen kadar, bu kitaplar olmasa da olur hatta belki de daha iyi olur şeklinde düşünen de birçok kişi var. Çocukluğumuzda bizim için çok değerli olan masallara, büyüdüğümüz zaman, neden karşı çıkmaya başlıyoruz? Bu kanıya nereden vardığımı sorduğunuzu duyar gibiyim.

Geçen hafta gitmiş olduğum bir kitabevinde, almayı planladığım kitabı ararken, tartışmakta olan anne ve çocuğa, istemeden de olsa kulak misafiri oldum. Çocuk, öğretmeninin istemiş olduğu masal kitabının yanında, arkadaşında görmüş olduğu masal kitabını da almak istedi. Annesi masal kitabını almak istemediğini, öğretmeni istediği için, almak zorunda hissettiğini ama arkadaşında gördüğü masal kitabını da hiçbir şekilde almayacağını söyledi. Çocuk, öfkelenip bağırmaya başladı. Annesi bu kitapların uydurma olduğunu, eğer bu kitaplara inanırsa, yalancı biri olacağını söyledi. Çocuk daha da sinirlenerek, yalanın kötü bir şey olduğunu bildiğini, masal kitabındaki kahramanı çok sevdiğini söyledi. Etraftaki insanların bakışları, anneye yönelince, anne bu iki masal kitabını da satın alıp, oradan ayrıldı.

Çocuğun üzüntüsü, annenin kızgınlığı hakkında analiz yapmam gerekir mi bilmiyorum ama dikkatimi çeken durum, masalların pedagoji de çok önemli bir yeri olmasına karşın, ebeveynlerin, çocukların ne hissedeceğini önemsemeden, masalları sadece yalan hikaye olarak açıklaması.

Bebeklikten çıkış evresiyle başlayan ilk çocukluk dönemine adım atan çocuk, dış dünyayı kendi zihinsel şemalarla tanımaya çalışırken, ebeveynlerin bahsettiği soyut kavramları algılamakta güçlük yaşar. Kendisini ifade etmeye çalıştığında, yetersiz hissederse içe kapanık bir duruma geçebilir. Bazen de bu durumun aksine, kendisini yetersiz hisseden çocuklar, başkalarına karşı saldırgan olabilir. Her iki durumunda nedeni, dış dünyaya karşı kendilerini çaresiz hissetmeleridir. İşte tam bu nokta da masallar, çocuklara yardımcı olur. Masalları, çocukların hayal dünyasıyla gerçek dünyası arasına bir köprü olarak düşünebiliriz. Çocuk, olayları anlamlandırırken, kendi imgelerini de oluşturur. Yaşı ilerledikçe, oluşturduğu bu imgeleri gerçek dünyaya göre, kendisi düzenler.

Çocuk, kendi yaş dönemi için uygun olan masalları okuduğunda, üzgün hissettiği durumların sadece kendisine özel olmadığını, herkesin başına gelebildiğini anlamaya başlar. Hayal kurmanın vermiş olduğu mutlulukla, kendisini değerli hisseder. Daha önce görmediği, ama aslında tanıyormuş hissettiği arkadaşları olduğunu düşünür. Yalnız olmadığı duygusunu benimser. Karmaşık görünen durumların, aslında o kadar da karmaşık olmadığını, zorlukların içinde kolaylık bulmanın sırrını, masallar sunuyor. Masalları, çocukların hayal dünyasına ortak olan arkadaş olarak düşünmeliyiz. Çocukların sırlarını çok iyi saklayan pedagogların somut yansıması, masallardır. Masallardaki kahramanların yerine bazen kendisini, bazen de ebeveynlerini yerleştirir. Farklı bakış açılarını öğrenmeye ve kabullenmeye başlar. Böylelikle empati duygusu da gelişir.

Kendisini ve dünyayı sevmesine yardımcı olan masal kitaplarının önemini göz ardı etmeyelim.

Sevgiyle büyütmeye çalıştığımız çocukların, hayal dünyasına da saygılı olmamız dileğiyle…

 


Kaynakça

https://images.pexels.com/photos/1089069/pexels-photo-1089069.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&=1&w=500

https://images.pexels.com/photos/163036/mario-luigi-yoschi-figures-163036.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=1&w=500

https://images.pexels.com/photos/187069/pexels-photo-187069.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

https://images.pexels.com/photos/998067/pexels-photo-998067.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&dpr=2&h=650&w=940

22-11-2020
ankara psikolog