Löpümşüp

A+ A-

Yazmaya başlamadan önce Sait Faik Abasıyanık’ın bir sözü aklıma geldi:

‘‘Yazmazsam deli olacaktım…’’

İki aydır yazmaya uğraşıyorum. Yazmak istediğim konu ise duygular. Bugün düşündüm de, sevgili psikoloğum sanırım haklı çıktınız. Duyguları yaşamak ve yansıtmak konusunda nerede olduğumu sorguladığım bu dönem de benim duygularımı yazmaya bir türlü başlayamamam herhalde tesadüf olmadı.

Bir derin nefes alıp yazmaya başlayayım.

Duygulardan çok düşüncelerin konuşulduğu kültürümüzde duygularımızı fark ederken hepimiz biraz zorlanabiliyoruz. Gördüğüm üzere bende zorlandım. Belki bu durumu ifade ederek senin duygularını fark etmeni ve kendimi fark etmemi sağlayabilirim.

Bu yazımda sevgiden, sevmekten, sevilmekten, sevgiliden bahsetmek isterim. İleride yazacağım yazılarda ise farklı duyguları hissedelim derim.

Sevgi mucizevidir. Çok kıymetlidir. Sevgi beni hayata bağlar, canlı olduğumu hissettirir. Sevgiyi bulabildiğim yerlerde kendimi güvende hissederim. Bana göre sevgi huzur kokar, sakinliktir, gevşemektir, kendini bırakmak ve bulmaktır.

Çok şanslı hissediyorum. İçimde hayata ve kendime karşı bir sevgi kuyusu var gibi. Bitmek tükenmek bilmeyen bir sevgi kaynağı. Yazarken bile nabzımı hızlandırıyor, gözlerimin parladığını, hücrelerimin hareketlendiğini hissediyorum.

Sevgiyle dolu anlarda tüm evrenle sarmalanmış gibi,

Sevdiğim insanın yanındayken evren bizmişiz gibi hissediyorum.

Yine heyecanlandım yazarken. Anlatmak istediğim basit aslında. Sevgiyi keşfetmek güzeldir. Her şeyden bağımsız olarak severim neyi seversem. Sende sev, sende söyle. Hatta sevginin dansını yap, avazın çıktığı kadar sev!  Mesela sevdiğin şeyden başla üretmeye, bak nasıl yaratıcı fikirler çıkarırsın ortaya. Uğraştığın şeye saçma desinler, seni, sevdiklerini eleştirsinler… Hepsine kocaman mutlu bir gülümsemeyle cevap ver. Eleştirileri senin hayatını soldurmasın. Böyle olduğunda her gün sana farklı bir meyve tadı vermeye başlar. Hayatın senin için alevli bir meyve tabağı olmasını dilerim.

Bir de yazımın sonunda seninle bir şey yapmak isterim. Kalk ayağa silkele kendini. Bir kere etrafında dön. Sonra havaya bir öpücük at, takla atıp geri seni öpsün.  Sonra sarıl kendine. Çünkü sevmek kendinden başlar. Kendini sevdiğin zaman sokaktaki hayvanı da sevebilirsin, çiçeği de, çocuğu da, aileni de, insanları da, farklı düşünceleri de, yaşamları da…

Bir de yazımın başlğını saçma bulabilirsin. Açıklayayım. Bir löpümşüpüm var ki ona çok fena löpümşüpüm. Bu yazım löpümşüpüme. Hep birlikte löpümşüplü bir ömüre.

Löpümşüp: Seni çok seven birini seninde çok sevmen durumu/mucizesi.

 

Sevgiler

Didem Akkaya

 


Kaynakça

file:///C:/Users/user/Downloads/katrin-hauf-i0gzpQblCLk-unsplash.jpg

10-09-2020
Didem Akkaya

Didem Akkaya

Öğrenci - Psikoloji

Ben Didem. :) Genellikle aklı karışık şekilde dolaşan bir insanım. Yazdığım zamanlarda ise karmaşadan bir süre kurtulabiliyorum. Aslında psikoloji öğrencisiyim ama burada her konudan yazmayı planlıyorum. Kendimden, hayatımdan, aklımdakilerden ve dünyadan bahsedeceğim. Yazılarıma dönüş yapmak isterseniz mail atabilirsiniz. Sevgiler.

didemaaa@hotmail.com