Kiev'e Yaz Geldi

Dünya ‘ da 3 tane 7 tepeli şehir var diyor Ukraynalı arkadaşım Nazar bize gezi boyunca rehberlik ederken. Birincisi hepimizin bildiği üzere İstanbul,  ikincisi Roma, üçüncü ise evet doğru bildiniz ‘’ Kiev ’’

 Türkiye’den yaklaşık 2 saatlik bir uçuştan sonra Boryspil Havalimanı ’na indik. ( Kiev’de iki tane havalimanı bulunuyor) Pasaporttan geçiş, bagaj işlemleri vs sonrasında havaalanında change yaparken yanımıza gelen taksicilerden birisiyle 440 Grivna ‘ya anlaştık otele gitmek için. (Not: Havaalanında kur fazla yüksek, yanınızda Grivna yoksa üzgünüm geçmiş olsun )
               

Bu arada söylemekte fayda var, UBER Kiev’de son derece yaygın ve fiyatlar inanılmaz uygun.! Yani UBER kullanmıyorsanız bile buraya gelmeden önce telefonunuza uygulamayı indirin derim.

Yaklaşık 1 saat süren taksi yolculuğumuzun sonunda otelimize vardık. (IBIS Railway Station) Taksici çocuk yes no’dan başka İngilizce bilmiyordu bu önemsiz ayrıntıyı geçiyorum.

Eşyaları odaya atıp, akşam yemeği için çıktık dışarıya. Kiev’de metroyla her yere gidebiliyorsunuz. Üstelik tek yön jeton 8 Grivna yani böl 5 e, 1.6 tl. Metro demişken hemen söyleyeyim Dünya’nın en derin metro istasyonu Arsenalna (derinlik: 105,5 m ) da Kiev’de bulunuyor.

               

Kiev’in en ünlü meydanı Maidan Naezalezhnosti ’den (Bağımsızlık Meydanı) başladık şehri keşfetmeye. Meğer bu meydan, Cumartesi sabahtan Pazar akşamına kadar sadece yaya trafiğine açık kalıyormuş. Bir cadde düşünün, ortasında bateri çalan, ateş dansları yapan insanlarla dolu.

                   

Bu renkli görüntülerin ardından geçtik Puzata Hata adlı yöresel Ukrayna restaurantına. (Birçok semtte şubesi var.İlla ki birine denk gelirsiniz) Burada Borsch çorbasından, Kiev köftesine, patatesli pankekten, tatlı/tuzlu varenikiye kadar Ukrayna’ya özgü her türlü lezzet bulunuyor.

                             

Yemekten sonra, 10 yıldır Kiev’de yaşayan ve şans bu ya Lviv’e taşınmadan önceki son haftasonuna denk geldiğimiz Erasmus arkadaşım Nazar’ın veda partysine uğrayıp, minik çaplı bir Erasmus Reunion yaptıktan sonra otele döndük.

               

Ertesi sabah uyanır uyanmaz kahvaltıya maidandaki Lviv Croissant ’a gittik. ( Fırından yeni çıkmış taze kruvasanlarla kahvaltı yapmayı özlemişiz ) Sonrasında ver elini non-stop Kiev gezisi. İlk adres Aziz Sofya Katedrali, görkemli mimarisiyle göz kamaştıran bu katedral İstanbul’daki Aya Sofya örnek alınarak yapılmış.

           
Ardından Aziz Michael Manastırı, Aziz Andrew Kilisesi (soylulara özgü tasarlandığı için çan konmamış), birbirinden güzel evlerden ve cafelerden oluşan,Kiev’in modern yüzü, instagrammerların favorisi Vozdvyzhnska Sokağı,

                         
 
tüyler ürperten bir utanç köşesi Çernobil Müzesi,
 
       
uzun ağaçlarla çevirili, Dnipro Nehri ’ne bakan keyifli bir yürüyüş parkı Mariyinskyi Park rotamızda ilerledik.
   

Yorulduğumuzda enerji depolamak için kah Lviv Chocolate ‘a girip çikolataya düştük (Şiddetle tavsiye) kah meşhur Kyivski Perepichka’dan sosisli sandviçlerimizi alıp yolumuza devam ettik.

                                         

                           
Akşam yemeğinde ise bu sefer tercihimiz Katyusha restaurant oldu. (Bunun da birçok yerde şubesi var) Servis biraz yavaş olsa da yöresel dekorlar, sunumlar ve yemeklerin lezzeti açısından benden tam puan almayı başardı.

     

Ve son gün geldi çattı. Günlerden Pazar. Botanical Garden’da mis gibi bir tempolu yürüyüşün ardından Yolk adlı kahvaltı mekanında Ukrayna usulü bir kahvaltıyı afiyetle mideye indirdik. (Türk kahvaltısını tek geçerim)

                       
Mağaralar Manastırı’na giderken karşımıza çıkan Zafer anıtı ve Holodomor anıtları önünde Nazar’ın efsane anlatımlarıyla tarihe tanıklık ederken insanlığımızdan utandık bir kez daha. (Holodomor neymiş bir araştırın derim)
                       

Akşam olunca Kırım restaurantı Musafir ’de bilindik tatlarla güzel bir ziyafet çektikten sonra,
                     

Kiev’in en sevdiğim yerlerinden olan Tsvetochnaya Mafia ’ya geçip aperollerimizle yayıldık sokağa atılmış iskemlelerin üzerine. Nazar ‘Italian Men in Malta’ fıkrasını anlatırken gülmekten karnımıza giren ağrılar eşliğinde güneş battı.

                         

 

Neden Kiev ‘i tercih ettik ?

1-      Türkiye ’den birçok şehirden  kolaylıkla direk uçuş bulabiliyorsunuz.

2-       Vizeye hatta pasaporta bile gerek yok. ( TC nüfus cüzdanınızın yenilenmiş yani çipli olması önemli )

3-      Gittiğim ülkeler arasında en ekonomikten başlayarak bir sıralama yapacak olursam Ukrayna ilk sırada yer alır.

                         

 

20-05-2019