Kendi Kurtarıcımız Olmak 'Selin Baysal'

A+ A-
İlk satırlarını okumaya başladığım andan itibaren "Sanırım baş ucu kitabımı buldum!" diye düşündüren, okuduğum her bölümünde hissettiğimiz bütün duyguların evrenselliğini gözler önüne seren, "Bu duyguları hissetmeye ne kadar da ihtiyacımız var" dedirten, iki ruhani liderin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan, isminin aksine bize mutluluğun formülünü vermeyi vaad etmeden mutluluğu yaşadığımız her saniyede yaşadığımız her duyguda bulabileceğimizi hatırlatan bir kitabın küçük bir bölümünden bahsetmek istiyorum. "Mutluluğun kitabı".


Ruhani Lider Dalai Lama ve Başpiskopos Desmond Tutu'nun ropörtajlarından oluşan bu kitapta "bağışlama" ile ilgili söylenenlere kulak vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bağışlamak, sosyal hayatımızda zaman zaman zayıflık olarak görülebiliyor hatta pasif olmak, haksızlıklar karşısında durmamak gibi yorumlanabiliyor. Ancak iki ruhani lider aslında bu eyleme neden hayranlık duymamız gerektiğini kendilerine hayranlık uyandıracak cümlelerle açıklıyorlar. Dalai Lama bağışlamaktan bahsederken "oyuncu ve eylem" ayrımını vurguluyor. Bağışlamak, olumsuz olanı hatırlamamak ya da haksız davranışa karşı çıkmamak değil. Bağışlamak, haksızlığa tepki verirken eylemi gerçekleştirenin insan olduğunu da unutmamaktır. Zarar gördüğümüz zaman misilleme yapmak, bize zarar veren kişiye zarar vermek istemek aklımıza ilk gelen oldukça ilkel bir güdüdür. Ancak bunun kısa ya da uzun vadede bizden götüreceklerini düşündüğümüz zaman sandığımız kadar işlevsel değildir. Başpiskopos "Bağışlayıcılık olmadan, bize zarar veren kişiye bağlı kalırız." sözüyle bu durumun bizden götürülerini net bir şekilde özetlemiştir. O kişiyi affetmediğimiz zaman, yaşayabileceğimiz bütün hislerin anahtarını o kişinin eline verip kendi hislerimizin gardiyanı olarak başımıza dikiveririz. Bağışladığımız zaman ise hislerimizin sorumluluğunu ve kontrolünü geri alırız. Kendi kurtarıcımız oluruz.


Bağışlamak, bize zarar veren kişilerle aynı yolda yürümeye devam etmek anlamına gelmemektedir. Kendimizde izin vermektir. Öncelikle, öfke döngüsünün içinden çıkmaya izin vermektir. Öfke zincirleri etrafımızı sarmadan hareket etmektir. Bazen ilişkilerimizi yeniden düzenlemeye bazen de o ilişkiden uzaklaşmaya izin vermektir.



Kaynakça

Mutluluğun Kitabı

https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/ucan-kus-surusu-21261/

https://unsplash.com/photos/7TIUb6CpG_w

17-05-2021
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

ankara psikolog