Kaos Teorisi

A+ A-


Yaşamın öngörülebilir olması insanoğlunun kendini güvende hissetmesinin en kolay halidir. Bu sebeple hayatlarımızı rutine bağlar, yarın hakkında tahminlerde bulunur ve gelecek için planlar yaparız. Ancak göz ardı ettiğimiz bir gerçek vardır. Var olan her şey kaosun hakimiyeti altındadır. Kaos kelimesi evrenin düzenli olduğunu anlatan kozmos kelimesinin karşıtıdır ve düzenlenmiş evrenin varlığından önceki sonsuz mekanları veya biçimsiz maddeleri tanımlar. Kaos, yaşamdaki düzensizlik ilkesidir çünkü yaşadığımız her olay sonraki olaylar için kendinden bir parça bırakarak düzensizliği devam ettirir.

Kaos Teorisi 20. Yüzyıla ait oldukça yeni ve gizemli bir teoridir. Çünkü teorideki kaos, düzensizlikten bir düzenin oluştuğunu savunmaktadır. Kaos Teorisi’nin konusu diğer birçok bilimsel teoriden farklıdır. Geleneksel teorilerin çoğu tahmin edilebilir olaylarla ilgiliyken, Kaos Teorisi, öngörülebilir olmayan ya da kontrol edilemeyen konuları ele alır. Kaos Teorisi’nde, en küçük düşünce farklılıklarının toplumsal mücadeleler tarihinde benzersiz bir değişime yol açması gibi örnekler vermek mümkündür.

Kaos Teorisi’ne göre hayatın akışı tahmin edilemez ve etrafımızda kontrol edilemeyen birçok şey vardır. Ancak Newton fizik yasalarının temellerini attığı yıllarda kesin sonuçlar veren denklemleriyle, olayların ve durumların tamamen hesaplanabilir olduğu düşündü. Bu algı oldukça yanlıştı çünkü çevresel faktörlerin olaylara etkisi algıdaki farklılıklar hesaba katılmamıştı. Einsten’in Görelelik teorisinden sonra Newton’un belirlenebilirlik tanımı tamamen çürümüş oldu. Çünkü Görelelik teorisi mutlak zannedilen değişkenlerin de aslında pek çok farklı değişkene bağlı olduğunu ortaya çıkardı. Schonder’in kedi deneyi, gerçeklerin gözlem yapmadıkça olasılıklara bağlı olduğu iddiasıyla ve kuantum teorisi, bir parçacığın aynı anda birden fazla konumda olabileceği iddiasıyla Kaos Teorisi’ni destekleyen güçlü fikirler sundu.


“Bir kelebeğin kanatlarının hafifçe çarpması dünyanın diğer tarafında hissedilebilir.”

– Çin atasözü

Kaos Teorisi’nin en önemli parçalarından olan Edward Lorenz’in “Kelebek Etkisi”,  Dünya’nın herhangi bir noktasındaki kelebeğin kanat çırpışının Dünya’nın diğer bir noktasında fırtınaya ya da başka bir olaya sebep olabilmesi ihtimalidir. Sürecin çok uzun olmasına rağmen aradaki bağlantı kesin ve gerçektir. Kelebek, uzay-zamanın en doğru noktasında kanatlarını çırpmamış olsaydı, fırtına ortaya çıkmazdı. Kısacası başlangıçtaki küçük değişiklikler sonuçta büyük değişikliklere neden olurlar.  Günlük rutin yaşantılarımızdaki en basit olaylar bile bu ilkenin göstergesidir.



Kaos Teorisinin diğer bir parçası olan “Belirsizlik İlkesi”, sistemdeki tüm parçacıkların davranışlarının kesin olarak belirlenemeyeceğini savunur. Çünkü bir olayın başlangıç koşullarını kusursuz detaylarıyla bilmemiz mümkün değildir. Bu sebeple olayın kesin sonuçlarını da tahmin edemeyiz. Yapılan en küçük hata bizi tamamıyla farklı bir sonuca ulaştırır. Örneğin Dünya’daki tüm bitkilerin, havadaki oksijen değerine olan etkilerini ölçmek mümkün olmadığından, doğru ve uzun süreli bir hava tahmini yapmak her zaman imkânsız kalacaktır.

Profesör James Yorke, en önemli çalışmalarından olan Kaos Teorisi’ni, “En başarılı insanlar, B planında iyi olanlardır. Planlarınızı her an değiştirmeye hazır olmalısınız.” sözleriyle özetlemiş. Çünkü her koşulda farklı sonuçlar doğuran, kendisini oluşturan bütün parçalarıyla sürekli değişen canlı bir organizmada yaşıyoruz. Evren sahip olduğumuz en gizemli bilmece. Ve her köşesine kaos gizlenmiş bu organizma sürekli engeller, olasılıksızlıklar yaratarak gizemini çözmemize asla tam anlamıyla izin vermeyecek.


Kaynakça

https://dsweb.siam.org/The-Magazine/All-Issues/an-interview-with-james-a-yorke

https://www.forbes.com/sites/startswithabang/2018/02/13/chaos-theory-the-butterfly-effect-and-the-computer-glitch-that-started-it-all/

https://www.space.com/chaos-theory-explainer-unpredictable-systems.html

26-12-2019
Melahat Ünal

Melahat Ünal

Bilim, Teknoloji, Evren

Evrenin özünün bilim olduğu hayatımızın her alında karşımıza çıkar. Yol göstericimiz, umut ışığımız olarak bilimi seçtiğimiz zaman asla yenilgiye ve yanılgıya uğramayız. Hepimiz yıldızlardan geldik... "Bizler, yalnızca yıldızlar hakkında düşünen yıldız tozlarıyız." Bedenimiz yok olsa da arkamızda bıraktıklarımızla ve enerjinin farklı bir formunda evrenin sonuna kadar var olmaya devam edeceğiz. Varlığınızla evrene değer katmanız dileğiyle... *camelopardalis Kutup Yıldızı’nın aşağısında, Büyük Ayı ile Cassiopeia (Kraliçe) takımyıldızları arasındaki sönmekte olan yıldızlardan oluşan bir takım yıldızıdır. Fark edilir derecede parlak yıldızlara sahip olmadığından uzun bir süre kimsenin ilgisini çekememiştir. Sönük bir takım yıldızı olması görülebilecek hiçbir şeye sahip olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı çevremizdeki küçük detayların hayatımızı değiştirebilecek potansiyele sahip olması gibi...

melahatunal51@yandex.com