İşçi Fotoğraflarının Ustası ‘Lewis Hine’

A+ A-

 

“Eğer hikayeyi sözcüklerle anlatabilseydim, yanımda sürekli bir fotoğraf makinesi taşımaya ihtiyaç duymazdım.”

 

            20.yüzyıl başlarında işçi sınıfının mücadelesine çektiği fotoğraflarla destek veren bir isimdi Lewis Hine.

            1900’lü yıllarda göçmenleri, yoksulları, çocuk işçileri ve Empire State Building’de çalışan işçileri fotoğraflayan bir belgesel fotoğrafçıydı.

            Bir eğitimci olan Hine, New York’un yanı başında bulunan Ellis Adası’na gelen göçmenleri fotoğraflamaya başladı. Ellis Adası Amerika’ya gelen göçmenler için bir umut kapısı, Hine içinse Amerikan rüyasından çok uzak olan sömürü dünyasına giriş kapısıydı.

            Amerikan rüyasına kapılan göçmenlerin mücadelelerini, isteklerini ortaya koyarken onların bir Amerikalı’dan farklı olmadığını ortaya koymaya çalıştı. Amacı New Yorkluların korktukları bu yeni ailelerin de ‘insan’ olduğunu göstermekti.

           

 

                                                    Ellis Adası’nda Slav bir göçmen 1907

 

 

Ellis Adası’nda bir İtalyan aile 1905

 

            Ellis Adası fotoğraflarını 1904-1909 yılları arasında çekti. 1926 yılında tekrar adaya gittiğinde koşulların biraz iyileştiğini gördü. Fotoğraflarının koşullarda az da olsa bir değişim yaratması Hine’ı sevindirdi.

            Objektifini yoksullara, ezilenlere ve günde 14-15 saat sefalet ücretlere çalıştırılan işçilerin yaşam koşullarına çevirdi.

            Aldığı sosyoloji eğitimi Hine’ı olan olayların arka planını araştırmaya ve olayları sorgulamaya itti. 5 yıl boyunca bu adadaki göçmenlerin yaşam koşullarını belgelerken kömür madenlerinde, fabrikalarda, tekstil atölyelerinde çalışan işçilere çevirdi objektifini.

            Fabrikalarda atölyelerde zor şartlarda çalıştırılan çocukların sıkıntıları Hine sayesinde kamuoyuna duyurulmuş oldu. Fakat bu çalışmaları fabrika sahiplerinin tepkisini çekti ve çoğu zaman kılık değiştirerek fabrikalara girmeye başladı.

            5x7 inç Graflex marka kamerasını bir tripod üzerine kurarak flaşını hazırlar çekmek istediği duyguyu yakaladığında deklanşöre basardı. İkinci bir poz olanağı olmadığından ilk çekimde istediği kareyi yakalayıp çekim alanından uzaklaşırdı.

            Hine’ın fotoğraf çalışmaları 1916’da meyvelerini vermeye başladı. Keating-Owens adını taşıyan yasayla çocukların çalışma şartlarına düzenlemeler getirildi. 14 yaşından küçük çocukların çalışması yasaklandı. Çocukların azami çalışma süresi 8 saat olarak belirlendi. Kömür madenlerinde ise 16 yaşından küçük çocuklar çalıştırılmayacaktı.

                Lewis Hine, çocuk işçiliğiyle mücadele eden en güçlü isimlerden biri oldu. Kendisi ülkenin çocuk işçiliği yasalarını eleştiriyordu. Bazı eyaletlerde genç işçiler için yasalar olsa da yeterli ulusal yasalar bulunmamaktaydı. Ulusal Çocuk İşçiliği Komitesi tarafından kadrolu araştırmacı olarak işe alındı. Araştırması boyunca çalışma ortamlarını gizlice fotoğrafladı ve işçilerle röportajlar yaptı.

            Çocuk işçiliğine karşı yürüttüğü çalışmalarının yanı sıra Birinci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Haç için çalışmaya başladı. Bu savaştan etkilenen Fransız ve Belçikalı sivillerin yaşam koşullarını fotoğrafladı.

 

Tekstil fabrikasında çalışan işçiler

           
                Empire State Building
’de çalışan işçileri fotoğrafladığı “Gökdelen tepesinde öğle yemeği” adlı fotoğrafı Amerikan fotoğraf tarihinin en önemli fotoğrafları arasında yerini aldı.

 

 

 

           Fotoğrafın orijinal ismi ‘Lunch atop a Skyscraper’dır. 1932 yılında New York City’de Rockefeller Center binasının yapımı sırasında 69.katta çekildi. Fotoğrafta öğle yemeği yiyen 11 erkek bulunmaktaydı.

            Fotoğraftakiler inşaat sektöründe çalışan göçmen işçilerdi. Şaşırtıcı görünen bu kare,  çalışanların hayatlarını nasıl hiçe saydıklarının ve ne kadar zor şartlarda çalıştıklarının bir göstergesiydi. Bir anlamda Büyük Buhran döneminde insanların nasıl iş güvenliğinden yoksun olduklarının bir tanığıydı fotoğraf.

            Fotoğrafın Charles C.Ebbetts’e ait olduğu öne sürüldü. Şimdilerde ise fotoğraf anonim bir çalışma olarak kabul edilmektedir. 

            Hine, çektiği fotoğrafları halka ulaştırabildiği zaman toplumdaki sefalet, kötülük ve haksızlıklar ortaya çıkarılacak ve bu yolla bütün bir toplumu değişime götürebilecekti.

            Gözlemlerini Çocuk Emeği Bülteni’nde yazdı. Yazıda şöyle diyordu. “Konserve fabrikalarından Teksas tarlalarına binlerce sürüklenip duran işçileri izledim. Onların trajik hikayelerini dinledim ve kazanma şanslarının olmadığı bu endüstri oyunundaki mücadelelerini gördüm. Keşke edindiğim deneyimleri ve tanık olduğum olayları sizlere kuşbakışı izletebilseydim”.

 

     Pennsylvania’nın kömür madenlerinde çalışan çocuklar.
Genellikle günde 10 saat haftada 6 gün çalışıyorlardı.
 

             Hine, ülke ülke gezerek fabrikalarda çalışan çocukları fotoğrafladı. Gençlerin çalışma koşullarını ve yoksulluklarını abartmak için hiçbir girişimde bulunmadı. Onları olduğu gibi doğal ortamlarda fotoğrafladı. Onu eleştirenler fotoğraflarının şok edici olmadıklarını savundu.

 

Yaşları 9 ile 13 arasında değişen çocuklar.

Çocuklardan biri çalışırken sol bacağını kaybetmiş.

 

      10 yaşında bir işçi bir çocuk

            Hine’ın fotoğrafları kimine göre düz görünüyordu. Fakat o, fotoğrafındaki insanlarla doğrudan iletişim kuruyormuşuz izlenimi veriyordu. O insanların içinde bulundukları zamanının bir tanığı olmamızı ister gibi bir tarihsel gerçeklik yaratıyordu.

            Hine, yoksulların, ezilenlerin ve sömürülenlerin tarafında yerini aldı. Fotoğrafları, daima zulme ve sömürüye başkaldıran bir araç işlevi gördü. Gerçek dünyanın gerçek insanlarını sundu.

            Yaşamının son yıllarında Ulusal Araştırma Projesi’nin fotoğrafçısı olarak seçildi. Fakat bu projeyi tamamlayamadan 1940 yılında hayatını kaybetti.

            Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle fotoğrafla kalın.


Kaynakça

www.icp.org. 

19-01-2021
Gülnur Turgut

Gülnur Turgut

Fotoğraf

Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitenin Yeni Medya Bölümü’nde yüksek lisansını başarıyla tamamladı Fotoğrafa merakı üniversite yıllarında başladı. Üniversitede fotoğraf sanatçısı aynı zamanda hocası olan İbrahim Demirel’den dersler aldı. 2016 yılından beri fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır. Sokak fotoğrafçılığı alanına ilgi duymaktadır. Fotoğraf eğitimlerine ve grup sergilerine katılmakta ve fotoğraf üretmeye devam etmektedir.

gulnurturgut@hotmail.com