İlk fotoğraf Mısır'dan

Merhaba sevgili fotoğraf severler,

Biliyor musunuz, fotoğraf konusunda, aldığım ilk teorik ders, kullandığım makinesinin çok ‘dandik’ olduğuydu… Evet, doğru bir tespitti, ama onca yol kat ederek, çektiğim ve aslında beğenerek paylaştığım fotoğrafların üzerinin –hala kulaklarımda yankılanan o cümleyle- kırmızıyla çizilmiş olması bayağı zor gelmişti o zamanlar…

İkinci aşamada, farklı fotoğrafçıların projelerinde çalışarak, tematik olarak ilgimi çeken konuları objektifimin arkasından detaylı inceleme fırsatı buldum. Ustaca fotoğraflarla gözüm o kadar bilendi ki, fotoğraf çekmekte ve çektiğim fotoğrafı beğenmekte çok güçlük çekmeye başladığım bir dönem oldu... O sıralar yaptığım seyahatlerin tadı, güzel fotoğraf yakalama hırsıyla kaçmaya, doğal sohbetler yerini fotoğraf makinesiyle, inişli çıkışlı bir çekişmeye bırakmaya meyil etti ve bu hassas noktada kendime ‘dur’ demeyi başardım, hata yapmaya razı oldum ve özgürlüğüme tekrardan kavuştum.

 

Belki de bu nedenle, değer verdiğim, amatörce fotoğraflarımı da paylaşmak istiyorum sizlerle - İşte hala her baktığımda, gülümsemeden edemediğim fotoğraflardan biri… Yer;Luxor, Mısır, Yıl; 2003.

Fotovoltaik sistemler üzerine bir konferanstayım. İçeride gördüğüm, oryantal tarzı misafirperverlik beni evimde gibi hissettiriyor, tanıştığım kişiler de sıcakkanlı, tam bizlere benziyor diyeceğim ama, konferans alanı dışında, daha girişken tüccarlar, daha baskın özgüven ve çok daha keskin bir sosyal rol dağılımı sokaklara hakim…

İlk intiba yanlışta olabilir tabii, çok uzun zaman geçirmedim oralarda, sadece 6-7 gün…. Ama bildiğim o ki, onlar, beni kendilerine hiç mi hiç benzetmiyorlar…. Ve hatta: ‘ Demek Türkiye’den geliyorsun, ama hiç te Türk’e benzemiyorsun ; oku bakalım bir Fatiha...’

Ama çocuklar başka, onlarla tanışmak için, gülümsemek yetiyor… Yanımda getirdiğim, ufak tefek oyuncakları, önce deveden inen bir oğlana veriyorum, sonra nasıl oluyorsa,  iki dakika önce ıssız ve çorak olan arazi, bir anda çiçek bahçesine, çevremi saran çocukların utangaç duruşları ise muzip bakışlara, meraklı dokunuşlara dönüşüyor. Ve ben, doğum günü partimi, onlarla beraber geçirmenin neşesiyle, deklanşöre basıyorum. O zamanlar dijital makinem yok, tek poz, ama bence çok harika, hediye olarak demek istiyorum, bakın hala paylaşırken mutlu olabiliyorum…

 

Bana Neden hiç tanımadığın insanların fotoğrafını çekmekten bu kadar hoşlanıyorsun?’ diye sorulduğunda, ikna edici bir cevabım yok.

Belki hissettiğim ama adlandıramadığım bir duygunun peşine düştüğümden, ya da hayata karşı çok nadir rastladığım bir duruşu, en görkemli haliyle sergileyebilen kişilere duyduğum saygının beni heyecanlandırmasından ya da sadece sempatinin taşkınlığa dönüşmesiyle, aniden...

Bu arada, sadece hiç tanımadığım insanların, kültürüne yabancı olduğum ülkelerin, fotoğraflarını çekmeyi değil o fotoğraflara uzun uzun bakmayı da çok severim…

Görüşmek üzere,

Elif Ülkü Arıcı

 

22-02-2018
Elif Ülkü Arıcı

Kadrajdan Yansımalar

Elif Ülkü Arıcı

İstanbul Teknik Üniversitesi, öğretim üyesi

Işığımız bol, enerjimiz yüksek olsun... Selamlarımla Doç. Dr. Elif Ülkü Arıcı

elifarici@medyacuvali.com