HIZIR

A+ A-

 

-          1     -

İsa ile Mavi Melek, yemekhanede televizyon izliyorlardı. ‘Bu adamın adı Yahya’ dedi İsa. Mavi Melek ‘Hangi adamın tatlım’ dedi.

İsa, ‘Şu gazete satılmış ya’ dedi ‘İşte o gazeteyi satın alan adamın adı Yahya’

‘Sen tanıyor musun o adamı?’

‘Tabii tanıyorum. Beni Suriye’ den getiren oydu. Beni sıradanlaştırıp, görevimi unutturmak için evlendiren, bana iş bulan hep oydu’

‘Ay bir de evlendin mi sen?’ dedi Mavi Melek ‘Evli İsa olur mu hiç?’

Daha konuşacaklardı ama yanlarına bir görevli yaklaştı. ‘Ziyaretçin var’ dedi İsa’ ya. İsa, kalktı ziyaretçi odasına doğru yürüyecekti ki ‘Orada değil ziyaretçin’ dedi görevli. Mavi Melek ve İsa, görevliyi takip ettiler.

-          2      -

Odaya girdiklerinde onları bekleyen birini gördüler. Ayakta duran adam elindeki parayı görevliye verdi. Görevli elindeki paraya bakınca sevindi. İki yüz liralık banknottu elindeki. ‘Zaten para vermiştiniz bana’ dedi görevli ve odadan çıkıp kapıyı kapattı.

Uzun boylu, geniş omuzlu, yakışıklı adam, Mavi Melek ile İsa’ ya gülümsedi. Gülümseyince daha da sevimli oluyordu bu adam. Yalnız kazak giymiş olması şaşırtıcıydı. Henüz havalar o kadar soğumamıştı. Şaşırtıcı olan başka şeyler de vardı odada. Ortadaki masanın üzerinde iki yüz liralık banknotlar duruyordu ve sevimli adam durmadan o paralara yenisini ekliyordu. Sol elini cebinde tutuyor sonra dışarı çıkardığında elinde para oluyordu. Parayı masaya koyuyor elini yeniden cebine götürüyor ve yeniden para çıkarıyordu.

‘Sihirbaz mısın sen?’ diye sordu Mavi Melek.

‘Hayır’ dedi adam ‘Birazdan biter. Teknik bir sorun’ dedi.

Mavi Melek, İsa’ ya bakıp gülerek ‘İnsanların ne güzel sorunları var, duy da inan mümkünse’ dedi.

Adam hala cebinden para çıkarıyor çıkan parayı masaya koyuyor sonra yeniden para çıkarıyordu.

‘Sizin dünyanıza gelirken elimde ne varsa böyle artıp duruyor. Elim boşsa bu sefer de dünyanızda dokunduğum ilk neyse o artıyor. Teknik bir sorun tamam mı? Bir süre sonra geçiyor. Ama ben göreve odaklanamıyorum. Anlıyorsunuz değil mi?’ diye sordu adam.

‘İvit’ diye şımardı Mavi Melek. İsa güldü ‘İvit, ne güzel buluş. Ben de kullanabilir miyim, bu kelimeyi?’

Bir kez daha ‘İvit’ dedi Mavi Melek. İsa da ‘İvit’ dedi. Gülüştüler.

Adam ‘Bu arada benim adım Hızır’ dedi ‘Zülkarneyn gönderdi beni. İyi olduğunu bilmenizi istiyor’ dedi.

-          3      -

İsa, masadaki paraları inceledi. ‘Bunların seri numaraları aynı’ dedi.

‘Renkleri ve üzerlerindeki resimler ve İki Yüz Türk Lirası yazısı da aynı’ dedi Mavi Melek ‘Yani zengin olduk’

‘İvit’ dedi İsa ve gülüştüler.

-          4      -

‘Sana bayılıyorum’ dedi Mavi Melek ‘Hiçbir şey yapmıyorsun. Hiçbir şey yapman da gerekmiyor ama yine de dünyanın en önemli kişisi oluyorsun. Harika bir his olmalı önemli biri olmak.  Aslında tam bana göre. Yat dinlen, televizyon izle, uyu, yemek ye ve dünyanın en önemli kişisi ol. Ay tam bana göre’

‘Ama ne yapabilirim ki?’ dedi İsa ‘Sen de duydun Hızır’ ı, vakti gelince yardım edecekmişim onlara. Deccal’ i yalnızca ben yenebilirmişim. Bu yüzden önemli olmalıyım. Yani bana da tuhaf geliyor bu akıl hastanesinde yaşayıp dünyayı kurtarma planlarının kahramanı olmak ama… Ama işte böyle yani…’

‘Seninle gurur duyuyorum’ dedi Mavi Melek.

‘Gerçekten mi?’

‘İvit’


Kaynakça

Kullanılan Görsel: Uğur Akalın'a aittir.

08-01-2021
Osman Akalın

Osman Akalın

Öykü Yazarı

Bünyan doğumlu yazar Ankara'da yaşamaktadır. Turuncu ve yeşile gönül bağı vardır. Yıkanmış beton kokusunu ve leylak kokusunu önemser. Bu kokularda çocukluğunu ilk gençliğini muhafaza eder. Öfke, intikam duygusu yoktur. 'Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına' şarkısına müpteladır. Kızarmış patatesi ve beyaz peyniri çok sever. Hayal gücünün, sabrının ve hoşgörüsünün sınırları henüz kendisi için de muammadır. Asla pes etmez. Mucizelere inanır. Profil resmi Uğur Akalın' a aittir

osmanakalin38@gmail.com

ankara psikolog