Gitmek mi Kalmak mı?

A+ A-

Herkesin belli bir dönem biriyle yol ayrımına gelmişliği vardır. Bazen tartışmalarla bazen mesafelerle biten yollar. Bazen de hiç farkına bile varmadan uzaklaştıkların. Ya da onun senden uzaklaştığı.

Ya giden olursun ya da kalan. Çünkü her biriyle hikayen çok başka ve sana hangi rolün düşeceği belirsiz.

Bir de kalan giden mevzusu var tabi. 

Kalana mı gidene mi zor? İşte o meşhur soru...

Giden gider. Ve ilgilendiği tek şey yoludur. Onun için kapı kapanmıştır. Arkasına bakmaz ve durmaksızın yoluna devam eder. Ama aldığı sorumluluk altında ezilir. Dik durabilmek, ardına bakmadan yürüyebilmek kolay olmaz onun için. Kalanın ise önce şaşkınlığını atması gerekir. Belli bi süre kımıldayamaz. Zihni anılarla boğuşur. Neden diye sorgular. Ama sonra o da kalkar ve o da yoluna devam eder. Onunki sadece biraz daha zaman alır. Her iki durumun da zorlukları var kendine göre. Aslında ikisi de zor.

Hani bir söz vardır ya: “ insanlar sizden uzaklaştığı zaman, bırakın gitsinler. Kaderiniz asla onlara bağlı değildir ve bu onların kötü olduğu anlamına da gelmez. Sadece sizin hikayenizdeki rollerinin sona erdiği anlamına gelir.” 

Bu sözden sonra olaylara, kişilere bakış açımızın değişmesi çok normal değil mi? Kendimizi bir filmde gibi hissedip hayatından çıkanların da rollerini başarıyla tamamlayan bir oyuncu olduğunu düşünsek mesela. Bunu yapabildiğimiz an içimizdeki kuşları özgür bıraktığımızı fark etsek mesela. Kim gitmiş kim kalmış önemsemeden kendi yolumuza bakabilsek mesela.


Kaynakça

Görsel kaynak: www.pexels.com

14-04-2021
ankara psikolog