Fantastik bir rüya için: Kapadokya Balon Seyahati

Küçük bir kız çocuğuymuş gibi bu yaşımda her gördüğümde içimi güldüren sebeplerdir renkli balonlar. Çocukken bile içinde gökyüzüne çıkabileceğimi hayal edemediğimden olsa gerek peşinden gitmeyi seçmişim. Mahallenin baloncusunu sokaklarca takip ettiğimde 3 yaşındaymışım ve aynı bugün gibi yön duygum olmadığından ailede epey paniğe sebep olmuştu küçük maceram. Hal böyle olunca balonla uçabileceğimi öğrendikten sonra hep ertelediğim bir hayale dönüştü sıcak hava balonu tecrübesi. Yol arkadaşımın yükseklik korkusuyla da tek başına deneyimlenecek bir hayale.
  
Kapadokya daha önce de belirttiğim gibi eşsiz bir coğrafya. Farklı yönleriyle görülmeye, gezilmeye değer. Ama beni en çok çeken yönü rengarenk balonları oldu. 

Uçuş için öncesinde araştırma yapılarak gidilmesi önemli. Sabahın çok erken saatlerinde gökyüzüne çıkıldığından hava şartları, rüzgar durumu da etkili. Ben Ağustos tercih ettim ama şartlar rüzgara kaldığından günlük hatta saatlik değişebiliyor durumlar. Bir diğer konu da pek çok firma var ve fiyatlar çok değişiyor. Önden bir araştırma ve belki pazarlıkla uygun fiyatlar yakalanabiliyor. 

Sabah dört buçukta balon firmasının servisi kapıda bekliyordu.(Hayallere ulaşmak bazen çok zor.) Küçük bir kahvaltıdan sonra gün doğumunda havalanmak üzere Göreme'ye uçuş alanına geldik. Her yer kalkışa hazırlanan renkli balonlar ve heyecanlı insanlarla doluydu. İlk defa sıcak hava balonunu bu kadar yakından gördüğümden balona binince bir garip hissettim. Kocaman bir sepet ve içine yumurta gibi doluştuğumuz macera arkadaşlarım. 


Pilotun profesyonel tavrı sayesinde korku değil heyecan okunuyordu yüzlerde. Balon havalanmaya başladıkça bu fantastik anın daha da farkına vardım. Kapadokya bu tarifsiz an için biçilmiş kaftandı. Gökyüzünde bizimle uçan renkli balonlar ve benzersiz bir coğrafya. Peri bacaları, eşsiz yapılar ve gündoğumu. Kelimeler kifayetsiz sözü benim için hiç bu kadar gerçek olmamıştı.


Macera arkadaşlarımın da anı saklayan birkaç fotoğraf dışında anı yaşayan insanlar olması büyük şanstı bu arada. Birbirimize gördüğümüz yapıları, gündoğumu renklerinin daha güzel göründüğü noktaları göstererek geçti yol.(Fotoğraf makinemi bırakmamı sağlamaları enfes bir şans oldu.) Pilotumuz da görülmesi gereken turistik noktalara yaklaşarak anlatıyordu. Sonra yeniden gökyüzü.


Bu şekilde su gibi geçen bir saat sonrasında rüzgarın izin verdiği bir noktaya yumuşak sayılabilecek bir iniş yaptık. Dev sepetimizde hiç yumurta kırılmadı. (Çok şükür.) İndiğimizde güzel bir rüyadan uyandığımdaki o gülümseme ve küçük burukluk vardı üzerimde. Herkes indiğinde uçuş sertifikalarımızı verdi ve şampanya patlattı pilotumuz. Birlikte fotoğraflar çekildik ve kapanış. 


Ölmeden önce yapılacaklar listemin başına kocaman bir çizik attım böylece. Mutlaka sizde atmalısınız bu çiziği listenizde değilse bile. Her anına değerdi bu maceranın. Keşke o anın görüntüleriyle gözlerimle yazabilseydim rüya anımı.


Geçenlerde Grace and Frankie dizisinde ikinci baharlarına bu tecrübeyi ekleyen iki yoldaşın videolarındaki mutlulukları hislerime tercüman olan anlardandı. 



28-05-2018