Eskişehir Nostaljisi ve Hamburger Denemesi

A+ A-

Bayramlar geçmişe duyulan özlemin sık sık dile getirildiği zamanlardır. Bu bayramda da geleceğin ve anın tekinsizliği nedeniyle belki de hiç anmadığımız kadar andık geçmişi. Ben de bayramın bana verdiği yetkiye dayanarak biraz nostalji yaptım ve bir yıl kadar geriye giderek geçmiş bayramı andım.


Uzun zamandır gitmek istediğim fakat sürekli ertelemek zorunda kaldığım Eskişehir’e gitmek için geçtiğimiz yıl bayram tatili oldukça idealdi. Günübirlik gezimiz için hızlı tren biletleri alındı, planlar yapıldı. Ben ve ablam olarak planladığımız iki kişilik gezimize trene binmemize saatler kala arkadaşım da dahil oldu.



Bilet bulmaya çalışmakla geçen bir gecenin ardından sabah 09.00 gibi Eskişehir’deydik. İlk hedefimiz elbette ki çiğ börek ile kahvaltı yapmaktı. İnternetten de yorumlara bakıp en güzel böreği aramaya koyulduk. Tren garından çıkıp şehrin içini geze geze vardığımız Kırım Tatar Çibörek Evi’nde yediğimiz çiğ böreği oldukça beğendik.

                          

Kahvaltıda biraz dinlendikten sonra Tarihi Odunpazarı Evleri’ni gezmeye koyulduk. Evliya Çelebi’nin de Seyahatnamesi’ nde “Şehrin 4 çevresi gül, gülistan, bağ ve bostan dolu olup hububatı çok bir şehirdir...” diye bahsettiği Odunpazarı’ nın her sokağı başka renkte bir güzellikteydi. Sıcağa aldırış etmeden rengarenk evlerin bulunduğu sokakları bir iki kez turladıktan sonra Odunpazarı içerisinde bulunan birçok müzeyi ziyaret ettik. Bizi en çok etkileyen müzeler ise Lületaşı Müzesi ve Arkeoloji Müzesi oldu.
                                                



Müzelerden sonraki durağımız ise muhteşem bir Eskişehir manzarasına sahip olan Şelale Park’tı. Gün içinde uykusuzluğun da verdiği yorgunlukla Şelale Park’a çıkmakta tereddüt etmiştik. Fakat parka vardığımızda manzara katlandığımız yorgunluğa fazlasıyla değdi. Manzaranın tadını çıkardıktan sonra biraz da dinlenmeyi hak ettiğimizi düşünüp yarım saat kadar çimlerde şekerledik.
               

Trene biniş saatimiz yaklaşırken Eskişehir’e dair en merak ettiğim lezzet olan Balaban Köfteyi yemek için tekrar şehir merkezine yürüdük. Öncesinde yaptığım birkaç araştırma sonucu bulduğum esnaf lokantalarının konumunu kendimize yeni rota olarak belirledik. Fakat hedefe vardığımızda benim için günün en kötü sürprizi ile karşılaştık. Eskişehir’in tokgözlü esnafı bayramda dükkan açmamıştı:) Kapı duvar esnaf lokantasının yarattığı hayal kırıklığını atlatmak için İki Eylül Caddesi’nin meşhur hamburgercisi Pino’da yemek yemeye karar verdik. Lezzetli hamburgerlerimizi yerken tren vakti de iyice yaklaşmıştı. Bu nedenle gara giden en kestirme yolu öğrenip Pino’dan biraz acele ile ayrıldık.
     

Hızlı hızlı yürümemiz gereken dönüş yolunda Porsuk Çayı’nın akşam manzarası tempomuzu korumamıza izin vermedi. Sabah geçtiğimiz bazı yollar muhtemelen dönmenin de verdiği hüzünle daha güzel göründü gözüme. Gündüzü ayrı gecesi ayrı güzel Eskişehir’de bir günlük gezimiz dönüş trenine binmemizle sonlanmış oldu.

Geçen bir yıllık süreden sonra tekrar Eskişehir’e gitmek için mükemmel bir bahanem var: hala balaban köftesi yemedim. Fakat tahmin edilebilir ki defalarca hamburger yedim. Bunların içinden benim için en özeli elbette ki kendi yaptığım hamburgerdi. Hamburger yapımında fazla acemi olduğum için lezzetli olabileceğini düşündüğüm tarifleri bir araya getirip bir cheeseburger yaptım ve sonuç istediğim gibi oldu. Bu süreçte evde ekmek ve yemek yapmaktan yeterince sıkılmadıysanız benim yararlandığım tarifleri de deneyebilirsiniz.

Hamburger Ekmeği İçin:

Malzemeler;

1 su bardağı ılık süt
Yarım su bardağı ılık su
1 yumurta
1 çorba kaşığı tereyağı
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 paket kuru maya
1 çorba kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
5 su bardağı un

Üzeri için;

1 yumurta sarısı
Beyaz susam

Hamburger ekmeği nasıl yapılır?

Öncelikle süt, şeker ve kuru mayayı bir kapta karıştırın. Ardından tuz ve un haricinde tüm malzemeyi ekleyin ve çırpmaya devam edin.

Ardından unu yavaş yavaş ekleyin ve tuzunu ilava edin. Hamuru, ele yapışan yumuşak bir kıvam elde edene kadar yoğurmaya devam edin.

Son olarak hamurun üstünü streç film ile kaplayın ve ılık bir yerde 40 dakika mayalanması için bekletin.Mayalanan hamuru, un serpilmiş tezgaha alın ve havasını almak için yoğurun.

Mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp tepsiye dizin. Bu malzemeden toplan 8 adet hamburger çıkabilir.

Yaptığınız bezeleri tepsiye dizin ve 15 dakika üzerini örtüp bekletin. Tepsi mayasını aldıktan sonra üzerine yumurta sarısı sürüp, beyaz susamları serpin.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirin. Fırından alınca yeniden üzerini örtün ve hamburgerlerinizi dinlendirin.

 

 

Cheeseburger İçin:

Malzemeler;
Soğan
Köftesi için Malzemeler
500 gr. dana döş kıyma
1 tatlı kaşığı ketçap
2 tutam tuz
1 tutam karabiber
Üzeri için Malzemeler
3 dilim cheddar peyniri
3 adet hamburger ekmeği

Cheeseburger Yapımı;

Köfte için, soğanı piyazlık doğrayıp, kızgın tavaya biraz zeytinyağı koyun ve karamelize oluncaya kadar pişirin.

Ardından kıymanın içerisine ketçap, tuz ve karabiber ilave edip iyice yoğurun.
Köfte harcınız hazır olduğunda 3 eşit parçaya bölün ve hamburger köftesi şekli verin.
Bir tavayı kızdırın.
Köftelerinizi istediğiniz pişme derecesine göre önlü arkalı mühürleyin.
Ardından 180 derecede önceden ısıtılmış fırında istediğiniz pişme derecesine göre pişirin.

Fırından çıkartmaya 2-3 dakika kala üzerine peynirini yerleştirin ve peyniri eritin.
Ekmeklerinizi fırından çıkan köftelerin suyuna batırın.
Hamburger ekmeğinin tabanına burger köftesini yerleştirin.
Üzerine dilediğiniz gibi domates, turşu, soğan koyup üstüne ekmeği kapatıp servis edin.

Afiyet olsun.


Kaynakça

https://eskisehir.ktb.gov.tr/TR-149936/odunpazari-evleri-odunpazari-kentsel-sit-alani.html

ekmek tarifi için: https://www.milliyet.com.tr/pembenar/hamburger-ekmegi-nasil-yapilir-2789237 

cheeseburger tarifi için: https://www.ardaninmutfagi.com/tag/cheeseburger

28-05-2020
Lütfiye Şahin

Lütfiye Şahin

Gastronomi-Sinema-Seyahat

1995 yılında Samsun’da doğdum. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2017 yılında mezun oldum. Farklı kültürlere olan merakımı seyahat ederek, film izleyerek en çok da yeni tatlar deneyimleyerek gidermeye çalışmaktayım. Ruhunu yedinci sanat ile karnını ise mutfak sanatı ile doyuran amatör bir aşçıyım.

lutfiyee.sahinn@gmail.com