Ergenliğin Sızıntısı

A+ A-

Yaşanılacak günlere doğru olan yürüyüşümüz, aile içerisindeki öğretilerden edinilen hazırlıklarla başlar. Çocuklukta aşılanmaya başlanan öğretiler farkında olmaksızın ergenlik yazılımımızın içine sızar. Kendini onarmak isteyen bu yazılım çoğu zaman sızıntıya yenilir ve bu sızıntı yoluna yetişkinlik ile devam eder.

Sızıntının yoldaş olduğu insan karakterine nankör itemleri yapılırken, bu devran böyle gitmez diyenler ortaya çıkar. Bu devrancılar, gözlerinin açılmasıyla asıl sorunun bu öğretilerden geçmeyip , karakterin oluşmaya başladığı ergenlikten geçtiğini zannederler. Aslında geçmişe dönüp bakıldığında o ergenliğin nasıl vazgeçilmiş bir ergenlik olduğu çok aşikardır. Vazgeçilen bu ergenlik karakterde belli problemler yaratmaya başladığında sorgulamak isteyen  ergen bireyde ‘’Beni anlamıyorsunuzlar’’, ‘’Sizden bıktımlar’’ ve desibel sınırlarını aşan yükselişler boy gösterir. Durumun vahametini anladığını sananlar da ‘’Bayıldığımız öğretilerimize devam edelim ve bu aklı başında ama o aklın bir türlü uğramak istemediği ergenimize o aklı geri verelim’’ derler.

Yol almak isteyen yazılım yeni bir güncelleme isterken önüne devrancıların çıkmasıyla yön değiştirir. Bu yönü kendisi keşfederek dayatmalara karşı koymak ister. Kaşifliğe bürünen ergenimize ‘’Yeni yeni icatlar çıkarma başımıza’’ derken o icatlar alır başını gider. O artık kendi dünyasında yaşayan bir uslanmaz olur. Onu bu çıkmaza sürükleyen öğretilerden başka ne olabilir? diye düşünürken şöyle bir yorum yersiz olmayabilir;

Kendi sürümünde başı  yanan devrancı ergin çıkarımlarını kendini keşfetmek isteyen kaşife vurguladığında bu ergen ergin olma yolunda kendini keşfetmeyi  istenilmeyen şeylerde bulabilecek, bu da onu olması istenen ya da olmak istenilen kavramlardan çıkarıcaktır.

Kaşifimiz,  kendi yazılımını kendisinin  güncellediğini sanacak.Dayatmalar yüzünden kendi yolunu bir türlü bulamamış kimselerden olduğunu da devran ona döndüğünde anlayacak.Ama bu sefer farklı bir durum ortaya çıkacak. Her yeni birey bir öncekinden edindiği tecrübeleri bir sonrakine dayatırken edindikleri tecrübeler onları ergenliğe başka bir biçimde yaklaştıracak.Bu yaklaşım vazgeçilenin ergenlik olmadığını anımsatarak, o ergenliğin hiç yaşanmamış olduğunu ve ordaki heveslerin hep bastırılırak ergenliğin baharını hissetmek için verilen mücadelenin hüznünü tattıracak. Olgunlaşmaya giderken içindeki çocuğun ölmediğini ve büyümeye direnç gösterdiğini görecek. Bir sızıntıya yenik düştüğünü düşünürken sızıntının takendisi olduğunu anlayacak.

15-08-2021
Eylem Aktaş

Eylem Aktaş

Hayatın İçinden

Radyoloji ve Nükleer Tıp alanlarında eğitim almış öğrenmeye hevesli, gelişime açık, değişen dünyanın hızına yetişmeye çalışan ve karşılaştığı her bir bilgide, yeni yerler keşfeden bir gezginin hissettiği hayranlığı, ruhunda yaşayan biriyim.

aktas.eylemmm@gmail.com

ankara psikolog