Enerji

            Enerji kavramı hayatımızın merkezinde olan her gün duyduğumuz bir kavramdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı şu günlerde öncelikli olarak yapılması gereken enerjiyi doğru şekilde tanımlamaktır. Çünkü enerji ders kitaplarında ezberlediğimiz  “iş yapabilme yeteneği” tanımından çok daha fazlasıdır.  

Bilim insanları enerjiyi, tanımların en genel geçeri olan termodinamiğin yasalarıyla açıklarlar. Termodinamiğin birinci yasasını bulan ve enerji birimi Joule’e ismini veren kişi James Prescott Joule, evrendeki toplam madde miktarının ve enerjinin asla değişmeyeceğini ve “Enerjinin yoktan var, vardan yok edilemez ancak bir biçimden başka bir biçime dönüşebilir” olduğunu keşfetmiştir.


Enerji evrende bir olay sonucu var olmamıştır ve onu yok edebilecek ölçüde bir durum söz konusu olamaz. Evren enerjiye daima sahiptir ve zaman içinde farklı formlara dönüşecek de olsa enerji sonsuza kadar var olmaya devam edecektir. Çünkü canlıların temelinde enerji vardır. Gezegenleri ve atomları bir arada tutan güç de enerjidir. Evrendeki her şey enerjinin değişik bir formudur. Evren var olmaya devam ettiği sürece enerji de var olacaktır.

Albert Einstein, “Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir.  Sahip olmayı istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda, bu gerçekliği yaşamaktan başka bir şey elinizden gelmez. Başka yolu yoktur. Bu felsefe değil, fiziktir.” demiştir. Hepimizin bildiği E=mc² formülüyle Einstein’ın anlatmak istediği şeylerden birisi de kütlenin enerjiye, enerjinin kütleye dönüştürülebileceğidir. İkisi de maddidir yani vardan yok, yoktan var edilemezler.


Dünya tarihindeki birçok savaş ve diplomatik problemin temel sebebi enerji kaynaklarıdır. Daha kolay işlenebildiği ve maliyeti düşük olduğu için yenilenemez enerji kaynakları daima daha önemli olmuştur. Yenilenemez enerji kaynaklarının kullanımıyla insanlığın Dünya’ya verdiği zararlar geri döndürülemez boyutta yaklaştığı şu günlerde yapılması gereken en doğru şey yenilenebilir yani alternatif kaynaklara yönelmektir. Dünyamızın temel enerji kaynağı olan Güneş’ten, doğru kullanıldığında tüm insanlığa yetecek enerji elde edilebileceği yadsınamaz bir gerçektir.


Güneş oldukça büyük bir yıldızdır hatta o kadar büyüktür ki dünyamızın ve birçok gezegenin dahil olduğu sisteme adını vermiştir.  Her canlı Güneş’in ışık enerjisini doğrudan kullanamasa da onu başka enerji şekillerine dönüştürerek Güneş’in ışık enerjisinden yararlanabilir. Güneş enerjisine ek olarak rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, hidrojen enerjisi ve su enerjisini kullanarak Dünya’nın özündeki maddelere zarar vermeden, tüm insanlığa yetecek enerji üretilebilir. Ve bunu yapabilirsek gezegeninin tüm enerjisine erişebilen ve bu enerjiyi kullanabilen, evrimsel sınıflandırmada daha yüksek seviyede bir uygarlık olabiliriz…


Kaynakça

https://www.pexels.com/

https://www.tumblr.com/

04-04-2019
Melahat Ünal

Melahat Ünal

Bilim, Teknoloji, Evren

Yazdıklarım genel olarak temel bilimler, astronomi ve uzay bilimleriyle ilgili araştırmalar, teoriler ve yapılmakta olan projeler hakkında. Bu blogun yazılma amacı, benzer şeylere ilgili insanlarla düşüncelerimizi paylaşmak, yeni şeyler öğrenmek ve farklı bakış açıları kazanmak. Umarım okumaktan keyif alırsınız…

*Camelopardalis, Kutup Yıldızı’nın aşağısında, Büyük Ayı ile Cassiopeia arasındaki sönük yıldızlardan oluşan bir takımyıldızdır. Sönük bir takımyıldız olması, görülebilecek hiçbir şeye sahip olmadığı anlamına gelmez tıpkı sıradan bulduğumuz şeylerin hayatımızı değiştirebilecek potansiyele sahip olabileceği gibi…

melahatunal51@yandex.com