En Mutlu GÜN

A+ A-

Kışa adım atarken uzun süredir devam eden düğün sezonunun da neredeyse sonuna geliyoruz. Sezonu sonlandırırken bu hareketli organizasyonu birlikte inceleyelim isterim. Yaşım itibariyle bu yıl akranlarımın düğünlerine de şahit oldum ve olmaktayım. Dolayısıyla bu süreci oldukça yakından gözlemleme fırsatım oldu.

Benim için bu hareketli organizasyonun en dikkat çeken basamağı ise kına gecesi oldu. Çünkü düğün merasimlerini mutlulukla ilişkilendiren bir toplulukken kına gecesi gibi olmazsa olmaz bir basamağın mutluluktan bu kadar uzak bir duyguyla sergilenmesi acaba gülsem mi ağlasam mı dedirtti. Eğer bir kına gecesinde bulunduysanız bu seçeneklere tercihen cevap vermekten uzaklaşıp kendinizi otomatik olarak ağlarken bulmuş olabilirsiniz. Hatta bu duyguları o kadar yoğun yaşarsınız ki duyduğunuz şarkılara düğün dışında herhangi bir yerde rastladığınızda o burukluğu hissedersiniz. Düğün günü, insanların en mutlu günü olarak adlandırılsa da kına gecesinde söylenen türküler, mutluluğu çok da tasvir etmemektedir. Bu türkülere hâkim olan duygu mutluluktan ziyade acı ve hüzündür. Evlenen genç kadınların, evlendiği kişi ve ailesi tarafından hor görülmesi, ailesiyle görüştürülmemesi, ailesine olan hasreti; kısacası evlenen kadınların yaşadığı ve yaşayacağı düşünülen sıkıntılar anlatılır. 

Kına gecelerinde en çok söylenen türkülerden biri olan “Yüksek Yüksek Tepelere” türküsünü ele alalım.

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse...

Sözleri insanda, iki insanın birbirini severek karar verdikleri, birlikte yaşamak hatta yaşlanmak istedikleri düşüncesinden ziyade kadının ıssız bir adaya esir düşmüş de ailesinden yardım bekliyormuş hissi yaratmaktadır.

            Kına gecesi, kaygıların, korkuların türkülerle dile getirildiği bir seremonidir. Çünkü o şarkılar size annesinin bir tanesi olan genç kızların hor görüldüğünü, aşrı aşrı memlekete kız verdiklerini, uçan kuşlara bile malum olduğunu fakat yine de özgür iradenizle sevdiklerinize kavuşamadığınızı düşündürür. Evlenen kadının ailesi, ataerkil bir toplum düzeni içerisinde evlenen kızları için endişelidir. Böyle bir toplum düzeni içerisinde kızlarına yüklenen rolün ağırlığını ve getireceği sıkıntıları düşünmektedirler. Kısacası mutluluk gözyaşları; mutluluğun yanında kaygı ve korkuyu da barındırmaktadır.

            Kadınlar için daha güvenli bir toplum düzeni inşa etmek için çabalasak da şimdilik tek temennimiz annesinin bir tanesini hor görmesinler.


Kaynakça

(tarih yok). http://www.turkuler.com/sozler/turku_yuksek_yuksek_tepelere_ev_kurmasinlar.html. adresinden alındı

 

07-12-2020
Rabia Şentürk

Rabia Şentürk

Sosyolog

1995 yılında Adapazarı’nda doğdum. Üniversite eğitimim başlayana kadar Afyonkarahisar’da yaşadım. 2018 yılında Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum. Sosyolojinin, insan zihnini zenginleştirdiğini düşünüyorum. Hem başka dünyaları tanımak hem kendi dünyamı biraz olsun yansıtmak için buradayım.

senturkrabia94@gmail.com