Elektriksizlik mi?

A+ A-

           Bir gün uyanıp evinizin elektriğinin olmadığının farkına vardığınızda ne yapacağınıza dair bir planınız mevcut mu? Farkına varmak gerekir ki kullandığımız çoğu aletin elektrikle çalışıyor olması elimizi kolumuzu bağlıyor. Elektriğin olmaması adeta bizi birkaç yüzyıl geriye atıyor. Bu hafta içinde bir gün iki saatliğine mahallenin elektrik tadilatı yapılacağı için elektriğin kesileceği bilgisi verilmişti fakat hangi gün olduğuna dikkat etmeksizin hayatıma devam ettim. Oysa sabah uyandığımda kahvemi yapmak için bile elektriğe ihtiyacım olduğu aklımdan çıkmıştı. Zamanla bizi daha çok kendine bağımlı hale getiren bir sistemin içerisinde yaşıyoruz. Şimdi köy veya kasaba gibi küçük yerleşim yerlerinde yaşayan insanların fiziksel olarak daha güçlü olduğuna hak veriyorum.

            Elektriğin kesilmesi sonucu bir uzvunu kaybetmiş hissini yaşamak bizi umutsuz bir geleceğe doğru götürüyor olabilir. Fazla karamsar olmayalım fakat hayatımızın erişkinlik döneminden bu yana savaştığımız duygu bağımlılık değil midir? Kararlarımızı bu bağımlılık duygusuna göre almaz mıyız? Karar almak mıdır peki karar vermek midir? Bunu da bir başka yazımda tartışmak isterim. Şimdi konumuza tekrar dönecek olursak; bağımlı olduğumuz ‘şey’leri bir elimizde tuttuğumuzda karşısına ne koyarsak koyalım terazinin ağır basan kısmı haline gelmiştir. Bu konuda yapılabilecek en güzel farkındalıklardan biri haftanın bir günü elektrik ile bağlantımızı en aza indirdiğimiz bir gün geçirmek olabilir. Benim seçtiğim gün Pazar olacak. Düşünsenize evinizin içinde dolaşıp kağıt kalem ile ilkokul zamanlarınızdaki gibi özlem gidermek bize ne kadar iyi gelir. Hatta üreticiliğimizi bile geri verebilir. Hazıra bu denli alıştığımız bu dönem bağlılık ve bağımlılıklarınfarkında olunduğunda ortaya çıkartabileceğimiz yenilikleri (örneğin odanın bir köşesinde durup duran enstrümanınla çalacağın yeni bir parça) üretkenliğimizi ortaya çıkartabilir. Düşüncesi bile beni biraz heyecanlandırdı. Tüketimiüst seviyelerde yaşadığımız, her gün ağzına kadar dolu çöp poşetlerimizi çıkardığımız bu dönem bir şeyler üretmek veya üretmeye çalışmak farkında olduğumuzun kanıtı olacaktır. Haftanın bir günü çoğu anlamda özgür hissetmek ruhumuza iyi gelecek bir etkinlik olacaktır.

            Kesilen elektriğin gelmesi ile şimdi internetimi kullanarak bu yazımı sizinle paylaşabilirim. Bir nevi bu paradoksun içerisinde kaybolmuş olmak sinirinizi bozmasın sadece farkında olmak bir şeyler yapmaya başlamaya ve başarmaya yetebilir. Bu sebeple tüketim çağımızın internet ile hız kazandığı gerçeğini görmezden gelmeyerek tüketim alışkanlıklarının bir nebze değiştirilmesi boşlukta olduğumuzda bunun fakında olmamızı sağlar. Sevdiğim bir yazar Clarissa P. Estes’in de dediği gibi “Bağımlılık, hayatı daha iyi gösterirken, onun içini boşaltan her şeydir.” Aslında daha iyi hissetmek için biraz hayal gücümüzü devreye sokmak bize özgür elektriksiz bir zaman dilimi kazandırabilir.

Toprak Cansu Gök

 


Kaynakça

Kullanılan Görsel: pexels.com 

24-12-2020
Cansu Gök

Cansu Gök

Sosyolog

Merhaba,  Ankara doğumluyum. 2020 yılı Dumlupınar Üniversitesi  Sosyoloji mezunu olmakla birlikte Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık 3. Sınıf öğrencisiyim. Aldığım eğitim ile ilgi alanlarımı birleştirdiğim zaman ortaya güzel işler çıkardığımın farkına vardım. Sosyoloji, gastronomi, müzik, fotoğraf alanında çalışmalar yapmaya bayılıyorum. Bunun yanı sıra yoga ve meditasyon gibi alanlar ile de ilgiliyim. Kendini geliştirmenin çevrendekilerle beraber gelişmekle mümkün olduğunun farkına vardığımdan beri beni okumandan keyif alıyorum. İletişimin her türlüsüne açık biri olarak kendimizi ifade etmenin sınırsız alanda gerçekleşebileceğine inanıyorum.Meraklıyımdır ve keşfetmeyi severim.  Saygılar.

toprakcansugok_@outlook.com