Edip Cansever'in 'Masa Da Masaymış Ha!' Şiirine Ekleme

A+ A-

Adam yaşama sevinci içinde

      masaya anahtarlarını koydu.

Bakır kaseye çiçekleri koydu.

Sütünü, yumurtasını koydu.

Pencereden gelen ışığı koydu.

Bisiklet sesini, çıkrık sesini,

      ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu.

 

Adam masaya,

     aklında olup bitenleri koydu.

Ne yapmak istiyordu hayatta,

     işte, onu koydu!

Üç kere üç dokuz ederdi.

Adam koydu masaya dokuzu.

 

Pencere yanındaydı, gökyüzü yanında.

Uzandı, masaya sonsuzu koydu.

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür.

Masaya biranın dökülüşünü koydu.

Uykusunu koydu, uyanıklığını koydu,

Tokluğunu açlığını koydu.

 

Masa da masaymış ha!

Bana mısın demedi bu kadar yüke!

Bir iki sallandı, durdu!

Adam ha babam koyuyordu.

 

                    Edip Cansever

 Sigara paketinden bir dal alıp

       masaya küllerini koydu.

Geçmişe dair yaraları vardı.

Geçmiş, geçmişti ama,

       yaraları geçmemişti.

Cebinde biriktirdiği hayal kırıklığı ile

       onları da masaya koydu.

Sonra kendini yokladı.

Hiçbir şey kalmamıştı.

En son boş bira şişesi

      ve ardından da sigara izmaritini masaya koydu.

Ayağa kalkti.

Çekti, gitti.

Ee, artık gerisini de masa düşünsün!

 

                           Eriş Aslan

 Daha sonra kapısının önündeki

    parka gitti çocukluğunu alıp.

Dilinin ucunda dans eden üç beş küfürle,

    gökyüzünü süzdü birden.

Güneşi batırdı o akşam teninde.

Yüreğindeki işçilerin mesaisi başladı dudaklarında. 

Ve türkü mırıldandı birden.

Rahatlamıştı.

Ceketini çıkartıp

     yanındaki boş banka koydu.

Ikide bir ona göz atıyordu. 

Her anına şahit olan ceket,

     salıncak sırası bekler gibi

     heyecanla susuyordu.

Adamın cümlelerinde

     adım atacak yer kalmamıştı.

 Pantolonunun paçalarını sıyırdı virgüller,

     parmak uçlarında

     gitti adamın son cümlesine doğru.

Ceket de ne ceketmiş ha!

Bana mısın demedi bu kadar yüke!

Adam, ha babam kaybediyordu!

Ha babam kaybediyordu!

                    Gökçe Kızıldemir

20-03-2020
Gökçe Kızıldemir

Gökçe Kızıldemir

Şiir, Hikaye, Deneme

1993 yılında, İzmir’de doğdum. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, tarih bölümü mezunuyum. 2006 yılında yazın hayatına katıldım.

Kağıtları, mürekkeple eskitebilmek, karanlık dünyada tarif edilemez bir aydınlıktır. Rengarenk sayfalara sığdırılacak hayaller, yaşanacakların müsveddesidir. Parmaklarını nüfuz ettir hayallere. Her insan, gizli bir yazardır.

kizildemirgokce@gmail.com