Diyetisyenler Şekeri Neden Sevmez?

 

ŞEKER

Diyetisyenler şekeri neden sevmez.

Bundan bir önceki yazımda diyette tatlı olmaz diyenlere tarifler vermiştim. Hiç birinde şeker yoktu. Peki biz neden şekeri sevmiyoruz?

 

 

Şekerin tarihçesine bakmamız gerekirse eğer milattan önce 500 yıllarına kadar gitmemiz gerekecek. O tarihlerde Hindistan’a sefer yapan Pers İmparatoru Darius, İndus Nehri boyunca şeker kamışı yetiştirildiğini ve halkın bunları gıdaları tatlandırmak için kullandıklarını gördü. O zamana dek gıdalarını tatlandırmada bal kullanan Pers halkı şeker kamışına “arı olmadan bal üreten kamış” adını verdi. 200 yıl sonra Asya’nın batı kısımlarını fetheden Büyük İskender “kutsal kamış” adını verdiği şeker kamışını beraberinde götürdü, şekeri Akdeniz ülkelerine ve Afrika’nın doğu kıyılarına tanıttı.

 

Türkiye’de ise ilk pancar şekeri 26 Kasım 1926 yılında üretildi.

 

Günümüzde şeker o kadar yaygın ki; eğer süpermarkette şeker içeren ürünleri raftan kaldırabilseydik ürünlerin sadece %20’si kalacaktı.

20. yy’da çay veya kahvelerin içine koymalık ikramlık olan bu şeker, günümüzde tükettiğimiz sağlıklı olarak bile adlandırdığımız her şeyde var.

 

Peki şekerin zararlı yapan şey tam olarak ne ?

 

 SÜKROZ
=
GLİKOZ + FRUKTOZ

                     

 

Glikoz ;                                                                                

-Enerjiye ihtiyaç varsa hemen enerji kullanılır.

-Eğer yoksa; daha sonra kullanılmak üzere depolanır.

 

Fruktoz;

-Kan şekerini yükseltme hızını sınırlandıracak basamak metabolizmasında yoktur. Bu nedir tam olarak? Kan şekerini aniden yükseltir ve bu yükseklik çok sürmeden düşüşe geçer

-İnsülinden bağımsız taşınan fruktozun metabolizmasında karaciğere

görev düşmez. Karaciğer fruktozun gereğine bakmaksızın kana yollar.

 

AY MELEHAT GÖRÜYO MUSUN FRUKTOZA BAK SEN. AMAN  ALLAH KORUSUN MEYVE FALAN YEMEYELİM.

 

(ek bilgi: 1 meyveden ortalama 5 mg fruktoz alıyoruz. Bahsettiğim zarar 1 paketli üründen gelen 25-30 mg sentetik fruktoz şurubu.)

 

 Eğer enerji depoları da doluysa fazla olan her şey gibi şeker de yağa dönüşür.

 

Bu yağa dönüşen şekerin bir kısmı karaciğerde kalacak. Böylelikle insülin direnci ve diyabet riski artmış olacak ve karaciğer yağlanması başlayacak

 

Depolanan bu yağlar (trigliserit) dolaşıma geçecek. Bu da kandaki yağ düzeyini artırıp damar tıkanıklığı ve damar hasarına sebep olacak.

 

Kandaki tüm glikoz seviyesi düşüren hormon da insülindir. Kan şekeri arttıkça insülin, glikozları hücrelere enerji olsun diye taşır. Böylece kan dolaşımından glikoz temizlenmiş, hücreler de doymuş olur.

 

Ancak insülin glikozla uğraşırken, yağ hücrelerimize de kandaki yağa tutunmasını söyler. Böylelikle yağ yakımı bir süreliğine durur. Yani çok şeker yiyerek yağı vücudumuza alıp hem karaciğer yağlanması hem de damar tıkanıklığına sebep oluyoruz. İnsülin şekerle uğraşırken yağ hücrelerimizi yakamayız.

 

Diyabet

Kardiovasküler hastalıklar

Kanser

Gut

Hipertansiyon

Hatta belki Alzheimer...

 

Şeker beslenmemizde olmasaydı, bu hastalıklar olur muydu?



Şekerle ilgili 7’den 70’ e herkesin izlemesini tavsiye ettiğim bir film önereceğim..

Keyifli seyirler dilerim...

12-03-2018