Değişimden kaçmak mı? Paçandan tuttuğu gibi yakalayıverir adamı!!!

                      İnsan tuhaftır, karışıktır..Anlamak, algılayabilmek güçtür.Değil birbirinizi çözmek kendinizi bile çözemezsiniz çoğu kez..Evet belli başlı huylarınızı, alışkanlıklarınızı, hoşlandıklarınızı veya nefret ettiklerinizi bilirsiniz ama inanın kimi zaman onlar bile evrimleşebilir, değişebilir..Değişmeyen tek şey belki de ruhunuz, özünüzdür..Diğer her şey zaman denen tılsımlı olgunun etkisiyle değişim rüzgarlarına kendini umarsızca teslim eder ve siz bazen bu değişimin gerçekleştiğinin ayırdına bile varamazsınız. Bakış açısına, içinde bulunduğunuz duruma veya olaya  göre değişim güzeldir, olması gerekendir, ilerleyiş ve bir gelişimdir. Ama kötüye evrildiğiniz bir değişimin orta yerinde yaya kaldığınız durumlar da vardır.Kimi zaman aynaya baktığınızda gördüğünüz varlığı tanımlayamazsınız. İnsan beyninin ne derece karmaşık ve mucizevi bir yapı olduğunu da hesaba katarsak, ee bir de ruhun gel-gitli komplike yapısıyla buluşan bu muhteşem yapı, evrim yolunda size "fatal error" verdirebilir. İnsanın önlenemez sonu değişimdir ama gelişimsel bir süreci içeriyorsa evrimleşme, sizi ilerletir fakat tam tersine doğru evrildiyseniz; yani, siz artık siz değilseniz ve kendinizi kaybolmuş hissediyorsanız o meşhur "fatal error"la mücadele etmeniz gerekir. Format atabilir yeni programı yükleyebilirsiniz rahatlıkla ama ya tembelliğin ve insanın sinsi içgüdüsel düşmanı korku ve acizliğin pençesine hop diye bıraktıysanız kendinizi? İşte o zaman önce virüsleri temizlemeli, gerekirse format atmalı ve yeniden başlat yapmalısınız. Çünkü; yeni bir başlangıca merhaba demeye ihtiyacınız vardır.

      

             İnsan aslında çok sever başlangıçları, yenilikleri..Fakat bir o kadar da korkar…Başlangıçlardan,yenilikten,gelişimden korkmamak gerekir.Çünkü insanın kaçınılmaz evrimi “değişim,dönüşüm” elbet  gerçekleşecektir, bunu bir avantaja çevirerek farkındalığınızla yönünüzü belirleme şansınızı kullanabilirsiniz pekala… Farkındalık çok önemli bu noktada…Seçimlerimiz bize aittir, sonuçları da öyle.. Seçmek istemediğinizde bile seçmiş olursunuz. Tıpkı değişim gibi kaçamazsınız ondan..O yüzden hazırlıklı yakalanmak sizi bir adım öne alıverir hemen ve artık evriminizi yaşamaya hazır olursunuz, "fatal error"dan olabildiğince uzaklaşırsınız..Hazırlıktan kastım; değişimi, dönüşümü kabul etmektir aslında..Bütüne, evrene, kendinize ve çevrenize olan yararına odaklanmanızdır yaşanılanların. Bu da süreci daha az sancılı geçirmenizi sağlayabilir pekala..Vizyonu geniş, at gözlüğünü kenara bırakmış, yeniliğe açık ve değişimi kabul eden olmak lazım.Hayatta en çok zorlandığımız anlar çoğu kez değişime direndiğimiz, inadımıza veya zamana direndiğimiz olgulardır..Salın gitsin yahu..Değişim kötü bir şey değil; öcü de değil..”Sen çok değiştin!” derler ya hani..Yahu değiştik tabi; yaşanmışlık, tecrübeler, alınan dersler vs dönüştürdü tabi ki..Hala aynıysan var sıkıntı zaten; olayların veya durumların sana bıraktığı izleri, dersleri vs hiç anlamamışssın demek ki..30 yaşındayım; 18 yaşımdaki gibi çalışması mümkün mü beynimin, ya da isteklerim, hayata bakışım, aşka, dostluğa, aileye veya başka kavramlara bakışım aynı mı?Olamaz da zaten… Yaşanmışlık var çünkü bir sürü, yaşlanmak değil yaş almak var…Çoğumuzun en çok kullandığı cümle başlığı; şimdiki aklım olsa… Klişe gibi ama çok doğru; bunca yaşanmışlık olmasa nerede olacak o şimdiki aklım? Alışkanlıklar, bakış açıları, bazı huylar, davranışlar değişmeli ve dönüşmelidir yaşamın içinden akarken.Ancak ruh dediğimiz şey öz dediğimiz şey kolay kolay değişmez.Belki değişmez ama o da dönüşür..Bu yaşamın içinden, kendiliğinden olandır çünkü…Nehirdeki su misali..Nehir akar, elinle tutamazsın.. Değişirken değişimin farkında olursan, farkındalığını diri tutup, algılarını açık bırakırsan şayet; işte o zaman bunun tadını çıkarabilirsin.Nehirde ıslanmanın da, hayatın akarken manzaranın tadını çıkarabilmenin de keyfini yaşayabilirsin bu sayede... Demem o ki; değişim önce fark etmekle, sonra da kabul etmekle başlar…Sonrasında ise, keyfini sürersin tıpkı sancılı geçen her şeyden sonra olduğu gibi…

 

 

          Ne demiş Herakleitos abimiz: "Değişmeyen tek şey değişimdir”….Çok da doğru demiş…Değişime direnmeyin,değişimi kabul edin,değişin, dönüşün,ruhunuzu duymaya çalışın, dinleyin onu,sakin olun ve salın gitsin..(Çişinizi değil, sadece içinizdeki inatçı keçiyi :D )

 
Bundan böyle her yazımın sonuna nacizane bir paylaşım eklemek istiyorum.Umarım keyif alırsınız..Bu arada bana her konuda yazabileceğiniz adresim: yildizsanli@medyacuvali.com
Gelecek yazıda buluşmak üzere...Sevgiyle...
     

    Ekim Ayının;

    Kitabı: "Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir"- Sezgin KAYMAZ
    İçeceği: Güzel demlenmiş bergamotlu nefis bir çay :)
    Mottosu: "Değişime doğru ilk adım farkındalıktır.İkinci adım ise   kabullenmektir." Nathaniel BRADEN




 

 

04-10-2018
Yıldız Şanlı

Süpernova

Yıldız Şanlı

Süpernova

Yıldızlar da tıpkı insanlar gibi doğar, yaşar ve ölürler. Enerjisi biten yıldız aniden parlar ve patlar. Buna "Süpernova" denir. Ardından ya yeni yıldızlar oluşur ya da kara delik... Hayat da böyledir; tam bitti dediğiniz anda yenilikler sunar... Bu yenilikleri kucaklamanız ve kendi yıldızınızı keşfetmeniz dileğiyle...

yildizsanli@medyacuvali.com