CittaSlow Halfeti

Öncelikle nedir bu başlıkta gördüğünüz Cittaslow oradan başlayalım  . Cittaslow , modern dünyada hızlı tüketen insanların barındığı , koşturma içinde hayatların aktığı , komşulukların , esnaf kültürünün , insani değerlerin bir bir yok olduğu şehirlerin aksine hayatın daha yavaş ve tadında yaşandığı , yenilenebilir enerji kaynakları ve teknolojik gelişmelerden yararlanılan , doğasını , gelenek ,  göreneklerini, koruyabilmiş şehirlerin daha sürdürülebilir olduğunu savunan bir felsefedir özetle .




1999
yılında aynı adla İtalya’da kurulan CittaSlow Belediyeler Birliği  bu felsefeye hizmet etmesiyle nam salmış bir kuruluş . Günümüzde 28 ülkeden 182 üyeye sahip olan bu birliğin ülkemizden de 14 üyesi var.  (Akyaka , Eğirdir, Seferihisar , Halfeti bunlardan birkaçı )

Geçtiğimiz haftasonu ilk CittaSlow deneyimimi gerçekleştirmek üzere Halfeti ’ye gittim . Bayram ve haftasonu kombinasyonu , şehrin yavaşlığına tanık olmak isteyenler için yanlış bir tercih oluyor baştan söyleyeyim . Malum her turistik bölge gibi Halfeti de çevre illerden ziyaretçi akınına uğrayınca ana baba yeri gibi oluyormuş böyle özel günlerde.

  


2000 yılında Birecik Barajı’nın yapılmasıyla 3/5 i sular altında kalınca popüleritesi günden güne artmaya başlayan Halfeti’ye  gelince , medeniyetin doğduğu topraklarda , Mezopotamya ’da olduğunuzu iliklerinize kadar hissediyorsunuz . Kurak ovanın ortasında boylu boyunca uzanan Fırat Nehri şehir şehir gezerek , sınırı aşıp komşu Suriye’ye geçerek yüzyıllardır etrafına bereket dağıtıyor. Nehrin bu büyüleyici atmosferine yakından tanık olmak isteyenler için tekne turu  yapma imkanı var . Tekne ilerlerken akıl , sınırlarını aşmaya başlıyor . ‘’ Öyle bir yerdeyim ki Sol tarafımda gördüğüm kara parçası Antep , sağ tarafımdaki Urfa , önüm Adıyaman , arkam Suriye .. Hepsinin altında yatan 4000 küsür yıllık tarih . ‘’ diye düşüncelere dalıyor insan .
Sular altında kalmış batık bir şehrin üstünden geçmenin de ayrı bir fantastik havası var . 

Bölgenin kendine has birbirinden lezzetli yemekleri Şabut Balığı , Haşhaş Kebabı , Erik Tavası ve  endemik bitki türü Karagül adeta Halfeti’nin simgesi haline gelmiş . Hatta İngiliz parfüm devi Penhaligon’s bile bu gülü keşfedip , esansını parfümlerine eklemeye başlamış .

                    

 Halfeti Gezilecek Yerler :  Rum Kale , Barşavma Manastırı , Gürkuyu (Norhut) Kilisesi, Kanterma Mezrası Hanı, Aziz Nerses Kilisesi , Asma Köprü



                                     

Not : Parçaların daha net oturması için  Halfeti turu sonrasında , buradan çıkan mozaiklerin sergilendiği Zeugma Müzesi ’ne (Gaziantep) uğramak isabet olacaktır .

                               

20-06-2018