Çingene Kızı 'Sara Sinem Sozan'

A+ A-

Bir çingene kızı akordeon çalıyordu. Üzerinde incecik bir panço ile kışın soğuk rüzgarlarına ve yavaşça saçlarına düşen karlara rağmen neşesinden hiçbir şey kaybetmiyordu. Gün sarısı eteğine topladığı bozuk paraları şıkırdatan cilveli bir kız yanı başında dans ediyordu, etekleri saçlarıyla aynı ritmi tutturmuştu. Biraz hayal tutmuştular kalplerinde belli. Bu soğukta başka bir şey ısıtmazdi ellerini, çıplak ayaklarını.

            Çingene kızı sürme çektiği gözleriyle dar sokakların delikanlılarını süzüyor, bir yandan da keyifli melodisine kendini kaptırdığı anlarda kendi etrafında dönüyor, eteklerinin oynaşmasına neden oluyordu. Çıplak ayaklarıyla çamur birikintilerine basıyor, kalçalarını oynattıkça ayak bileğine taktığı halhal işveyle şıkırdıyordu.
            Yabancılar sevilmezdi bu mahallede. Ne uzaktan gelen misafirler, ne akrabalar, ne dilenciler, ne de çingeneler. Sokağa çıkan kadınlar çingenelere ters ters bakıyor, kimi açıkça küfrediyor kimi de alçak sesle söyleniyordu.
            Gün sarısı etekli kız başını göğe kaldırdı. Bembeyaz kristaller yüzüne düştükçe içi üşüyordu. Ama para kazanmak zorundaydı. Akşamüstü topladıkları tüm parayı büyükbabasının eline sayacak, para yeterli gelmezse üstüne bir de dayak yiyecekti.

Yine de gülmek zorundaydı çingene kızı. Yıldızlara ulaşmanın tek yolu buydu. Bu dar sokaklarda, hayatlarından bezmiş insanlara nefes almanın her ne olursa olsun güzel olduğunu göstermek, kazara da olsa dünyaya bir gülümseme daha armağan etmek için dans etmeliydi. Bu sokak, genç kızların pencere kenarlarında ya da kapı önlerinde oturup nakış işlediği, akşamları tüm mahalle uyuduğunda yıldızlara dokunmanın, bir yolunu bulup bu dar sokaktan kurtulmanın hayallerini kurdukları, denizi, mavi gökyüzünü ve güneşi çıplak tenlerinde hissetmeyi düşledikleri bir yerdi. Sabahları erkeklerin sıkıntıyla işe gittikleri, akşamüstleri o sıkıntıya daha nicelerini ekleyip döndükleri, çocukların çamur birikintilerinden saraylar inşa ettikleri bir sokaktı burası. "Bu insanlar, diye düşündü, hayatlarına bu mahallede başlayıp yine burada ölüyorlar. Telaşları, sıkıntıları, hayalleri, düşünceleri hep aynı. Yüzlerindeki o güvensizlik, kıştan bile soğuk. Bizi, neşemizi istemiyorlar burada. Şu köşedeki yeşil boyası dökülmüş ev bile onlardan daha hayat dolu sanki." Yeşil boyalı evin yer yer sıvası görünüyor, kırılmış pencere camlarından içeri soğuk rüzgarlar doluyordu. Önünde duran orta yaşlı, saçları çirkin bir sarıya boyanmış kadın yıpranmış hırkasının önünü çekiştirip kollarını bağladı. Çingene kızının bu akıl almaz neşesine bozulmuş bir parća ekmekmiş gibi bakıyordu. Küçük bir kızken aynı onun gibi dans eder, şarkı söylerdi. Sonra bir gün annesi saçlarını taramış, onu bir kadın gibi giydirip tanımadığı insanların karşısına çıkarmıştı. Göz göze geldiği ilk kişiyi daha sonraları nefretle anacaktı. "Kız mısın?" diye sormuşlardı. Anlamayıp annesine baktığında kulaklarını sağır edeceğini sandığı bir kahkahayla karşılanmış, kolundan tutulup mahallenin hamamına götürülmüştü. Gelin hamamıydı girdiği. Etrafında şarkılar, türküler söyleniyor, şişman kadınlar çirkin vücutlarıyla gerdan kırıp eğleniyorlardı. O günden sonra bir daha ne şarkı söyleyebilmişti, ne de dans edebilmişti.

            Çingene kızı üşüyordu. Dudakları morardı moraracak... Yine de gün sarısı eteğinde bozuk paraları şıkırdatarak, kardan ıslanmış dalgalı saçlarını savurarak dans etmeliydi. "Bir gün,demişti kendine, sonsuza dek dans etmeyi bırakacağım. Yağmur yağdığında ıslanmayacağım. Denizi göreceğim. Mavi midir gerçekten? Gökyüzüyle birleştiğini, güneşi yuttuğunu anlatırdı büyükannem." "Artık dayak yemeyeceğim. Bozuk paraların yağlı kokusu sinmeyecek parmaklarıma." Doğru muydu gerçekten? Büyük gemilerde kimler vardı? Korkunç korsanlar mı? Tuhaf yabancılar mı?
Kar yağmaya, çingeneler dans etmeye devam ediyordu. Kış hiç bitmeyecek gibiydi.

Sara Sinem SOZAN 
04.07.2013

26-10-2020
Konuk Blog Yazarları

Konuk Blog Yazarları

info@medyacuvali.com

www.medyacuvali.com

Konuklardan Diğer Yazılar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir